30.11.10

Kütüphanelerde nasıl kız tavlanır?


Konnichiwa :) Wikileaks belgelerinden sonra bilgilenmeye devam ediyoruz. Blogu takip eden çekirgeler varmış yıllardır (ukturk said that) onları memnun etmek gerekmiş, Arada bir ayar vermek gerekiyormuş falan filan... Bu çekirgelerin yıllardır saf ve temiz duygularını kullanan ve ele avuca dokunmayan bir sürü gereksiz, zırzop bilgiyle kafalarını dolduran ukturk isimli şahsa ders nasıl verilir, çekirgeler nasıl adam edilir göstermek istiyorum. Sayın çekirgeler yeni üstadınız benim, darbe yaptım. Benim gibi genç ve dinamik bir hoca sizleri daha çok yaklaştıracak güzel kızlara. Emin olun. Bakın oğlum ismim bile Damat Ferit. Adım kanun benim bu alanda. :)) Kızlara ben damat ferit hocanın öğrencisiyim deseniz bile size sempati beslerler beni tanıyorsunuz diye :))


İlk harekat sahamız benim çok fazla haşır neşir olduğum bir ortam olan Kütüphaneler. Kütüphaneler çok zengin yerler. Hem birer bilgi deposu aynı zamanda güzel ve akıllı kızlara ulaşabileceğiniz bir cennet. Kütüphane deyince çirkin kızlar aklınıza gelmesin. Gayet de güzel kızlar var çekirgeler. Mest olacaksınız. O kalemi tutuşları o saçlarını kulaklarının arkasına alışları falan görmeniz lazım. Hele hele o kalemden topuz yapmaları falan takdire şayan hareketler :)) Hem buraya kaşarlar uğramıyor genelde, o yüzden rahat olabilirsiniz antikaşar biri olarak. Öylesiniz değil mi bebişim? Öyle biri değilseniz kaşar seviyorsanız dersimden çıkınız lütfen rica edicimm :))

Şimcikk kütüphaneye giderken öyle haytalığa gider gibi gitmiyoruz. Adam olun lan!! Böyle güzel güzel giyiniyoruz. Ne giyerseniz giyin ama güzel olsun. İlk izlenim güzel olmalı bebişler. Kütüphaneye sağ ayağımızla giriyoruz, hayır getirsin diye. Bismillah demeyi de unutmuyoruz sonuçta hayırlı bir iş için huhe:) Kütüphane'de kapı ağzına yakın salonları, ilk giriş katında salon falan varsa onları tercih etmiyoruz. Buralarda aradığımızı bulamayız. Hep çok giren çıkan olur, gürültü falan olabilir o zaman da görevimize odaklanamayız. O yüzden üst katlardaki salonlara veya bodrum salonlarına veya veya böyle gazete arşivlerinin, dergilerin olduğu salonlar var. Oralarda varsa oturacak yer oralara konuşlanmak çok akıllıca bir davranış :)) Mesela bu arşivlerde çok deli hatunlar gelebiliyor ben bizzat gördüm. Ondan beri her gittiğimde bir göz atarım huhe:))

Önce bakıyoruz tenha mı diye. Kervan geçmez bir salon ise çıkıyoruz hemen işimize gelmez. Uygun şartlarda bir salon seçtik diyelim. Elimizde bulunan 2-3 kitap ve fotokopi ile birlikte önce bir salonu çaktırmadan kesiyoruz. Kimlerden iş çıkabilir diye, eğer beğendiğimiz biri varsa ve tek oturuyorsa masada. Hemen yanına yaklaşıp müsaitse oturabilir miyim diyoruz. Nazik bir şekilde. Genelde tabii buyrun derler, bırada sıkıntımız yok :)) Oturduk. Oturur oturmaz olay almıyoruz, kitap falan okuyormuş gibi yapıyoruz. Mesela kitabın içinde rastgale bir yerin elinizdeki kağıtlara yazabilirsiniz, çalışıyor havası verecektir :)) Bu sayede bir avcı değil ders çalışmaya gelen biri imajı çiziyoruz.

Kesinlikle, bir şeyimizi unutuyoruz. Mesela kalemin içindeki ucu küçücük koyuyoruz biraz yazma numarasından sonra bitecek şekilde veya silgimiz olmayacak. Kızdan bir şey istememiz lazım yani, muhabbet için. Silginizi alabilir miyim veya ucunuz var mıydı acaba. Zaten kız sizi ilk gördüğünde vurulacağından (genelde yakışıklı oluyormuş bu blogun çekirgeleri) onun da canına minnet tabii. Kızın ne çalıştığına okduğuna önce den bakıp bu muhhabt girişi sırasında hemen atılıyoruz. Aaa atıyorum Tolstoy. Ben de okumuştum bu kitabı, çok güzel falan filan. Hatta üstadınız ben damat ferit gibi çok bilgili bir insansanız huhe:)) anlatırsınız falan, muhabbet sarar. Sonrası çenenize kuvvet :))

İkinci ihtimal
. Bi ihtimal daha var o da ölmek mi dersin. Yok çekirgeler ölmek yok. Bu kez salona girdik ama beğendiğimiz kız hiç yok. Hemen boş bir masa buluyoruz. Boş masa yoksa boş masa olan bir salon buluyoruz :) Oturduk. Bu kez kitap falan sallamayın amaaan canım boşverin:)) Böyle her tarafı görecek bir yerdeyiz tabii. Geleni kesiyoruz geleni ksiyoruz delen bakışlarımızla. Hayır yapmıyoruz böyle. Paragrafın başından beri deidklerimi unutun. Unut unut çabuk!! Yine çalışma havası vermeye devam ediyoruz. Maşa boş her sandalyeye birer şey koyuyoruz dolu havası veriyoruz. İlla biri gelecek soracaktır acaba boş mu diye. Gelen kazmalara "yok dolu birader arkadaşlar lavaobaya kadar gitti gelecek şimdi" diyoruz. Beğenmediğimiz bir kız gelirse "ahh ya keşke boş olsa ama dolu bebişim" diye ona da aynı yalanı diyoruz. Taa ki güzel biri gelene kadar. O da kısmet, belki gelmez. Belki gelir sana yüz vermez. Kısmet dedim ya...

Amaaa eninde sonunda biri düşer. Kesin yani. Kütüphane deyip geçmemek lazım. Öyle keserek, bakış atarak olmaz işler. Bu yöntemler denenmiş, uygulanmış ve kesin sonuçlara ulaşılmış yöntemler. Hem kaliteli çapkın taktiği bunlar. Her yerde bulamazsınız. Az da çakal olacaksınız, salağa yatacaksınız. Kütüphanelere girip çıkmış olacaksın. Yoksa ıhhhh olmaz:)) Salaklar ve apaçiler kütüphaneden kız tavlayamaz. Ona göre :)) Herkes rütbesini bilecek. Sizler pro çapkın olduğunuzdan yapabilirsiniz bunları ama :)

Adam olana kız çok ayrıca çalışamayana ekmek yok. Humm unutmadan vize-final zamanları uğramıyoruz bu mekanlara. Deli gibi kalabalık olur, sınavlar sonrası da uğramıyoruz in-cin top oynar. Tam aralarda, iki bayram arası gibi zamanlar ideal zamanlar:))

Gazanız mübarek olur inşallah. Allah emeklerinizin karşılığını versin canım kardeşlerim huhe:) Bir feth etmediğiniz kütüphaneler kalmıştı orayı da feth edin :))

29.11.10

Wikileaks | Türkiye ile ilgili yayınlanan belgeler (Türkçe)

Yazan: Ukturk | 29.11.10 | Kategori: , , , | 42 Sesime ve fiziğime güveniyorum

Merhaba, Julian Assange önderliğindeki Wikileaks sitesi beklenen gizli belgeleri açıklamaya başladı. Şu saat itibariyle yaklaşık 251.000 belgeden sadece 220 tanesi açıklandı ve epey bir etki yarattı. Geri kalanın açıklanması daha nelere yol açar kim bilir. Türkiye ile ilgili ise 41 belge var şu an için (30.11.2010). Açıklanan belge sayısına bakarsak az değil aslında. Ve az sonra okuduğunuzda çok ilginç iddaalar var sunulan belgelerde. Evet belgelerde yazıyor oramızdan buramızdan uydurmuyoruz yani bunları ona göre okumak gerek. Yorumlaması size kalmış.

