3.12.10

Göbek üstü edebiyat | kitap çıkarmak için gerekli olan malzemeler

Yazan: Damat Ferit | 3.12.10 | Kategori: , , , |
Yazı: Göbek üstü edebiyat | kitap çıkarmak için gerekli olan malzemeler

Konnichiwa :) Kitap çıkarmak isteyen blogcu ergen gerileri için sonra kız kuruları için kılavız niteliğinde olacak bir yazı olacak az sonraki yazı. Çok seveceksiniz. Bayılacaksınız, çok teşekkürler damaatt diye boynuma sarılabilirsiniz :)) Ne yapmanız gerekiyor, ne aşamalardan geçmeniz lazım vee ne tür yalakalıklar yapmanız gerek, gözünüze nasıl bir gözlük takacaksınız hepsini tek tek açıklayacağım. Kafanızda herhangi bir soru işareti kalmayacak bebişim. Pukka ve her naneyi bilen adam dışında çıkacak her kitabı bu kategoride değerlendiriyorum. Duyduğum 2-3 tane var çıkacak olan sanırım daha fazlaymış bildiğimden. Şu bilmem ne edebiyat serisi varmış ya edebiyat parçalayan haa "Göbek Üstü Edebiyat" o kitaplardan bahsediyorum. Diğer kitaplardan değil. Yine yazdığımı anlamayacak kıt zekalılar, lütfen baştan okumayı bıraksın, lütfen :) Espri yapıyoruz şurada :D


- Aşağıda sıralanan maddelerin hepsi farklı kişilikleri yansıtıyor. Sadece 1.madde hepsinde ortak. O ana kaynak :) -

Gerekli malzemeler:

1. Bir tane Twitter hesabı. Önce twitter, o olmadan olmaz. Önce kitap evi sahibi Uncu amcayı takiple başlıyoruz işe. Ondan önce biraz şöyle, mırın kırın şeyler ayyy erkek arkadaşım beni aldattı tarzında şeyler ve erkeklerle ilgili acımasız girdiler girmek gerek. Erkek düşmanlığı ve biraz mağdur edebiyatı sizi göklere çıkarır. Sessiz çoğunluğun tweeti olursunuz. Ayyy bayıliirimm sanaaa diye şeyler gelir :)) Yoksa ıhh hayatta olmaz. İşte böyle şeyler yapıp ayrıca sürekli Uncu amcayı RT ederek falan dikkat çekiniz. Takipçiniz artmaya başladı mı tamam doğru yoldasınız demektir. "Afferin kızzz, başardın ilk aşamayı" monitörde bu yazması gerek seviye geçmeniz için. Süper Mario gibi, kapiş. Ama bu kez prenses yerine babayı alıyorsunuz :D

2. Bir blog adresi. Önce blog açmanıza gerek yok bebişim gördüğünüz gibi. Blogu zaten paravan olarak açıyoruz yemişim blogu canımm yaa twitter gibi ulu bir ortam varken 140 karakter ile tespitler sıralamak varken kim yazacak uzun uzun yazılar. Onun yerine kitap yazarsın yeaaa düşüncesi hakim olması gerek sizde. Yoksa ıhh olmaz. Bir hesap alıp ben blogcuyum diye dolaşıp kitap yazabilirsiniz, veya bedava peşinde dolanıp markalardan hediye alabilirsiniz. Canınıza kurban sizin be :) İsim olarak ise tavsiyem, "Salçaseverim" güzel isim öyle bi blog açabilirsiniz, az da küfür döşeyin ohh yavrum tadından yenmez :)) Onu beğenmediniz mi "Green Aristo" nasıl bence çok hoş çok sofistike :D Zaten sahte twitter şöhretiniz sayesinde osursanız veya Neyse canım deseniz 20 tane paylaşan çıkar :)) Süper di mi gözleriniz parladı, dolarları gördünüz mü? Gördüysen bebişim bu aşamada tamam :)) Blogu tumblr'dan falan açabilirsin, ergenler orayı çok seviyor! Humm unutmadan yazmanıza gerek yok 2 yazı yeter :)

