1.4.17

Albert Camus ve Müslüm Gürses | dondurma üstüne su içmek

Yazan: Ukturk | 1.4.17 | Kategori: , , , , , |
Yazı: Albert Camus ve Müslüm Gürses | dondurma üstüne su içmek

Merhaba sevgili seray severler. Şu anda elimde viskim ve şöminenin karşısında ayı postuna uzanmış bir şekilde meyvemi yerken yazıyorum bu yazıyı demek isterdim ama bildiğiniz sıradan bir masa başında yazıyorum. Ama ışıklı klavyem var, ışıkları kapatınca pavyon ortamı yaratıyor. (tek eğlencem) Yazının başlığı biraz garip gelmiş olabilir ama her ikisinin de benim şu sıralar hayatımda çok önemli yerleri var. Burada bir karşılaştırma yaparak yazıya meze etmek istemezdim bu iki muhterem kişilikleri ama tüm değerlerin popülizme kurban edildiği bir dönemde yaşıyoruz. Bundan dolayı üzgünüm. Yüce tanrı günahlarımı affetsin.


Şimdi diyeceksiniz Cezayir asıllı Fransız ünlü bir yazar ile arabesk şarkılar söyleyen Müslüm Gürses arasında nasıl bir ilişki kurabildin diye. Bence çok benzerlikler var ikisi arasında. En azından benim ruh dünyama yaptıkları katkılar birbirine benzer. Eskiden beri okuyanlar varsa bilirler takıntı yaptım mı onla ilgili ne varsa tüketmeden bırakmam, sonra da yüzüne bakmam. Ama bu kez öyle değil. Bu aralar Albert Camus ile ilgili ne varsa aldım ve okuyorum. Hatta okurken gözden kaçırırım diye "albert camus sözler" diye google'da saçma salak aramalar falan yaptım. (bilmediğim bir şey yokmuş) Böyle bir manyağım. Özellikle yalnız kalınca çok daha da takıntılı hale geliyorum. Bence benim hep çalışmam gerekiyor, boşluk yaramıyor. Müslüm de aynı şekilde son 2-3 ayda dinlemediğim şarkısı kalmadı sanırım. Ne varsa dinledim, hepsi ayrı bir güzellik ayrı felsefe bıraktı düşlerimde. (cümle sonunda camus etkilerini görebiliyorsunuz)

Öncelikle Camus okurken kitabı kapatıp sıkıldığım hiç olmadı. Hatta bir kitabını bir günde okuyup bitirdim.(Düşüş) Seks falan yapsam bu kadar zevk almazdım herhalde. Öyle mutlu oldum. Ertesi gün diğerine başladım, araya bazı kişisel problemler girmeseydi onu da bitirecektim sanırım. Bugün biraz daha okudum. Bazıları Camus okurken insanın yalnızlaşabileceğini, intihar etmek isteyebileceğini gibi şeyler söylemiş ama bence tam tersi kendimi buldum resmen. Beni ve yaşadığım bazı olayları anlatıyordu sanki. Sonuçta camus da yalnızdı ondan mı acaba yakın bulmam kendime cümlelerini, bilemiyorum. En son Türk Edebiyatı'nın en iyi romanlarından biri olan Nihal Atsız'ın Ruh Adam kitabı bu kadar hoşuma gitmişti.  Bunca zaman kendisini bilmeme rağmen okumaya tenezzül etmemem de benim çomarlığım olsun arkadaşlar.

"İnsanlar sevmiyorum çünkü düşüşlerini gördüm" demesi bile ne güzel. Ne çok gördük be Albert gözümüzde yücelttiğimiz insanların düşüşlerini, yalanlarını. Gel de sonra sev. Müslüm de belki sözlerini kendi yazmadı ama ne de güzel anlatıyor tam tersinden "sevdasız geçecek ömre hayret" diyerek. Camus'un şu düşünceleri bile tespitin kralı aslında. Vay beee gerçekten de öyle diyorsun. Bunu okuduğumda yaşadıklarım aklıma geldi tekrar, yine Müslüm dinledim.
"Dostlarınız kendilerine karşı içten olmanızı istedikleri zaman onlara inanmayın. Onlar , sizin için içtenlik vaadinde bulacakları ek bir güvenceyi kendilerine sağlayarak onlar hakkındaki iyi fikrinizi sürdüreceğinizi umarlar yalnızca. İçtenlik nasıl dostluğun bir koşulu olur? Her ne pahasına olursa olsun gerçek sevgisi hiç bir şeyi kollamayan ve hiç bir şeyin kendisine direnemeyeceği bir tutkudur. Bir kusurdur o, bazen bir konfordur ya da bir bencilliktir. Eğer bu durumda bulunursanız çekinmeyin. "Doğruyu söyleyeceğinize söz verin ve en fazla yalanı söyleyin". Böylece onların derin arzusuna yanıt verirsiniz ve sevginizi iki kere kanıtlarsınız onlara."
İçten olmak hiç bir zaman fayda getirmedi zaten. Mesela "yakışmış mı" diye biri sorduğunda içten bir cevap olarak bence olmamış sana dediğinizde kötü oluyorsunuz. Camus'un dediği gibi en büyük yalanı kim söylerse o baştacı hep.

Aslında şimdi anladım Camus okuduktan sonra efkar yapıyorum gerçekler yüzüme vurunca. Sonra da Müslüm dinliyorum. Birbirilerini tamamlıyorlar aslında. O yüzden Albert okuyan üstüne dondurma sonrası su içmek gibi Müslüm dinlesinler. Çivi çiviyi söker sobuçta. İyi ki yazmışlar iyi ki söylemişler. Gidip mezarına çiçek bırakacağım kişi listeme iki kişi daha ekledim. Toprağınız bol olsun Albert reis ve Müslüm Baba.

xoxo ukturko

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Toplam 0 Sesime ve fiziğime güveniyorum:


Leave a Reply