Friendfeed Wikileaks
grubunda büyük bir paylaşım oluştu ve ülkemizle ile ilgili belgeler yavaş yavaş tercüme edilmeye başlandı. "Önemli" gördüklerimi burada toplayacağım. Düzenleme şu şekilde olacak. Belgenin kaynak adresi, tercüme yapılan bölüm ve o bölümün inglizce hali. Sadece belgelerdeki içerikten olacak, her hangi bir kişisel yorum yapılmayacak. Dediğim gibi yazılanlar Wikileaks sitesinde yayınlanan belgelerin içeriklerinden oluşacak.


Ana Kaynak: http://cablegate.wikileaks.org/tag/TU_0.html

- Paylaşılan belgeler ABD elçilikleri arasındaki yazışmaların içeriklerinden oluşmaktadır-

0. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2004/12/04ANKARA7211.html ()
English: We have heard from two contacts that Erdogan has eight accounts in Swiss banks; his explanations that his wealth comes from the wedding presents guests gave his son and that a Turkish businessman is paying the educational expenses of all four Erdogan children in the U.S. purely altruistically are lame.

Türkçe: İrtibatlarımızdan duyduğumuza göre Başbakan Erdoğan'ın İsviçre bankalarında 8 tane hesabı bulunmaktadır. Erdoğan bu zengiliğinin nereden geldiğini, parayı oğlunun düğün hediyelerinden geldi şeklinde bağlamaktadır. Bir Türk işadamı Erdoğan'ın 4 çocuğunun Amerika'daki eğitim masraflarını karşılamıştır.

1. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2005/06/05ANKARA3199 (10)

English: ...Aksu's Kurdish favoritism, reported ties to the heroin trade, well-known predilection for teenage girls, and his son's open Mafia links make him a weak link in the Cabinet....

Türkçe: Aksu'nun Kürt'leri kayırması, eroin ticaretiyle ilişkisi olduğu iddiaları, genç kızlara olan bilinen ilgisi ve oğlunun mafya ile bağlantıları Kabine içinde onu zayıf halka haline getiriyordu.

2. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2008/04/08ANKARA691.html (9c)

English: None of this changes the reality that Turkey is an extremely important ally in a dangerous region and that it is, despite many faults, more democratic and free than any other country in the Muslim world. We should not stifle, through our intervention, what should fundamentally be a debate by Turks about the future of their country that is essential if its democratic institutions are to mature. Doing so would make this a US issue in ways harmful to our interests, our influence and to democratic values here. We should stick to general principles, and let Turks sort out the details. At some point, as matters develop, our intervention to head off a political meltdown here may be necessary, but that moment isn't now and may well never come.

Türkçe: Bunların hiçbirisi Türkiye'nin tehlikeli bir bölgede son derece önemli bir müttefiğimiz olduğu ve pek çok aksaklığa rağmen Müslüman dünyasındaki tüm ülkelerden daha demokratik ve özgür olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Demokratik kurumlarının olgunlaşmasını istiyorsak ülkelerinin geleceğine dair tartışmaları Türklerin kendisine bırakmalı ve yolu tıkamamalıyız. Bunu yapmak konuyu bir ABD meselesi haline getirerek çıkarlarımıza, buradaki etkimize ve demokratik değerlere zarar verir. Genel ilkelere bağlı kalmalı ve ayrıntıları kararlaştırma işini Türklere bırakmalıyız. Olaylar geliştikçe bir zaman sonra siyasi bir çöküntüyü engellemek için müdahelemiz gerekli olabilir, fakat o zaman şimdiki zaman değil ve belki de hiç gelmeyecek.

3. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2008/04/08ANKARA691.html

English: Banishing the AKP will not change the reality that the main opposition parties are weak, divided and ill-equipped for 21st century politics. Space may be created for a new centrist party, but credible leaders are not evident now, and the outlook for new elections that would propel them to prominence is uncertain. The Islamist fringe in and outside the AKP could coalesce and become more radical; tarikats like the Gulenists may become more significant power centers than they are now.

Türkçe: Ana muhalefet partileri zayıf, bölünmüş ve 21. yüzyıl siyasetine uygun değil. AKP'nin kapatılması bu gerçeği değiştirmeyecektir. Yeni bir merkez partisi için boşluk oluşabilir, fakat ortada yetkin liderler gözükmüyor, ve yeni seçimlerde öne çıkıp çıkamayacakları belirsiz. AKP'nin içindeki ve dışındaki islamcı kanatlar daha da radikalleşebilir, Gülenciler gibi tarikatlar şimdi olduklarından daha önemli güç merkezleri haline gelebilir.

4. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2009/10/09ANKARA1549.html

English: 1. (C) During an October 26 call on the Ambassador, Israeli Ambassador Gabby Levy registered concern over the recent deterioration in his country's bilateral relations with Turkey and the conviction that the relationship's decline is attributable exclusively to Prime Minister Erdogan. Levy said Foreign Minister Davutoglu had relayed a message to him through the visiting Czech foreign minister that “things will get better.” He had also fielded messages from senior civil servants, xxxxx urging him to weather quietly Erdogan's harsh public criticisms of Israel. The latter claimed Erdogan's repeated angry references to the humanitarian situation in Gaza are for “domestic political consumption” only. ¶2. (C) Levy dismissed political calculation as a motivator for Erdogan's hostility, arguing the prime minister's party had not gained a single point in the polls from his bashing of Israel. Instead, Levy attributed Erdogan's harshness to deep-seated emotion: “He's a fundamentalist. He hates us religiously” and his hatred is spreading. Levy cited a perceived anti-Israeli shift in Turkish foreign policy, including the GoT's recent elevation of its relations with Syria and its quest for observer status in the Arab League. ¶3. (C) Comment: Our discussions with contacts both inside and outside of the Turkish government on Turkey's deteriorating relations with Israel tend to confirm Levy's thesis that Erdogan simply hates Israel. xxxxx discusses contributing reasons for Erdogan's tilt on Iran/Middle East isues, but antipathy towards Israel is a factor.

Türkçe: ¶1) 26 Ekim'deki bir konuşmada İsrail büyükelçisi Gabby Levy ülkesinin Türkiye ile ilişkilerinin bozulmasını tamamen Başbakan Erdoğan'a bağladı. Davutoğlu, Çek dışişleri bakanı ve aracı devlet yetkilileri aracılığıyla durumun iyiye gideceğini, Erdoğan'ın sert İsrail eleştirilerinin çok önemsenmemesi gerektiğini iletmiş. Aracı yetkiliye göre Erdoğan'ın Gazze'deki insani duruma ilişkin kızgın söylemleri yalnızca iç siyasette puan toplamak için. ¶2) Levy Erdoğan'ın düşmanlığını siyasi hesaplara bağlamıyor ve kendisinin İsrail'i eleştirmekle anketlerde fazladan bir puan bile kazanmadığını belirtiyor. Levy'nin iddiası bunun güçlü duygular yüzünden olduğu yönünde: "Adam kökten dinci. Bizden dini nedenlerle nefret ediyor" ve bu nefreti yayılıyor. Levy, Türk Hükümeti'nin Suriye'yle ilişkilerini iyileştirmesi ve Arap Ligi'ne gözlemci olmak için yaptığı çabalar da dahil olmak üzere Türk dış politikasında İsrail karşıtı bir kayma olduğunu belirtti. ¶3) Yorum: Türkiye hükümetinin içindeki ve dışındaki bağlantılarımızla yaptığımız tartışmalar Levy'nin öne sürdüğü Erdoğan'ın özetle İsrail'den nefret ettiği tezini doğrular nitelikte. xxxxx Erdoğan'ın İran ve Orta Doğu'ya eğilimini destekleyen nedenlerden bahsetti, fakat İsrail'e olan antipatisi de buna bir etken.

5. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2004/01/04ANKARA348.html

English: DefMin Gonul told us recently on the margins of a symposium in Istanbul that in closed meetings FonMin Gul continues to praise the Parliament's March 1, 2003 turndown of U.S. deployment and to advocate a more Arab/Islamic foreign policy orientation as a counter to relations with the U.S.). Nevertheless, Erdogan and Ministers like Gonul and Justice Minister Cicek see U.S. support for his government as essential to his survival, and he wants a successful visit.

Türkçe: Savunma Bakanı Gönül'ün yakın zamanda bize aktardığına göre Dışişleri Bakanı Gül, 1 Mart 2003 tarihli ABD askeri konuşlandırma tezkeresinin meclis tarafından reddedilişini kapalı toplantılarda övmeye devam ediyor ve ABD ilişkilerine ters olacak şekilde daha fazla Arap/İslam eğilimli bir dış politikayı savunuyor. Buna rağmen Erdoğan, Gönül ve adalet bakanı Çiçek gibi isimler hükümetlerinin ayakta kalması için ABD desteğini şart görüyor ve başarılı bir ziyaret amaçlıyorlar.

6. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2004/12/04ANKARA7211.html

English: ¶18. (C) Erdogan's pragmatism serves him well but he lacks vision. He and his principal AKP advisors, as well as FonMin Gul and other ranking AKP officials, also lack analytic depth. He relies on poor-quality intel and on media disinformation. With the narrow world-view and wariness that lingers from his Sunni brotherhood and lodge background, he ducks his public relations responsibilities. He (and those around him, including FonMin Gul) indulge in pronounced pro-Sunni prejudices and in emotional reactions that prevent the development of coherent, practical domestic or foreign policies.

Türkçe: Erdoğan'ın pragmatikliği işine yarasa da kendisi vizyonsuz. Erdoğan ve AKP'li üst düzey danışmanları, Dışişleri Bakanı Gül ve diğer AKP yetkilileri dahil olmak üzere, analitik derinlikten yoksun. Erdoğan zayıf istihbarata ve medya dezenformasyonuna bel bağlamış. Dar dünya görüşü ve Sünni kimliği ile halkla ilişkilerinde sorumsuz davranıyor. Kendisinin (ve çevresindekilerin, Gül dahil) Sünni görüşlü önyargılara ve duygusal tepkilere kapılmaları, birleştirici ve pratik iç/dış politikalar geliştirmelerini engelliyor.

7. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2004/12/04ANKARA7211.html

English: 11. (C) Those from the more overtly religious side of AKP whinge that the EU is a Christian club. While some assert that it is only through Turkish membership and spread of Turkish values that the world can avoid the clash of civilizations they allege the West is fomenting, others express concern that harmonization and membership will water down Islam and associated traditions in Turkey. Indeed, as AKP whip Sadullah Ergin confided to us recently, "If the EU says yes, everything will look rosy for a short while. Then the real difficulties will start for AKP. If the EU says no, it will be initially difficult, but much easier over the long run.

Türkçe: AKP'nin dindar kesimi AB'nin bir Hristiyan Kulübü olduğundan yakınıyor. Kimileri batının bir medeniyetler çatışmasını körüklediğini ve bunun yalnızca Türkiye'nin üyeliği ve Türk değerlerinin yayılmasıyla önlenebileceğini iddia ediyor. Kimileri ise uyum ve üyeliğin İslamı ve ilgili Türk geleneklerini sulandıracağından endişelenmekte. Aslında AKP kurmayı Sadullah Ergin'in geçenlerde bize itiraf ettiği üzere, "AB evet derse bir süre her şey güllük gülistanlık olacak. Fakat sonra AKP için işler zorlaşmaya başlayacak. AB hayır derse başta zorlanacağız fakat uzun vadede çok rahat edeceğiz."

8. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2005/06/05ANKARA3199.html

English: 8. (U) Istanbul Second District MP Nimet 3) is the new State Minister for Women's Affairs. Born Ayranci (Ankara) 1965. Grew up in relatively well-to-do circumstances with a family summer home on Heybeliada, one of the Princes' Islands off Istanbul. Law degree from Istanbul U. law faculty. Worked as an independent attorney, most recently representing the Islamist businessmen's association MUSIAD. A founding member of AKP. Married, one child. ¶9. (C) Cubukcu is focused, highly ambitious, and months ago made clear to us she sought the state minister position. She has ensured that she stays close to Erdogan's wife Emine, which appears to have been a major factor in her selection, according to what party deputy chairman Saban Disli told us June 7.

Türkçe: Nimet Çubukçu, 1965 yılında Ankara Ayrancı'da dogmuş, Heybeliada'da buyumus, İstanbul Üniversitesi hukuk fakültesinden mezun. Bir dönem bağımsız avukat olarak çalışmış, çoğu Müsiad üyesi olan islamci iş adamlarinin avukatliğini yapmış. AKP kurucu uyesi, evli ve çocuklu, Şaban Dişli ile yaptigimiz gorusmede, Tayyip Erdogan'in eşi Emine Erdogan'a yakin oldugu icin bakan yapildi.

9. http://www.elpais.com/articulo/internacional/EE/UU/vigila/cerca/agenda/islamista/Erdogan/elpepuint/20101128elpepuint_21/Tes

İspanyolca:
Así, en un informe sobre la situación en la ciudad de Antalya, uno de los principales centros turísticos de Turquía, la Embajada en Ankara asegura que Erdogan recomendó al alcalde, miembro de su partido, que adjudicara la construcción de una línea de tranvía al empresario Sadik Albayrak, padre del yerno del primer ministro.

Türkçe: Erdoğan, Antalya Belediye Başkanı'ndan ricası üzerine tramvay hattı inşaatı ihalesinin Erdoğan'ın oğlunun kayınpederi Sadık Albayrak'a verilmesini istiyor.

10. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2005/06/05ANKARA3199.html
English: At the same time Erdogan reportedly agreed to transfer several million dollars from one of the Prime Ministry's hidden reserves to permit Trabzonspor under Ozak to purchase better players.

Türkçe: Aynı zamanda Erdoğan Özak'a başbakanlık örtülü ödeneği üzerinden Trabzonspor'a daha iyi oyuncu alabilmesi için milyon dolarlar aktarılmasına izin verdi.

11. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2009/02/09ANKARA321.html

English: Kartet applied to the Turkish authorities (the Electricity Markets Regulatory Board, EMRA) to get an electricity import license. In November 2007, a Turkish company called Savk Electricity, owned by PM Erdogan's friend Cihan Kamer, received a license from EMRA to import electricity from Iran.

Türkçe: Kasım 2007 yılında Erdogan'in dostu Cihan Kamer'in Savk Elektrik (Türk Şirketi) adli sirketine Elektrik Piyasa Duzenleme Kurulu'ndan (Emra) onay verilerek (lisans) Iran'dan elektrik almasinin yolu acildi.

12. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2004/01/04ANKARA348.html

English: Charges that Erdogan amassed his fortune through kickbacks as mayor of Istanbul have never been proven but we now hear more and more from insiders that close advisors such as private secretary Hikmet Bulduk, Mucahit Arslan, and Cuneyd Zapsu are engaging in wholesale influence peddling. xxxxx that Erdogan and he benefited “directly” from the award of the Tupras (state petroleum refinery) privatization to a consortium including a Russian partner. Erdogan's direct acquisition of a significant interest in a food distribution company has become a public controversy.

Türkçe: Erdoğan hakkında mülkiyetine para geçirmesi iddiaları asla ispatlanamadı, fakat ona yakın isimler TUPRAŞ özelleştirmesinden gelir elde ettiği bildiriliyor.

13. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2004/12/04ANKARA7211.html

English: Inside the party, Erdogan's hunger for power reveals itself in a sharp authoritarian style and deep distrust of others: as a former spiritual advisor to Erdogan and his wife Emine put it, "Tayyip Bey believes in God...but doesn't trust him.

Türkçe: Partinin içinden, Erdoğanların eski dini danışmanlarından biri: "Tayyip bey Allah'a inanıyor ama ona güvenmiyor.."

14. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2009/11/09ANKARA1594.html

English: US wants to test Turkey in four areas. First of all the US wants to know whether Turkey will take over an active role in Northern Iraq or not. Secondly, will Turkey be able to tame Iran under US' demands. The US also wants to know whether Turkey will be able to take Syria to the US' side. And finally, the US wants to test Turkey whether it will be able to save Hamas and Hezbollah from Iran's influence. If Turkey passes all these tests without losing or isolating Israel in the Middle East completely, then Turkey will be considered successful, otherwise, we'll go back to Bush Administration's period."

Türkçe: Amerika Türkiye'yi 4 şekilde test etmek istiyor; kuzey ırak konusunda rol alıp almayacağı, iran'ı amerikanın isteklerine razı edip edemeyeceği, Suriye'yi Amerikanın tarafına çekip çekemeyeceği ve hizbullahı ya da haması iranın etkisinden kurtarabileceği. Bunlar yapılmazsa bush dönemine geri dönülecek.

15. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2010/02/10ANKARA294.html

English: e. All this is exacerbated by the thuggish authoritarian behavior of the police and judiciary (reflecting prevailing tendencies in this society, including in the military). In the U.S. a prosecutor or detective would simply have visited the generals in question to post questions. "Invites" to the precinct, reading of rights, indictments, arrests, and detentions follow only after the amassing of evidence and clear indications of a case winnable in court. Not here. Anyone even suspected of "having information" is hauled before the police (armed with automatic weapons), and humiliated before the press. It's always been that way; now it's happening also to the top brass and their friends.