3. Yok ben blog da yazacağım mı diyorsun daha zor yolu mu seçiyorsun. O zaman da sana neler ve nasıl yazacağını aktarayım. İlişkilerini anlatacaksın ballandıra ballandıra. Pukka'nın blogunu açıp okuyabilirsin neler yapabileceğini. Senelerdir süre gelen kızın kitabı çıkınca patlama yaşayan "çakma pukka blogları" ndan birini yaratacaksın bebişim. Mesela erkek arkadaşlarına takma isim takacaksın, o erik mi dedi sen de mandalina de, o pekmez mi dedi sen de reçel de. Öyle yani, anladın? Sürekli bir aktivite içinde olduğun imajı çizeceksin. Ayrıca öyle bir hava vermelisin ki tüm erkekler öküz, hayvan, kahrolası yaratıklar, hepsi onu aldatmış ama sen sütten çıkmış ak kaşık olman gerek. Hep kandırmışlar seni. Canım benim yaa senin teselliye ihtiyacın var kıyamammm :D Hatırlatayım, tüm ülke üstünden geçmiş görüntüsü çok prim alıyor. Edepsizlik forever bebişim :)) Aynaya baktığında bir edepsiz görüyorsan bu aşamayı da geçtin. Çok hızlı çıktın sen ya, maşallah :)

4. Yalakalık. Göbek üstü edebiyata yönlendirilen her türlü eleştiriye karşı göğüs göğüse çarpışmalısın kesinlikle. Yapılan eleştirinin ne olduğu hiiiç önemli değil veya nasıl yapıldığı. Eleştiri var hiyaaaaaaa! diye saldırı sana yakışandır. Yanına da iki-üç yalaka yalakası toplayıp gözü kapalı "at gözlüğü" takarak saldırı yapabilirsin. Sonra da ehehehuhee nasıl bastık ama diye zekasal belirti göstermeyen tweetler falan atarak kendini avutabilirsin :) Kraldan çok kralcı olmalısın bebişim. Bu sayede dikkat çekecek ve kitapçı abinin gözüne gireceksin. Bir de ismin FrenchKiss ise kesin doğru yoldasın. 3 vakte kadar kitabın raflarda. Şimdiden imza denemesi yapmaya başlamalısın :))

5. Göbek üstü edebiyatın yapacağın her türlü organizasyona katılacaksın. Uncu abiyi ve kitabı çıkanların yanında olmaya özen göstereceksin. Gidip tanışacaksın falan. Biraz girişken olmak gerek. Haha hihi tarzıda gülücükler saçıp pozitiflik saçacaksın. Sevgi kelebeği :)) Tanıdığın gazeteci arkadaşların da varsa tadından yenmez hemen senle ilgili twitter popüleri diye veya bugünkü konuğumuz burnunukaristirankiz.blogspot.com diye yazılar döşemesi senin üzerine olan dikkati artıracaktır. Ha gayret bitti bitecek. Bundan sonrası telefon çalar veya yok telefon çalmaz, bir twitter mesajı gelir, sakkalı amca senle görüşmek istiyordur. Hayırlı olssuuunn :D

6. Kitap çıktı popülerite tavan yaptı. Her şey güzel. Maşallah. Ama bir tane baş yalakan olması gerek. Hemen bulmalısın. Nasıl bir tip olmalı. Humm böyle delinin, manyağın biri olmalı. Hem ultra kaşar olmalı hem tüm değerlere saygısız ve karşı olmalı hem de fazla zeka pırıltısı göstermeyen hep düzülmüş bir yaratık olmalı. O tipler çünkü her yola gelir, her şeyi yapar, tam sana göre :) Eski dostlarından bahsetmiyorum, yeni yeni sana tutunmaya çalışan kımıl zararlılarını kasdediyorum. Öyle biri gerek sana bebişim :)) Nasıl bulucağım diye korkma çıkar bir yerlerden kesin. Çok var çoook :))

Çok uzun aşamalardan geçtin. Ama sonunda başardın. Bu kadar omurgasızlık ile ve şizofreni takılarak hak ettin bu ödülü. Hadi bereketini gör yavrum. Daha nice kitaplarının çıkması dileğiyle. Eleştirdim sanmayın, herkesin kendi seçimi bu yukardakiler. Herkesin yolu farklı ama su testisi de su yolunda kırılır. Ama çokta zor bir süreç değil gördüğünüz gibi, biraz mesai yapıp üstesinden gelebilirisiniz :)

Huhe:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Toplam 39 Sesime ve fiziğime güveniyorum:

  1. Uvvv çok sert bir yazı olmuş.. Ama olmuş yani güzel olmuş

  2. Üfürükten prenses hoşgeldin yeniden seni görmek güzel :) teşekkürler elim çok ağırdır :D

  3. Hoşbulduk Ferit,Çok özlemişim buraları..

  4. harika olmuş , Dokundurmalar harikaydı :)