Türkçe:Tum bunlar polisin ve yarginin siddeti artmis eskiya tarzi idare yonetim sekilleri icinde oldugunu gosteriyor. ( toplumda ki hakim dusuncede bu yonde, askerler dahil) . Amerika birlesik devletlerinde olsa bir detektif generalleri ziyaret eder ve on sorgulama yapar,Ancak cok acik deliller ve net belirtiler olmali ve bunlar mahkemede kanitlanabilmelidir, bundan sonra generaler davet edilir ve haklari okunarak tutuklanirlar. Ancak Turkiyede boyle degil. Her hangi bir kimse bir bilgi bildiginden suphelenildiginde bile once otomatik silahli polisler tarafindan paketleniyor ve basin tarafindan rezil ediliyor. Her zaman bu sekilde oluyor, ve su anda en ust seviyedeilere ve onlarin arkadaslarinda bunlar uygulaniyor.

16. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2005/06/05ANKARA3199.html
English: However, more ministers in a cabinet which is still dominated by people loyal to Erdogan's chief internal rival FonMin Gul may be in Erdogan's sights as he tries slowly but surely to whittle down Gul's influence.

Türkçe: Erdoğan zaman içinde yavaş yavaş Abdullah Gül'e yakin olan isimleri kabineden uzaklastirmaya çalışacak.

17. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2010/01/10ANKARA150.html

English: eports of coup plots against PM Erdogan's Islamist-leaning government have been a staple of the Turkish media since 2007. Despite protests by Turkey's top brass that there is no substance to the allegations, a growing percentage of the population believes that at least some elements within the military have been plotting to undermine or even overthrow the AKP-led government. The coup allegations have served as fodder for the Ergenekon prosecution team and some of the plots have been included in the formal indictments against senior retired military officers. The net result of these allegations has been a gradual erosion of the public trust toward the military. The latest reports related to the "Sledgehammer" plan (ref a) come at a time when the government is preparing the process of amending the constitution to allow military personnel to be tried in civilian courts (ref b). With the pro-Islamist media fanning the flames and the Turkish General Staff's consistently inadequate responses to each allegation, public opinion is becoming less unquestioning vis a vis the military; this could help strengthen AKP's position as it mulls steps to amend the Turkish constitution in order to affect a shift in the civil-military balance in its favor, although AKP,s own support has eroded considerably over the past year.

Türkçe: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İslami eğilimli hükümetine karşı olan darbe planı raporları 2007'den beri Türk medyasının başlıca öğesi olmuştur. Türkiye'nin yüksek rütbeli askerlerinin bu iddiaların asılsız olduğu yönündeki itirazlarına rağmen, sayısı gittikçe artan bir nüfus TSK içerisinde en azından bir kesimin AKP liderliğindeki hükümeti zayıflatmak hatta devirmek için komplolar kurduğuna inanıyor. Darbe iddiaları, Ergenekon davası ve kıdemli emekli askerlere açılan resmi davalar için yem olarak sunuldu. Bu iddianamelerin net sonucu, TSK'ya karşı kademeli bir güven yıpratma işlemi oldu. Balyoz iddianamesi hakkındaki son bilgiler, askeri personelin sivil mahkemelerde yargılanması yolunu açan anayasanın hazırlandığı zaman diliminde yayınlandı. Dinci medyanın körüklemesi ve Genelkurmay'ın iddialara yeterli cevabı verememesi sonucu kamuoyu da TSK gibi, bu olaya kayıtsız kaldı. AKP'nin desteği geçtiğimiz yıl önemli ölçüde zayıflamış olsa da, sivil/askeri dengeyi kendi lehine çevirmek için anayasayı değiştirme isteğinde ayak diretmesi bu vaziyet içerisinde AKP'nin pozisyonunu güçlendirebilir.

18. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2010/01/10ANKARA150.html
English: The latest reports related to the "sledgehammer" plan (ref a) come at a time when the government is preparing the process of amending the constitution to allow military personnel to be tried in civilian courts (ref b). with the pro-islamist media fanning the flames and the turkish general staff's consistently inadequate responses to each allegation, public opinion is becoming less unquestioning vis a vis the military; this could help strengthen akp's position as it mulls steps to amend the turkish constitution in order to affect a shift in the civil-military balance in its favor, although akp,s own support has eroded considerably over the past year.

Türkçe: Balyoz" darbe planı ile ilgili son raporlar hükümetin anayasada askeri personelin sivil mahkemelerde yargılanmasına yönelik değişiklik sürecine hazırlandığı sırada geldi. İslamcı medyanın ateşi körüklemesi ve türk genel kurmayının her bir iddia karşısında devamlı yetersiz cevap vermesi sonucunda kamuoyu orduyla ilgili konularda daha az sorgulayıcı hale geldi; bu durum, son yılda önemli ölçüde güç kaybetmiş olsa da, asker-sivil dengesini kendi lehine çevirmek için anayasada değişiklik yapmak isteyen akp'nin elini güçlendirecektir.

19. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2004/12/04ANKARA7211.html

English: At the same time the government must reportedly hire a couple thousand people skilled in english or other major eu languages and up to the bureaucratic demands of interfacing with the eurocrats who descend on ministries as harmonization starts. if the government continues to hire on the basis of "one of us", i.e., from the sunni brotherhood and lodge milieu that has been serving as the pool for akp's civil service hiring, lack of competence will be a problem. if the government hires on the base of competence, its new hires will be frustrated by the incompetence of akp's previous hires at all levels.

Türkçe:Aynı zamanda hükümetin uyum sürecinin başlaması ile birlikte bakanlıklarda istihdam etmek üzere eurokratlarla çalışacak ingilizce veya diğer başlıca ab dillerini bilen binlerce kişiyi işe aldığı bildirilmektedir. Ancak hükümetin işe alımlarda adayların "bizden biri", yani sunni brotherhood'dan (sunni cemaat, grup gibi bir şey olsa gerek) olması ve akp'nin memur alım havuzunu doldurma temelinde hareket etmeye devam etmesi durumunda yetkinlik eksikliği sorun olacaktır. Hükümet yetkinlik temelinde işe alım yaparsa bu kez de işe alınanlar akp'nin daha önceden işe almış olduğu kişilerin vasıfsızlığından ötürü gerilim yaşayacaklardır.

20. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2005/12/05ANKARA7215.html

English: Almost all AKP MPs are religiously observant to some degree; for example, the vast majority fast during Ramadan. However, there is a large and distinctively more pious group of MPs, comprising former members of the banned Islamist Virtue (Fazilet) Party, former members of the National View Islamist youth group, and members of a wide range of (officially banned) Muslim brotherhoods. Most of AKP,s top leaders fall into this group: PM Erdogan, DPM/FM Abdullah Gul, parliament Speaker Arinc, Vice Speaker Alptekin (former PM and Islamic Saadet Party head Erbakan's right-hand man) and all five of AKP,s parliamentary whips. Pious MPs generally represent the central Anatolian heartland, speak no English, and have traveled little.

Türkçe: Hemen hemen tüm AKP Milletvekilleri bir dereceye kadar dine bağlıdır; örneğin, büyük bir çoğunluğunun Ramazan ayında oruç tutması gibi. Ancak, yasaklı islam partisi olan Fazilet Partisi'nin ve Milli Nizam Partisi'nin eski üyelerinden oluşan büyük ve ayırt edici, milletvekillerinden daha dindar bir grup var. AKP'nin çoğu üst düzey liderleri bu grubun içinde bulunuyor; Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Yardımcısı Arınç, İsmail Alptekin (Fazilet Partisi kurucusu ve İslami Saadet Partisi başkanı Erbakan'ın sağ kolu). Dindar milletvekilleri genellikle Orta Anadolu'nun en önemli yerini temsil eder, İngilizce konuşamazlar ve az seyahat ederler.

21. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2005/06/05ANKARA3199.html

English: .... how Eker was deeply involved in a plan to remove former Minister Guclu by concealing from him a Russian government note threatening six months ago to suspend imports of Turkish fruits and vegetables for phytosanitary reasons; the ban recently went into effect with Guclu looking ineffectual and uninformed.

Türkçe: Mehdi Eker Sami Güçlü’yü indirmek için Rusya’nın meyve alımını durdurmaya yönelik notunu bilerek ondan gizledi. Yasak devreye girince, bakan olaydan haberi yokmuş gibi davranıyordu.

22. http://www.elpais.com/articulo/internacional/EE/UU/vigila/cerca/agenda/islamista/Erdogan/elpepuint/20101128elpepuint_21/Tes

İspanyolca: El marido de su hija también aparece citado (cable 247415) por la Embajada de EE UU en Moscú al analizar los intereses de Putin y Berlusconi en el sector de la energía. Al referirse al proyecto South Stream de la compañía rusa Gazprom (un gasoducto que discurre bajo el mar Negro) en relación con una conducción similar turca para enlazar Samsun (mar Negro) con Ceyhan (Mediterráneo), un diplomático europeo asegura que la empresa italiana ENI es el operador del proyecto de Turquía y que, junto con su socio local ("el yerno del primer ministro Erdogan", según revela a la Embajada), necesita el apoyo de Rusia.