  5. genel olarak hislerime tercüman sayılabilcek bi yazı olmuş, zira ben de geçenlerde göbeküstüedebiyatın kitap işinin cılkını çıkardığını yazmıştım bi yerlerde. bu arada yazının başındaki 2 ismi ayrı tutman hoş olmuş, çünkü bence de ayrılar. onun dışında, bi maddede kastedileni doğru mu anladım emin değilim, doğru anladıysam o maddeye de katılmıyorum ama yanlış anladıysam katılıyo olabilirim:P

    neyse, kısacası ohh iyi etmişin yazmakla :D

  6. Perikızı: teşekkürler layık olmaya çalışıyorum :))

    bidost: bebişim göbeküstüedebiyat cılkı çıkmakta ne kelime :) o 2 ismin bu yazdığım süreçlerle ilgisi yok ondan ayrı. hem harbi blogculardan kendileri :) hangi madde o ne anladığını söyle anlaşalım :D ayrıcana çok tenks ederim :)

  7. vay arkadaş sevdim yazıyı :) iyi tespit

  8. Duygulara tercüman olmuş. Harikulade dokundurmalar. Kitap yazmanın suyunu çıkaran insanlar sayesinde edebiyat diye birşey kalmayacak.

    Hakikaten tebrikler. :)

  9. yaaaaee benim twitter ım yok diye havalı olduğumu sanıyordum ama ben de meğersem bir loseer ın ta kendisiymişim. sen çıkartır mısın benim kitabımı damat :D.kdfckladcd

  10. vecî dedi ki...

    yürü be! abi beni sev!

  11. manyaksın lan.Sevdim sevdim.
    Sert ama güzel olmuş
    eline sağlık.

  12. Adsız dedi ki...

    abim ellerine sağlık söylemek isteeyipte söyleyemediklerimi söylemişsin yine. bu twitter bok etti ortalığı sıçtı sıvadı nerede neolduğu belirsiz tipler doluştu bloglardaki kezbanlara da gün doğdu. ama çirkef olurlar bunlar boku yedin fadasghfgh:D ccc feritreis ccc

  13. hahahha.
    süper olmuş,tam senlik :):)

  14. Seni bu yazıyı yazmaya iten sebep nedir merak ettim çocukluğuna inelim canım tedavi edeyim seni! kimleri hedef aldığını bilmediğimden benim için çok eğlenceli komik bir yazı ama hedef alınanlar için talihsiz bir yazı. bir bok anlamadım yani kim ne salçaseverim nedir bebeğim (((: Bende göbeğimde kitap okurum göbiş candır lanet olası !!!! ama haketmişleridir yollular... aklımdayken allah belanı versin pislik ferit adfdsfadas ((: danışmanlık ücretimi ver muhasebe nerede ((:

  15. ortagim, evet bundan böyle ortaam diyecegim sana. Seviyorum böyle lafini esirgemeyen aciksözlu insanlari, sen de onlardansin.. Kelimesi kelimesine arkandayim..

    Tam da bu bahsettigin kisilerin gazabina ugradigimda bir anlam verememistim. Sonra sonra ögrendim ki kitap cikariyorlarmis. Yani anlattigin stratejileri uyguluyorlarmis megerse cemkirmeleri o yuzdenmis..
    Tespitlerin ve gözlemlerin yuzde yuz dogru.

    ilklerse her zaman farklidir onlar orjinalligini koruyor tabi.

    En durust ve dobra blog bizim blog..! Var mi itirazi olan?

  16. ne desem olumsuz bi yorum diye durduk yere topa tutacaksınız beni de, ama yazmam gerek.

    gereksiz yükleniyosunuz bence. kitap yazmayı abartmak / bokunu çıkarmak/ önüne gelenin kitap yazması gibi bakış açılarını asla ama asla anlayamycam ben.

    kitap bu ya.. ne kadar yazılırsa, ne kadar çok okunursa o kadar iyi. bunda hemfikir olmamız gerekti bence.

    yazılanların edebi değeri yok derseniz, onu kabul edebilirim. ama edebi kitapların okuyucu kitlesi farklı, popüler kültürün okuyucusu farklı. 15 yaşında ergen genç oturup camus, tolstoy okumuyo yani. kitap okumayı bile sevmiyo. hal böyleyken özendiği şeyleri, sıradan hayatları, erkekleri/kızları öğrendiği eğlenceli kitaplar ilgisini çekebiliyo. hiç kitap okumamış birine bile okumayı aşılayabiliyo bu durum.

    dizüstü edebiyat serisi bloggerların başına konmuş bi talih kuşudur bence. yazdıkları şeyleri daha büyük kitlelere ulaştırma, bu işten para kazanma vs vs bunlar çok çok güzel şeyler.
    kimi neden rahatsız eder ben kesinlikle bi anlam veremiyorum.

    aynı şekilde kitaplar yayınlayan onlarca yayınevi var. artemis yayınları bunlardan biridir mesela. en son benzer bi kitap yayınlamıştı "selindrella" adında, aylarca best seller'dan inmedi kitap. edebi değeri var mı, yok. içindekiler bir bloggerın yazdıklarından farklı mı, kesinlikle değil. ama deli gibi tuttu, çok sattı, çok okundu. yazarı türkiye'nin sophie kinsella'sı ilan edildi -ki sophie kinsella yazdığı dalda bir numara olduğunu kanıtlamış bi yazardır.

    mümkün olduğunca çok blogger keşfedilip, daha çok kitap yazılmalı bence. ama bu şekilde eleştiriler varken çok yıpratıcı oluyo her şekilde.


    son olarak yazdığımı okuyup, "kesin bu da kitap çıkarcak ya da çıkarmak istiyo da yalakalık yapıyo yeaaa" diye düşünmesi olası önyargılı kafalar için bi not da düşeyim..
    kimseye farkedileyim de bana da teklif gelsin diye yalakalık yapmıyorum, çünkü öyle bi teklifi temmuz ayında aldım.
    ortamı yumuşatıp kendimi aklamaya da çalışmıyorum, çünkü hayat planlarım arasında bi kitap yazarı olmak yok. uzak bişey bana.
    o yüzden yazdıklarımı tamamen önyargısız bi şekilde anlamaya çalışırsanız sevinirim. düşününce haklılık payı görceksiniz bence.

  17. üçnoktalı arkadaş: teşekkürler dostum :)

    Aquamarine: çok çok teşekkür ederim. Çok naziksin :)

    wimparella: maddi manevi destek olabilirm ama bu reklam ve pazarlama konusunda sıkıntı yaşayabiliriz. twitter güzel bir şey aslında ama eskiden :))

    veci: yürrüyeyim be :)

    Hazel: teşekkürler bebişim ara sıra manyaklaşıyorum işte idare et :))

    Adsız: vallahi kardeşim ateş olsalar iğne ucu kadar yer yakamazlar benim hayatımda o yüzden sorun yok ciddiye almıyorum :))

    meljones: tam senlik derken, çok mu agresif oldum ben yahu :D

    Pınar: tedavi et beni bebişim ölümüm senin eliden olsun. Ayak ucunu görebiliyor musun sen o göbişten :))

  18. Ella: Ortaam. gonyalı mısın kadife gelin :))) şimcik bundan önceki yazımda herhangi bir sataşmam olmamasına rağmen hatta güzel güzel geçinirken bana yapılan yorumlara çok şaşırmıştım neyseki sonradan ne dediğimi anlayanlar çıktı :) arada gaza gelenler oldu tabi. Kim kaybetti bence onlar kaybetti :D Uğraşamam vallahi bebişim 2-3 mahalle dilberi ile. ayrıca beğenmeyen okumasın zorla mı okutuyoruz, neden okuyorsunuz bebişim derim :)

    Paperdoll: O grup içinde bir adamakıllı sen varsın sanki. Ne dediğini anlıyorum. Güzel cümleler kuruyorsun. Sakin sakin ne demek istediğini anlatıyorsun. Senin gibi olsalar ne güzel anlaşılır aslında. 2 ay önce düşünsem böyle bir yazı yazmazdım heralde ama işte o geçen ki yazıdaki saçma sapan okunmadan yapılan yorumlardan sonra bu süreç ortaya çıktı. Benim suçum yok :) Arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim diye boşuna demiyorlar. Sen bilirsin tabii. Böyle ehehehe yorumu yapmadığın için de teşekkürler. Seviye ve aile eğitimi almış olmak bu durumlarda gösteriyor kendini. Herkesin kalitesi ortaya çıkıyor :)

    Ayrıca bloggerların başına konmuş bir talih kuşu falan da değildir. Blog yazanların hepsinin ağzı açlıktan kokuyor mı sanıyorsun veya bu kitaba muhtaç, hayattaki tek gayesi, yaparsa başaracağı tek şey!! Hayır. Byük çoğunluğu eğlence amaçlı yazıyor. o amaçlar yazmayanlar lütfen yazmasın lütfen!! Bunun yüzüne kitap çıkarmak isteyen her türlü manyak bloglara üşüşüyor. Kitap çıkarmak isteyen blog yazmasın arkadaş. Şuranın da suyunu çıkmasın, şurayı demet akalın ayşe özyılmazel seviyesine indirmeyin. Burası kalsın kurtarılmış bölge olarak. Gidin gidin gidin!!