Türkçe: Moskova’daki Amerika Büykelçiliği’nin Putin ile Berlusconi ilişkilerine dair analizlerinde de Erdoğan’ın kızının kocası ortaya çıkıyor. İtalyan şirket ENI nin projeyi yürüttüğünü, ve lokal ortağıyla (Büyükelçilik’in bilgisine göre Erdoğan’ın damadı) beraber Rusya’nın desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

23. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2008/09/08ANKARA1643.html

English:
A very public and ugly battle has erupted between Prime Minister Erdogan and the Dogan Group. The conflict dominated the news this week after Erdogan lashed out at business and media mogul Aydin Dogan for reporting on allegations in a German court that the German-based Deniz Feneri Charity laundered funds to individuals in Turkey who are close to Erdogan and the ruling Justice and Development Party (AKP...

Türkçe: Doğan grubu ile Başbakan Erdoğan arasında çok açık ve çok çirkin bir savaş başladı. Çatışma, Aydın Doğan’ın medya kanallarının Almanya’daki -Erdoğan’a ve AKP’ye yakınlığıyla bilinen- Deniz Feneri Derneği’nin, Alman mahkemelerindeki davayı haberlemesiyle başladı. Erdoğan, kendine yakın medya kanalları ile Doğan Grubuna saldırmaya başladı.

24. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2005/06/05ANKARA3199.html
English: 1. Trade Kursad Tuzmen, a former (ultra-nationalist) MHPer who was implicated in the Iraq oil for food payoffs and is described by multiple contacts as open to every type of kickback. 2.... Minister of Justice and government spokesman Cemil Cicek, who has not bothered to hide his prime ministerial and presidential ambitions and his disrespect for Erdogan.

Türkçe: 1. Aşırı milliyetçi Kürşat Tüzmen her türlü avantaya açık birisi. 2. Cemil Cicek basbakan ve cumhurbaskani olma hirsina sahip biri oldugunu ve Erdogan’a saygi duymadigini gosterdi.

25. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2010/02/10STATE15856.html

English: We have information that the turkish firms mercan tanitim dis ticaret ve muhendislik ltd. and makina ve kimya endustrisi kurumu (mkek) may sign a contract to export military material to iran. The items covered by the contract include: fmj (full metal jacket). 38 caliber and wadcutter bullets; 40 mm automatic grenade launchers; 5.56 mm composite magazines (for m16 assault rifles), and 7.62 x 39 mm and 7.62 x 51 mm composite magazines, all of which are specified on the wassenaar arrangement munitions list. In addition, according to the defense security cooperation agency (dsca) records, turkey received 181 mk-19 40 mm grenade launchers from the united states in 1995. we do not know, definitively, if any of these were among the 40 mm grenade launchers contemplated as part of the sale to iran.

Türkçe: Türk firmaları mercan tanıtım ve dis ticaret ve muhendislik ltd. ve makina ve kimya endustrisi kurumu (mkek) iran'a askeri materyal ihraç etmek için bir anlaşma imzalayabilir. Sözleşmeyi içeren malzemeler: hepsi wassenaar düzenleme listesi'nde bulunan; çelik (muharebe) yeleği, .38 kalibrelik ve kağıt-kesici (=eğitim ve talimlerde grupların net olarak görülebilmesi için kullanılan, ön yüzü düz mermiler) mermiler, 40 mm 'lik bomba atarlar, 5.56 mm'lik kompozit (=metal-plastik gibi, karışım) şarjörler (m16 muharebe silahları için), ve 7.62x39 mm ve 7.62x51 mm kompozit şarjörler. Bunun yanısıra, savunma güvenliği işbirliği ajansı (dsca) kayıtlarına göre, 1995 yılında türkiye, abd'den 181 mk-19 40 mm tipi bomba atarlardan aldı. Bunların iran'a satılması düşünülen 40 mm'lik bomba atarlar arasında olup olmadığını tam olarak bilmiyoruz.

26. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2010/01/10ANKARA87.html
English: Despite their success and relative power, the Turks really can't compete on equal terms with either the US or regional "leaders" (EU in the Balkans, Russia in the Caucasus/Black Sea, Saudis, Egyptians and even Iranians in the ME). With Rolls Royce ambitions but Rover resources, to cut themselves in on the action the Turks have to "cheat" by finding an underdog (this also plays to Erdogan's own worldview), a Siladjcic, Mish'al, or Ahmadinejad, who will be happy to have the Turks take up his cause.

Türkçe: Başarılarına ve izâfî güçlerine rağmen; gerçekte türkler, birleşik devletler ya da bölgesel "lîderler" (balkanlarda avrupa birliği; karadeniz'de rusya; ortadoğu'da suudîler, mısırlılar ve hatta îranlılar) ile eşit şartlarda rekâbet edemez. Rolls royce ihtiraslar, ama rover kaynaklarla; eyleme dâhil olabilmek için türkler, bir mazlum bularak "hîle yapmak" zorundalar. (Bu erdoğan'ın kendi dünyâ görüşünü de vurgular) bir silayciç, mişal ya da ahmedinecat, türklerin kendi dâvâsını üstlenmesinden mutlu olacak biridir.

27. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2005/12/05ANKARA7215.html

English: About 60 AKP MPs, mostly from Turkey,s southeast, are of Kurdish origin; Political and Legal Affairs Vice Chair Dengir Mir Firat is AKP's most visible Kurdish MP. The Kurds who joined AKP and were elected to parliament tend to be pious, stressing the common bonds among all Muslims over Kurdish nationalism. (The strongest Kurdish nationalists ran from the pro-Kurdish Democratic People,s Party (DEHAP) in 2002 elections and failed to enter parliament because DEHAP did not cross the ten percent electoral threshold.) One former Kurdish-origin MP, himself pious, has consistently told us even he considers AKP,s Kurdish MPs extraordinarily passive on Kurdish issues.

Türkçe: Çoğunluğu güneydoğudan olmak üzere, Ak Parti’nin yaklaşık 60 milletvekili Kürt kökenli. Partinin en belirgin Kürt kökenli milletvekili, Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat. Ak Parti milletvekilleri dindar eğilim göstererek, Kürt milliyetçiliği üzerindeki ortak bağları öne çıkarıyor. Eski bir Kürt kökenli ve dindar milletvekili, Ak Parti’nin Kürt vekillerinin Kürtleri ilgilendiren konularda son derece pasif kaldığını düşündüğünü belirtti.

28. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2005/03/05ANKARA1730.html
English: ¶6. (C) Inside the AKP, the more ideological Deputy PM/FonMin Gul continues behind-the-scenes machinations, especially during Erdogan's foreign junkets. Gul seems to be trying to undermine Erdogan and take on more party control. He may hope to reclaim the Prime Ministership, which he was forced to cede to Erdogan four months after AKP acceded to power. With his relatively good English, Gul works to project an image of being “moderate”, or “modern”. In fact, Gul's peers say he has a far more ideologized anti-Western worldview than Erdogan. Gul, reflecting his pragmatic streak, has made some constructive statements on bilateral relations and on Turkey's Iraq policy since the Iraqi elections. However, we understand that Gul and a group of like-minded MPs and journalists continue to see fomenting anti-American attitudes as one way to get at Erdogan while also being moved by emotions of Islamic/Sunni solidarity.

Türkçe: AKP içinde daha ideolojik bakış açısına sahip Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, özellikle Erdoğan'ın dış gezilerinde perde arkasından entrika çevirmeye devam ediyor. Gül, Erdoğan'ın altını oymaya ve partinin daha büyük bölümünü kendi kontrolüne almaya çalışıyormuş gibi görünüyor. Ak Parti iktidara geldikten dört ay sonra başbakanlığı Erdoğan'a bırakan Gül, bu görevi yeniden elde etmeye çalışıyor olabilir. İngilizceyi daha iyi konuşan Gül, daha 'ılımlı' ve 'modern' bir görüntü çizmeye çalışıyor. Aslına bakılırsa, Gül'ü yakında tanıyanlar, onun Batı'ya karşı Erdoğan'a kıyasla daha ideolojik bir bakış açısına sahip olduğunu belirtiyor. Pragmatik bakış açısını yansıtan Gül, ikili ilişkiler ve Irak'taki seçimlerden beri Türkiye'nin Irak politikası konusunda bazı yapıcı değerlendirmelerde bulundu. Ancak, buna rağmen Gül ve ona benzer şekilde düşünen bazı milletvekilleriyle, gazetecilerin Erdoğan'ın üstüne gelmenin bir yolu olarak ABD karşıtı davranışları kışkırtıyor. Sunni toplumun hislerine tercüman olma arayışı da bu motivasyonun diğer nedenini oluşturuyor.

29. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2004/12/04ANKARA7211.html

English: ¶2. (C) As PM Erdogan strode through the EU corridors of power Dec. 16-17 with his semi-pro soccer player's swagger and phalanx of sycophantic advisors, he may have seemed a strong candidate for European leader of the year. A regional leader to be reckoned with for a decade to come. The man who won Turkey the beginning of accession negotiations with the EU. Who broke loose three decades of frozen Turkish policy on Cyprus. Who drove major human rights reforms through parliament and through constitutional amendments. Whose rhetorical skill, while etched with populist victimhood, is redolent with traditional and religious allusions that
resonate deeply in the heartland, deeply in the anonymous exurban sprawls. Who remains the highly popular tribune of the people, without a viable or discernible political rival...outside his own ruling AKP.

Türkçe: Erdoğan, yarı profesyonel bir futbol oyuncusu çalımıyla ve yalaka danışman grubuyla 16-17 Aralık'ta AB'nin iktidar koridorlarında yürürken, Avrupa’da yılın lideri olmaya güçlü bir aday gibi görünüyordu. Önümüzdeki 10 yıl içinde hesaba katılması gereken bölgesel bir lider, Türkiye'nin AB ile katılım müzakerelerini sağlayan, Türkiye'nin 30 yıldır donmuş durumda olan Kıbrıs politikasını kıran, parlamentodan insan hakları alanında önemli reformların geçmesini sağlayan isim. Bir yandan oldukça güçlü bir hitabete sahipken, diğer yandan da halk arasında oldukça tutulan kurban rolünü oynayabiliyor.

30. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2005/06/05ANKARA3199

English: Minister of Public Works Zeki Ergezen, infamous for his scornful remarks about “infidels” (gavurlar), surrounded by rumors of corruption, unable to finish Erdogan's 15,000 kilometer divided highway project on time, an ally of Minister of the Interior Abdulkadir Aksu, and reportedly close to Gul; and State Minister for Women's Affairs Guldal Aksit, daughter of Galip Demirel, a prominent follower of controversial Islamist sage Fethullah Gulen and a close associate of Aksu.

Türkçe: Bayındırlık Bakanı Zeki Ergezer. İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu'ya yakınlığıyla bilinen ve Gül ile de sıkı bağları olduğu belirtilen Ergezer, 'gavurlar' sözüyle tepki çekmişti. Yolsuzluk iddialarıyla da suçlanan Ergezer, Erdoğan'ın sözünü verdiği 15 bin kilometre uzunluğunda bölünmüş yol sözünü de yerine getirememişti. Ergezer'in, Fethullah Gülen'in önemli takipçilerinden Galip Demirel'in kızı Güldal Akşit'le de yakınlığı bulunuyor.

31. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2005/03/05ANKARA1730.html
English: Turkey is stuck in a domestic and foreign policy drift stemming from leadership and structural problems in ruling AKP. A long-overdue healthy debate over Turkey's identity and AKP, including its handling of relations with the U.S., has started. But AKP's policy muddle is leaving a vacuum that resurgent nationalism is seeking to fill. This period of drift could be extended, making EU reforms and bilateral cooperation more difficult. The drift may well continue until the next crisis creates new political alternatives in a day of reckoning.

Türkçe: Türkiye, iç ve dış politikada, iktidardaki Ak Parti hükümetinin liderlik ve yapısal problemlerinden kaynaklanan bir sapma yaşıyor. Türkiye'nin ve Ak Parti'nin, ABD ile ilişkilerini nasıl idare ettiğini de kapsayan sağlıklı bir kimlik tartışması gecikmiş olsa da başladı. Ancak Ak Parti'nin politikasındaki karışıklıklar, yükselen milliyetçi söylemin doldurmak için fırsat kolladığı bir boşluk yaratıyor. Yaşanan bu politik sapma süreci uzayabilir ve AB reformları ile karşılıklı işbirliğini daha zor bir duruma sokabilir. Bu sapma, gelecek krizin yeni siyasi alternatifler yaratacağı hesap günü gelene kadar devam edebilir.

32. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2005/12/05ANKARA7215.html
English: Among AKP MPs, nationalists take the hardest line against &concessions8 to the EU and on Cyprus. MFA officials have told us on several occasions that the GOT is delaying bringing the Ankara Agreement extension protocol to parliament for ratification out of concern for the reaction of nationalist AKP MPs (ref B). Nationalist AKP MPs are deeply suspicious about the motives of Turkey,s ethnic Kurds were vocal critics of PM Erdogan,s August declaration in Diyarbakir that Turkey has a &Kurdish problem.8 Like their pious colleagues, nationalists, attitudes about the U.S. vary widely, from friendly to suspicious. However, even pro-U.S. nationalists become extremely prickly at any perceived U.S. slight to Turkish national honor.

Türkçe: Milliyetçi AK Partililer, AB ve Kıbrıs için söz konusu olan imtiyazlarda en sert duruşu sergiledi. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, hükümetin Ankara Anlaşması’nın genişletilmesi protokolünün parlamentoya getirilmesinin milliyetçi partililerin tepkisi yüzünden ertelendiğini defalarca belirtti. Milliyetçi AK Partililer, Türkiye’de etnik Kürtlerin güdülerinden oldukça şüpheli. Aynı zamanda, Erdoğan’ın Ağustos ayında Diyarbakır’da Türkiye’nin bir Kürt sorunu olduğunu açıklamasını eleştiriyorlar. ABD’ye olan yaklaşımları ise dindar meslektaşlarınınkine benziyor.

33. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2006/08/06ANKARA4688.html
English: (C/NF) Most startling, perhaps, to AKP were those in the U.S. and elsewhere who, in the aftermath of the Hamas visit, asked how AKP would feel if we met with PKK leaders. For Erdogan,s circle, it is not analogous: for them, terrorism equals the PKK. It is difficult for PM Erdogan to believe that his philanthropist Islamic friend Al Kadi could be involved in terrorist financing, just as it is alien to their frame of reference to view specific Islamic groups as terrorists. Hamas and Hizballah are the result of western policies gone awry, a response from desperate people )- not truly terrorists. Allow them to talk reason to these people, exert Turkish influence, and the Hamases of the world will change. This has been evident in other Turkish efforts throughout the region as well -- with Iran (FM Mottaki,s visit here; Erdogan,s talks with Ahmedinejad on the margins of international conferences); with Syria (the Turks believe they were instrumental in getting Syria,s Asad to agree to
pull troops out of Lebanon, and to certain aspects of the Hariri investigation); with the current conflict in Lebanon and the Gaza strip.

Türkçe: (Gizli, yabancıların görmesi yasak) Hamas ziyaretinin ardından ABD ve diğer bölgelerde olan AK Partililer için muhtemelen en şaşırtıcı olan şey, eğer biz PKK liderleriyle görüşmüş olsak, kendilerini nasıl hissedeceklerinin sorulmasıydı. Erdoğan’ın çemberi için, bu benzersiz bir durum değil: Onlar için, terörizm PKK ile bağlantılı. Erdoğan’ın hayırsever İslamcı arkadaşı El Kadı’nin terör finansmanından yer alabileceğini düşünmek, spesifik İslami grupların terörist olarak görmesi kadar zor. Hamas ve Hizbullah batı politikalarının ters gitmesinin bir sonucu; çaresiz insanların bir cevabı ancak gerçekte terörist değiller. Onlara bu insanlara mantıklı konuşmalarına izin verin, Türkiye’nin nüfuzunu ortaya çıkarın ve Hamas değişecektir. Bu, Türkiye’nin bölgedeki diğer çabalarında, İran ( Dışişleri Bakanı Manuşer Muttaki’nin Türkiye’deki görüşmelerinde, Erdoğan’ın uluslararası konferanslarda Ahmedinejad ile yaptığı temaslarda); Suriye; (Türkler Beşir Esad’ın Lübnan’dan asker çekilmesini sağlamak ve Hariri soruşturmasında payları olduğunu düşünüyor); Gazze Şeridi ve Lübnan’daki mevcut çatışmalarında açıkça görüldü.

34. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2004/12/04ANKARA7211.html

English: Moreover, we understand that MUSIAD, an Anatolia-wide group of businessmen influential in Islamist circles who gave Erdogan key financial support as AKP campaigned prior to the 2002 elections, is disaffected by Erdogan's unapproachability. Judging by comments to us of insiders in the influential Islamist lodge of Fethullah Gulen such as publicist Abdurrahman Celik, the lodge, which has made some inroads into AKP (Minister of Justice Cicek, Minister of Culture and Tourism Mumcu; perhaps 60-80 of 368 MPs; some appointments to the bureaucracy), has resumed the ambivalent attitude it initially had toward Erdogan and AKP.