  19. sen manevi desteğini esirgeme yeter bana ;)

  20. paper, kitap işinin cılkının çıktığını düşünenlerden biri olarak yazdıklarına cevap vermek isterim.

    birincisi, dizüstü edebiyatın bloggerların başına konmuş bi talih kuşu olmasını, sevsek de sevmesek de blog kardeşlerimize destek olmak ZORUNDA oluşumuzu falan da ben anlamıyorum mesela. hani ben kitabı çıkan-çıkacak olan bloggerlar arasından bi kaç kişiyi çok severim, kitaplarının çıkmasına-çıkacak olmasına da çok sevindim ama sırf blog yazıyolar diye de dokunulmaz bi tarafları olduğunu zannetmiyorm.

    ikincisi, dizüstü edebiyatın bu harekatı ilk başta bana çok hoş, çok farklı bşey gibi gelmişti. çünkü ilk başta ismi zikredilenler, yazdıkları alanlarda en tepedeki isimlerdi. çakmaları blog aleminde-twitter aleminde vs her yerde çok olan isimler. ve açıkçası ben onların çakmalarına bloggerda bile tahammül edemezken bi de kitap çıkaracaklarını duymak bana öğğ getirdi haliyle. hani demişsin ya "keşfedilsin" diye, bu puccayı yeniden keşfetmek gibi bişey. ha çıkarsınlar, okunsun tabi alan razı veren razı sonuçta ama ben de ne düşündüğümü söyleyebilirim.

    bi de üçüncüsü var ki, bu en komiği. kitap çıkaracağı duyurulan, ya da duyurulmadan önce bunu bilenler tarafından ünlendirilmeye başlayan bütün arkadaşların bi yandan takipçilerini artırmaya çalışıp, diğer yandan da ışık hızıyla takip listelerini düşürmesini ben şahsen en hafif tabirle gerzekçe buluyorum. böyle saçmasapan insanları da acımasızca eleştiren, hatta dalga geçen herkese karşı sevgi besliyorum içimde. hak ediyolar zira.

  21. talih kuşu derken "milli piyango" tarzı bişeyden bahsetmiyodum tabi ki. ama artık birileri açıp içinden geçeni yazdığın şeyleri kaale alıyo ve bunu daha büyük kitlelere duyurman için sana yardım ediyo. bundan daha hoş bişey var mı? herkesin hayali bu olmayabilir evet, şahsım adına ben "tek kişi okumasa da yazarım" diyenlerdenim, yine de bu hareketi çok olumlu buluyorum.

    bido'cum tabi ki desteklemek zorunda değilsin. ben de değilim. french oje ve tb benim normalde de sık görüştüğüm ve sevdiğim iki arkadaşım, onların her zaman yanında olurum ve haklarında olumsuz bişey duyarsam elimden geldiğince durumu düzeltmeye çalışırım. onların dışında kitap yazan kimseyi ben de takip etmiyorum, kitaplarını almayı da düşünmüyorum. ama bu köstek olacağım anlamına da gelmiyo kesinlikle. isterlerse dünyanın en iki kelimeyi bi araya getiremeyen, en boş insanları olsunlar, berbat yazsınlar, batırsınlar; en fazla yazdıklarını okumam, sağda solda haklarında konuşmam, bunun üzerine düşünmem bile banane. birileri yazmış, birileri okumuş sonuçta..

  22. Şahsım adına twitterda meşhur olup da kitap çıkaracak olan adamları bir gram desteklemiyorum. 2,5 saat "Ben 140 karaktere ne yazsam da insanlar beğense" diyerek düşünülen zorlama laflarla bir yere gelmeyi yapmacık buluyorum. Blog tayfasından da kitabı çıkacak olan insanlar var ama onlara köstek olma ihtiyacını duymuyorum. Bu, belki de onların başına gelmiş bir şanstır ya da değildir kimse bilemez bunu. Siz de bilemezsiniz. Burda eleştiriyorsunuz iyi hoş güzel de hiç iyi niyetli eleştiriler değil bunlar. Biraz kedi-ciğer meselesine dönmüş gibi olay. Ne alıp veremediğiniz var kitabı çıkacak bloggerlarla anlamıyorum. Yazsınlar abi size ne. Başarısızlık onların başarısızlığı olacak belki de, siz niye önden tasalanıyorsunuz ki? Hani şöyle deseniz anlarım "Kitap çıkaranlara çok pis patlıcak satışlar, onlar yüzünden tüm bloggerların adı başarısıza çıkacak." Bu çocuklar tüm blog yazarlarının adı lekelenmesin diye konuşuyor derim ama yok abi siz direkt kitap yazmak ayağa düştü modunda bas bas bağırınıyorsunuz. Açık yüreklilikle şunu deyin bana. Bu Can Uncu amca size de kitap çıkarıyorum deseydi ret mi edecektiniz bu adamı? Bana biraz gurur meselesi yapmışsınız gibi geliyor. Belki de daha uzun süredir blog yazıyor olmanızdandır bilmiyorum.

    En son Pucca muhabbeti olduğu zaman yorum bırakmıştım, dalgaya vurduğum ve hiç desteklemediğim halde çok sert bir cevap ve genelleme almıştım sizden. Nedense bu tayfayı destekleyenlere tahammülünüz yok sizin. Niye olgunlukla karşılamıyorsunuz, hoş görmüyorsunuz? Kızın da kitabı çıkacaksa orda savunmaya geçmesi doğal değil mi sizce de? Empati kurun biraz lütfen. İşkembeden atmak çok kolay. Siz sadece görmek istediğinizi görüyorsunuz.
    Bu arada gerçekten kimseyi savunmuyorum burada, sadece gördüğümü söylüyorum. Olayın muhatapları gerek görürse kendileri de bir şeyler yazarlar zaten. Herkesin iradesi var. 10-15 tane adam ayrı ayrı koskoca kitap yazıyorlar 3-5 kişinin desteğine mi ihtiyaç duyacaklar, hepsinde maşallah pabuç gibi dil var.

    Benim görüşüm bu olayı kedi-ciğer olayına dönüştürdüğünüz. Siz eğer objektif düşünüyor olsaydınız bu yazıyı bu şekilde yazmazdınız.

    Daha önceki yorumumda da söylemiştim şimdi de söylüyorum, siz kendinizi dürüst ve dobra olarak görüyor olabilirsiniz ama bile bile yayınlamadığınız yorumlardan sonra ben sizi öyle görmüyorum.

  23. ya her lafa atlayan olmak istemiyorum ama söylemeden de edemiyorum. niye her eleştirinin her beğenmemenin sonu kedi-ciğer'e, meyve veren ağaca falan bağlanır ki? çok saçma.

    bi de dipnot: geçenki yazıda leah'ın yorumunun çok yanlış anlaşıldığını bi de üstüne haksızlık edildiğini düşündüğümü söylemeden edemiycem.

    (biri ağzıma fermuar çeksin!)

  24. Leah: Açıklıyorum. Ses kontrol 1-2... Uncu amca size de kitap çıkarıyorum deseydi ret mi edecektiniz soruna cevabım evet kabul etmezdim, zaten yazacakta bir şeyim de yok bana da edeceğini sanmıyorum zaten. Hem hangi ara yazacağım. Blog yazarken hiç öyle şeyler düşünmedim. Öyle bir kariyer hedefim hiç olmadı kitap yazsam falan diye. Ünlü olma hayalim yok. Gayet keyfim yerinde, her şeye sahip olan bir insanım allah şükür. Ama kitap yerine makale yazıyorum böyle dipnotlu, kaynaklı falan dergilerde yayınlanıyor üniversitelerin. Sonra belki bir de ders kitabı falan yayınlarız allah kısmet eder hoca olduğumuz zaman. Anlayacağın öyle kedi-ciğer olayı yok. Yani her ters görüş belirten bu durumda mı oluyor çok saçma :)

    Ayrıca bu tayfaya saldırma diye bir amacım yoktu aslında benim. İyi sayılırdı aram. Ama şu geçen yazdığım yazıyı hatırlıyorsundur orada gelen ipe sapa gelmez yorumlar, neyi eleştirdiğimi neyi kastettiğimi anlamayan veya anlamak istemeyen yorumlardan böyle bir pozisyon aldım. Pişman da değilim hani. Kimseye de pabuç bıracak insan değilim. Yanlış ata oynuyorlar, sabrın da bir sonu var.

    O arada da malesef arada sen de kaynamış oldun ben de farkındayım fırsatını bulmuşken ben kendi adıma özür dilerim senden, o hengamede öyle oldu artık büyüklük senden kalsın, sen bilirsin yine de tabi:)

    Yani olayı başlatan taraf değilim. Hemen kılıçları kuşanan 2-3 dilber yüzünden hep. Ben de yaa demek öyle diye böyle yaptım. Okuyunca anlarsın bence. Neyse öyle işte :) Okuyan neyin ne olduğunu çok kolay anlar aslında. :) Yapılan iftiralara yönelik rezil de ederim ama o kadar basit değilim, eheuhehe benim tarzım değil. Şimdi basket oynayacağım azıcık pota döveyim bye :)