Türkçe: 2002 seçimlerinin kampanya döneminde AKP'ye en önemli mali desteği sağlayan İslami çevrelerde etkili işadamlarını kapsayan MÜSİAD'ın, Erdoğan'a yaklaşılamamasından rahatsızlık duyduğunu anlıyoruz. Etkili İslami cemaat Fethullah Gülen içinden bize bilgi aktaran yayımcı Abdurrahman Çelik gibi söylediklerine bakarsak, AKP içinde (Adalet Bakanı Çiçek, Kültür Bakanı Mumcu ve yaklaşık 368 milletvekilinin 60-80'inin bağlı olduğu) temsilcisi bulunan cemaatin, Erdoğan ve AKP'ye yönelik ilk başta sürdürdüğü kararsız tutuma geri döndüğünü görüyoruz.

35. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2010/02/10STATE13750.html

English: (S/NF) Summary. On January 20, 2010, Under Secretary Bill Burns and Defense Under Secretary for Policy Michele Flournoy hosted the third U.S.-France Strategic Dialogue with counterparts Jacques Audibert and Michel Miraillet. Discussions focused on Afghanistan, Pakistan, NATO Reform, Missile Defense, Turkey, Russia, Iran, and the Middle East Peace Process. The French indicated an announcement of further civilian contributions to Afghanistan would be made at the London Conference, but hedged on a decision regarding additional combat troops. On NATO's new Strategic Concept, the French highlighted the potential for a split in the Alliance between old and new members, and agreed that a document that linked to NATO reform measures was needed. The French requested more information on the U.S. proposal to make Missile Defense a mission for NATO. Both U/S Burns and USD(P) Flournoy underscored that the potential sale of a French Mistral-class Helicopter carrier to Russia would be unhelpful in terms of regional stability. Next steps on Iran were discussed with the French agreeing that the European Union (EU) was more unified than ever on the need for increased pressure and welcoming U.S. efforts to engage the EU as a whole on this issue.

Türkçe: 20 Ocak 2010'da, Müsteşar Bill Burns ve Siyasi Müsteşar Michele Flournoy meslektaşları Jacques Audibert ve Michel Miraillet ile ABD-Fransa stratejik diyaloğa yönelik toplantı gerçekleştirdi. Tartışmalar, Afganistan, Pakistan, NATO reformları, Füze savunma sistemleri, Türkiye, Rusya, İran ve Orta-Doğu barış görüşmeleri çerçevesinde gerçekleşti... Türkiye daha geniş katılımlı bir NATO girişimi olmadığı sürece katılım gerçekleştirmiyor (Füze savunma sistemleri hk.)... Türkiye ile (Fransa) yavaş gelişecektir... Ergenekon skandalı ile askerler artık eski güçlerine bir daha sahip olamayacaklar... Türkiye global bir aktör olacak ama bu her zaman pozitif bir aktörlük olmayacaktır... Sarkozy, Rasmussen konusundaki tavrı nedeniyle Türkiye'ye kızgın... Fransa Avrupa Birliği-NATO arasında daha sıkı bağlantılar kurulmasını önerdiğinde, Türkiye masadaki tüm önerileri reddetti...Tüm bu sebepler ışığında Fransa, Türkiye'nin yakın bir zamanda üyeliğini zor görüyor.

36. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2010/01/10STATE6451.html (Cilinton'ın Bülent Arınç ile ilgili bilgi talebi)

English: ...Police detained two military officers outside the home of deputy Prime Minister Bulent Arinc, where they were engaged in apparent surveillance activities, leading to the first police searches of special forces offices and further detentions of military officers.

¶2. (SBU) We would greatly appreciate information on this surveillance, subsequent police searches, detentions of military officers, the state of military/police and
civil/military relations, and perceptions of those relationships that post can privide, as time and resources permit. This information will be used for upcoming analytical production to keep policymakers abreast of the situation.

¶A. (SBU) Why was Arinc being surveilled? Who authorized this surveillance? Who else knew about it? What or who tipped off police? During the search what were they looking for and what did they find? Were the investigators looking for specific evidence or was it a general search for information? How do Turkish leaders perceive these events?

¶B. (SBU) What is the state ıf civil/military relations?

¶C. (SBU) What is the state of military/police relations? Have these arrests caused or increased tensions between police and military?

¶D. (SBU) Does the justice and development party, or elements within it, see this incident as a means to finally "tame" the TGS or does Prime Minister Tayyip Erdogan wish to ease further confrontation and appease the TGS?

¶3. (U) Please cite C-RE9-02710 in the subject line of reporting in response to the above questions. CLINTON

Türkçe:... Polis Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın önünde izleme yaptığı anlaşılan iki ordu mensubunu yakaladı ve bu olay özel güçlerin karargahının aranmasına ve diğer başka ordu mensuplarının tutuklanmasına neden oldu. 2. Bu izleme olayı, ardından gelen polis aramaları, ordu mensuplarının tutuklanması, ordu-polis ve asker-ordu ilişkilerinin durumu ve zaman ve kaynaklar el verdiği ölçüde bu ilişkilere ilişkin algılamalarla ilgili bilgi alabilirsek çok seviniriz. Bu bilgiler, politika yapıcıları durumdan haberdar etmek amacıyla yapılacak olan analitik üretimde kullanılacak. A. Neden Arınç izleniyordu? Bu izleme talimatını kim verdi? Arama sırsında ne arandı ve ne bulundu? Soruşturmayı yürütenler belirli bir kanıtı mı arıyordu, yoksa genel bir arama mı yapılıyordu? Türk liderler bu olayları nasıl algıladı? B. Sivil-asker ilişkilerinin durumu nedir? C. Asker-polis ilişkilerinin durumu nedir? Son tutuklamalar, polis ile ordu arasında tansiyon yaşanmasına ya da var olan tansiyonun artmasına sebep oldu mu? D. Adalet ve Kalkınma Partisi veya içinde unsurlar, bu olayı TSK'yı nihayet ehlileştirmenin bir yolu olarak mı görüyorlar yoksa Başbakan Tayyip Erdoğan bu gerilimi azaltmak ve TSK ile ilişkileri yumuşatmak mı istiyor? 3. Yukarıdaki soruların yanıtlarını içeren raporlamanın konu kısmında lütfen C-RE9-02710 kodunu yazınız. Clinton

37. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2008/04/08ANKARA691.html
English: ¶10. (c) With this in mind, our public comments should take a positive and high road. We should: Make clear our strong support for Turkey, its democratic institutions and its commitment to democratic values and secular principles that define our alliance and partnership. Urge Turkey's leaders and institutions to work for pragmatic solutions that reinforce stability and build consensus at a critical time for the country and in the region. Emphasize support for Turkey's goal of accession to the EU and its need to legislate and implement comprehensive political and economic reforms that will sustain that goal and secure liberty and prosperity in the future. Look forward to continuing to work with Turkey on behalf of common interests in Iraq, Afghanistan, the Caucasus, the Balkans, on terrorism, on energy security, on the Cyprus problem and elsewhere in the region and the world.

Türkçe: ABD’li yetkililerin atması gereken adımlar şöyle sıralanabilir. * ABD’nin müttefiklik ve ortaklık tanımlamamıza uygun hareket ederek, demokratik kuruluşlarının, Türkiye’nin demokratik değerlere ve laiklik prensibine olan bağlılığının güçlü bir destekçisi olduğumuzu kanıtlamalıyız. * Türk liderleri ve kuruluşları istikrarı güçlendirecek ve bölgede ve ülke içinde fikir birliği yaratacak pragmatik çözümler bulma konusunda teşvik etmeliyiz. * Türkiye’nin AB üyesi olma hedefini ve yasal, siyasi ve ekonomik alanda gerçekleştirilecek reformları desteklemeliyiz. * Irak, Afganistan, Kafkaslar ve Balkanlar konusunda ortak çıkarlar adına, terörizm, enerji güvenliği ve Kıbrıs sorunu ve bölgedeki diğer sorunlar konusunda Türkiye’yle çalışmaya hevesli olmalıyız.

38. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2009/10/09PARIS1461.html
English: (S/NF) The French participants in the Strategic Dialogue noted profound disquiet among the Israelis about Turkey, Bereyziat said. He reported that the Israelis claimed the Turks have allowed weapons-related material for Iran's nuclear program to transit Turkey, with Prime Minister Erdogan's full knowledge.