  25. Blog yazan insanların blogda yazdıklarını kitaba malzeme olarak düşünmelerine anlam veremediğim gibi o blogları okuyanların çıkacak kitaba çıkmadan hayran olup sabırsızlanıp heyecanlanmasına da anlam veremiyorum.O kitabı yazacak eleman neden eskisi gibi blogunda yazmazın cevabı belki bence her ne kadar öyle olmadığını bilsem de "daha büyük bir kitleye ulaşmak" olabilir.Ama o blogu takip edenin çıkacak kitaptan olağanüstü bir beklenti ile coşması,kendini kaybetmesi gerçekten manasız."La yazsa ya eskisi gibi blogda.Sen de okusan eskisi gibi ordan.Sanane.orda ne yazıyosa kitaba da onu yazacak madem.Sanane bırak o geniş kitle düşünsün onu".Maçları trt den izleyen futbolseverlerin yayın haklarını digitürk'ün almasına sevinmesi ile bir takım insanların blogunu takip ettiği adamın ordan yazmayı bırakıp kitaba yönelmesine sevinmesi arasında ne fark var?Tamam yazsın.Hatta her Türk vatandaşı ömründe bir kitap yazsın da ne kültürlü ne entellektüel bir toplum olduğumuzu Fransızların bile gözüne sokalım.Bu yazıda hoşuma giden şey tam da bu "12 ye kadar herşey bedava diyen çiçeği burnunda mağazalara tüm çirkefliğiyle birlikte sefere çıkmış kadınlar" tutumu sergileyen çemkirik kibristan cumhuriyeti başkonsolosluğuna yerleşmiş blog sahip ve sahibeleri.Çok beğendikleri blogları dahi "aman ben müthiş önemli bir insanım öyle herkesi izlememeliyim.Sonra falan yerde hedehödöyü izlemeye almış derler de karizmam altüst olur" diyerekten oldukça zor şartlar altında takip etmeye çabaladıklarını düşünüyorum.Bidost un da dediği gibi bir müddet sonra her yeni izleyici için bir başka izleyenini siliveriyorlar ki ne şık bir davranış.Neyse konu dağıldı sanki.Aslında okuduktan sonra yine güzel noktalara dokundurmuşsun deyiverecektim ama uzattım :)

  26. Bu adamı boş bırakmayın sevgili hocalarım lütfen ama yaa ondan sonra böyle yazılar yazıyor falan, verin sınav kağıdı falan olsun :P Yorumlar hep aynı kişi üzerine odaklanmış sadece o mu üzerine alındı. Ama salçaseverim ve greenaristo'ya çok güldüm :P:p Ölmüş bence :)

  27. Yazıyı okuduktan sonra yorumlara da bakayım dedim Pucca olayındaki gibi gene blogmania'da ne dalga dönmüş diye.
    Kedi - ciger, meyve-ağaç olayı tam gaz devam ediyor.
    Uzun uzadıysa bir şeyler yazmak istemiyorum ki Leah tam benim hislerime yeterince tercüman olmuş.
    Bir yerlerde bir karın ağrısı olduğu belki ki 2dir burada bu muhabbet dönüyor. ve blogmania artık bir eğlence blogundan çıkmış durumda benim gözümde. her an bir anti patiklik bir çekememezlik dalgası var.

    Haklıyım, haksızsınız diyemem sadece görüşümü bildirmeye çalıştım. Lakin bir şeylere dikaat çekeyim aman ben de kınayayım derken çizginizden ödün vermeyin.

  28. Weba, bloglar ile igili her şey çizgimiz. İnsanlar çok eğleniyor hala korkma ölmedik. Geçmişten gelen kredimiz çok :P Herkes sevecek diye bir şey yok ayrıca herkesi memnun etmek imkansız. O yüzden herkes sevdiğini okur sevmediğini gözardı eder. Ayrıca belki sen bilmiyorsun ama yine bu tarz yazılar vardı burada yeni değil yani bu tip yazılar. Düşündüğünü bu ne der şu ne der diye yazmamak olmaz. Çok gelen giden oldu ama blog olarak hala buradayız biz. Ayrıca sevmediği yazarı veya yazıları okumanın manası nedir bilmem. Biz eğlenmek için yazıyoruz, başka gözle bakanlara da saygılar. Sana da teşekkürler :)

  29. Kısaca FD: Bu tanımlama yeterli olmuş kardeşim teşekkürler aklını kullanarak yaptığın yorumun için "12 ye kadar herşey bedava diyen çiçeği burnunda mağazalara tüm çirkefliğiyle birlikte sefere çıkmış kadınlar" tutumu sergileyen çemkirik kibristan cumhuriyeti başkonsolosluğuna yerleşmiş blog sahip ve sahibeler"

    Aslında bu yazıda hep mantıklı insanlar yorum yapmış dikkat ettim de, seviyeli insanlar. Çürük et kokmuyor mis gibi :)

  30. harika bir yazı olmuş bence:D

  31. çok sert olsa da çok doğru denilcek noktalar var:)
    varvar yok değil.

  32. Son kıllanma tarihi: Teşekkürler beğenin için :)

    Jove.: Vallahi sevgili Jove ancak bu düzeyde yazılabilirdi hani doz olarak, yoksa anlatılamıyor konu düzgünce :) Yorum için teşekkürler.

  33. bilmem ki belki de öyledir:)

  34. O iki kişi hariç demişsiniz çünkü onlar teklif götürmedi, onlara teklif gitti doğal olarak kabul ettiler hayatları değişti. Artık köşe yazarı, kitap sahibi ve yaşadıkları film oluyor. Burada kötü bir şey göremiyorum, Özellikle PuCCa için konuşmak gerekirse, içerik ne olursa olsun kızın kalemi çok iyi. Burada bu konu hep es geçiliyor binlerce kendisi gibi hayatını yazan kadınlar oldu ve hepsi silindi gitti. Bu yapılanın adı büyük bir başarıdır, sadece bir blog yazdı sen ben o gibi ve hayatı değişti. Peki böyle bir örnek varken diğer blogcuların bunu istemesinde nasıl bir gariplik olabilir? Sadece internet çevresi kıza sırt çevirdi üstelik, eskiden arkasında olan herkes başarılı olunca tü kaka demeye başladı. Açığını aradılar, bulunca çullandılar... Ama köşe yazarları onu çok sevdi, yeni bir dildi çünkü, senaryo yazarları onu sevdi, kurgu iyiydi çünkü, yazarlar onu sevdi eğlenceliydi çünkü. Ona eleştiri sadece eski mahallesinden geldi. Kim ne derse desin onun açtığı bu kapı ve fark edilmesi buraların başarıdır. Ve bu başarıyı herkes ister, insanların kitap dosyalarını ağlayarak yayınevlerine gönderdikleri şu devirde Pucca iyi bir şey yaptı ve herkese umut verdi. Bırakın ardından gelenlere de sataşmayı,iyiyse okunur kötüyse zaten adı bile unutulur. Keşke başarılı olsalar hepsi diyeceğim ama o zaman da yalnız kalacaklar.

  35. süper olmuş. "belaltı edebiyatı" da uygundur.

  36. of aynen ya,birde bu pucca'nın kitabından sonra hobaraaa diye blog açmaya başladılar.Takipçi sayısı artsın diye sahte yorumlar yazmalar,önce takip edip bırakmalar .Saçma işler :/

  37. ya şu bloggerda daha güzel sayfa tasarkama yerleri yok mu ? biliyorsan bana bi link yaaa :=)))))

  38. çok güzel :D yalnız önce üstüme alınır gibi oldum sonra hemen çaktım mevzuyu toparladım zira blog hesabım var ama daha bir tanecik postum yok ama neyseki twitter ımda yok.kitap çıkarma derdimin olmadığınıda sayarsam tamam bu ben değilim :G

    bu blogu okurken de eğleniyorum gayet.heyo heyoo duydunuz mu eğleniyorum diyorum.eğlenenler var yani:G

  39. Güzel bir yazı olmuş. Ben beğendim şahsen.

    Bir kaç kelam da içimden geldi, kırılmaca yok:)

    Twet aleminde dedikodu yapar gibi oyum oldu, bu oldu şöle oldu gibi dakkalık yaşam sergileyen insanlara nedense bir tiksintim var. Nasıl bu kadar rahat bir şekilde özellerini deşifre etmeleri konusunda da özelsizlik mevzusu zaten ayrı mevzu!!!

    Pucca, bir kaç defa yazısını okudum, oldukça güzel yazıyor, içeriğin ne olduğu yazarın ilgilendirir. İster yemek kitabı yazar ister günlük. Ama bu bir beğeni uyandırabiliyorsa edebiyat manasında! demekki doğru yanları var!

    Misal
    Marcues de Sade! Yüzyıllarca önce kilise adına cinsel tema içeren yazılar yazması ile ünlenen Sadizmi oluşturan kişi.. Adam tarz oluşturmuş. Güzel mi değil ama yapmış. Ve o dönemde de bir kesim bunu beğenmiş mi beğenmiş ki hala adından söz ettiriyor.

    Beğeni dalgalı kur gibidir, hatta çok da bireye özgüdür. Edebiyat ve bir çok farklı konu özleşebilir. Becerebilmek mühim olan!

    Ama en çok da gıcık olduğum mevzu, aa oo beğenilde aynını yapem bende, beni de beğensinler..Oldu..
    Sende tarzını yarat da kopyacı olma!

    Bu kısım can sıkıcı :)

    Kendin ol.. Ne olursan ol.. Oku. Araştır yaz!


Leave a Reply