Türkçe:
Bereyziat'ın aktardığına göre; İsrail, Türklerin başbakan Erdoğan'ın bilgisi dahilinde İran'ın nükleer programımı için Türkiye üzerinden gerekli nükleer malzeme geçişine izin verdiğini iddaa ediyor.

39. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2009/11/09BERLIN1433.html
English:... a withdrawal of nuclear weapons from Germany and perhaps from Belgium and the Netherlands could make it very difficult politically for Turkey to maintain its own stockpile, even though it was still convinced of the need to do so.

Türkçe:... Almanya , Belçika ve Hollanda'nın nükleer silahlarını geri çekmesi durumunda Türkiye'nin kendi nükleer silah stoğunu koruması daha da güçleşecek.

40. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2009/10/09ANKARA1472.html
English: The GOT is a strong partner in our non-proliferation efforts, with several significant results. Politically, Turkey will try to position itself on Iran between wherever we are and where Russia is. In a pinch or if pressed, the Turks will slant to us.

Türkçe: Türk hükümeti, (GOT: Goverment of Turkey) bazı önemli sonuçlar aldığımız, nükleer silahların yayılmasını önleme çabalarımızda güçlü bir ortaktır. Politik olarak, Türkiye kendini İran ile bizim ve Rusya’nın durduğu yerde konumlandıracak. Sıkıştırılır ve zorlanırsa, bizim yanımıza kayacak.

41. http://cablegate.wikileaks.org/cable/2009/03/09STATE28302.html
English: (S//NF) Venezuelan officials expected to receive a shipment of unmanned aerial vehicles (UAV) and related material from Iran, via Turkey, by May 2009. As of early March, Venezuelan officials believed that the equipment would be repackaged and labeled as electronic equipment, then transported overland from Iran to Turkey. Once in Turkey, the equipment would be loaded onto a maritime vessel for continued shipment to Venezuela. The U.S. believes this shipment constitutes arms and related materiel, which Iran is prohibited from transferring pursuant to UN Security Council Resolution 1747..

Türkçe: Venezuella yetkilileri, insansız hava araçları ve Türkiye üzerinden gelecek olan İran'ın ilgili ürünlerini bekliyor. Yetkililer ürünlerin elektronik malzeme olarak etiketlenmesini bekliyor. İran'dan gelecek malzeme, Türkiye'de konteyner'lere aktarılacak ve Venezuella'ya yollanacak... Bu olay 2009 Ocak ayında yine Venezuella'ya gerçekleştirilmeye çalışılan, bomba yapımında kullanılan nitrat, sülfit kimyasalları, parçalara ayrılmış laboratuar malzemeleri gönderme amaçlı çabaya benziyor. UNSCR 1747'ye aykırı bulunabilecek bu gönderimi Türkiye yetkilileri incelemiş ve kargoyu geri İran'a yollamıştı.

42. http://wikileaks.ch/cable/2009/11/09TELAVIV2482.html

English: 13. (S) Israeli officials also expressed growing anxiety over the Turkey-Israel relationship after the Turkish cancellation of Israel's participation in the ANATOLIAN EAGLE joint exercise. They expressed their belief that the strategic relationship with Turkey is critical, but that PM Erdogan's views have increasingly penetrated into the military and have been part of the reason for the deterioration in relations as Turkey looks East rather than West. Gilad believes this is understandable as Turkey's EU accession prospects look increasingly doubtful, and they must balance their relations with both regions to succeed.

¶14. (S) Baidatz stated that the Turks have an agenda to contain any Kurdish influence in Iraq and that to achieve it they need to improve their relations with Iran and Syria. In his view, the worst possible outcome would be a new Turkey-Iran-Syria-Iraq axis in the Middle East. Gilad also noted that Turkey wanted to improve its relationships with Iran and asserted that it had made some very aggressive plans recently to support HAMAS. However, he had a less pessimistic view than Baidatz, stating that Turkey had played a positive role in Iraq and that generally the Turks' agenda was for a stable Iraq that would be commercially beneficial to Turkey. Gilad stated that he was skeptical of any political rapprochement between Israel and Turkey in the near term, but that Israel would continue to foster the military-to-military relationship because of its strategic importance.

Türkçe: 13. İsrailli yetkililer ayrıca Türkiye’nin, İsrail’in Anadolu Kartalı tatbikatına katılımını iptal etmesiyle büyüyen rahatsızlıklarını dile getirdi. Türkiye’yle stratejik ilişkinin önemine inançlarını belirten yetkililer Erdoğan’ın görüşlerinin günden güne orduyu daha fazla etkisi altına aldığını ve Türkiye’nin Batı’dan çok Doğu’ya bakmasının ilişkilerin bozulmasının bir nedeni olduğunu söyledi. Gilad, Türkiye’nin AB üyelik sürecinin şüpheye düşmesiyle bunun anlaşılır bir duru olduğuna ve başarılı olmak için iki bölgede ilişkilerini dengelemesi gerektiğine inanıyor.

14. Baidatz Türklerin Irak’ta Kürt etkisini önlemeye kararlı olduğunu ve bu hedefi gerçekleştirmek için İran ve Suriye’yle ilişkilerini düzeltmesi gerektiğini söyledi. Ona göre en kötü sonuç, Ortadoğu’da yeni bir Türkiye-İran-Suriye-Irak ekseninin ortaya çıkması olur. Gilad aynı zamanda Türkiye’nin İran’la ilişkilerini düzeltmek istediğine de dikkat çekerek son dönemde Hamas’ı desteklemek için bazı agresif planlar yaptığını söyledi. Ancak Baidatz’dan daha iyimser görüşler taşıyorduve Türkiye’nin Irak’ta olumlu bir rol oynadığını ve Türklerin asıl hedefinin ticari açıdan faydalı olabilecek istikrarlı bir Irak olduğunu belirtti. Glad, yakın zamanda İsrail ve Türkiye arasındaki herhangi bir yakınlaşmadan şüphe duyduğunu, ancak Türkiye’nin önemi dolayısıyla İsrail’in ordular arası ilişkileri sürdürmeye devam edeceğini belirtti.

43.
http://wikileaks.ch/cable/1996/11/96ANKARA12278.html

English: 9. (C) LATER ON NOVEMBER 14, POLOFF AND INR OFFICERS CALLED ON NIYAZI KAHVECI, THE HEAD OF THE RESEARCH DEPARTMENT AT THE GOT'S RELIGIOUS AFFAIRS DIRECTORATE (THE "DIYANET," AS IT IS KNOWN IN TURKISH). AN ISLAMIC SCHOLAR, KAHVECI ASSERTED THAT LITTLE HAD CHANGED IN ISLAMIC DOCTRINE SINCE THE MIDDLE AGES. CONSEQUENTLY, SUNNI ISLAM IN TURKEY AND AS PRACTICED BY THE TALEBAN IN AFGHANISTAN WAS BASICALLY THE SAME. MUSLIMS BELIEVED THAT THEY WERE BOUND BY THE WORD OF THE QURAN. ALTHOUGH KAHVECI AND A FEW COLLEAGUES IN ACADEMIA WERE TRYING TO "REFORM" ISLAMIC PRINCIPLES TO FIT THE MODERN DEMOCRATIC WORLD, MOST TURKISH SCHOLARS HAD LEARNED THEIR TRADE IN "ALGERIA AND EGYPT" (READ: WHERE RADICAL "FUNDAMENTALIST" OR TRADITIONAL VIEWS OF THE SHARIA PREVAIL). THEOLOGY PROFESSORS IN TURKEY'S UNIVERSITIES GENERALLY SUPPORTED REFAH, KAHVECI ADDED, AS DID THE OVERWHELMING MAJORITY OF THE STAFF AT THE DIYANET.

Türkçe:
9) 14 kasımda Siyasi Müsteşar ve INR memurları Diyanet İşleri Başkanlığı Araştırma Dairesi Başkanı Niyazi Kahveci’yi ziyaret ettiler. Bir İslam bilgini olan Kahveci, Ortaçağ’dan bu yana İslamî doktrininde pek az değişiklik olduğunu söyledi. Dolayısıyla, Sünni İslam’ın Türkiye’deki şekliyle Afganistan’da Taliban’ın uyguladığı şekli arasında temelde bir fark yok. Müslümanlar Kur’an’ın sözüyle bağlı olduklarına inanıyorlar. Kahveci ve akademideki bazı meslektaşları İslamî prensiplerde, modern demokratik dünyaya uyum sağlayacak şekilde “reform” yapmaya çalışsalar da, Türk ilahiyatçılarının çoğu, mesleklerini “Cezayir ya da Mısır’da” öğrenmişler.(Bunları, Şeriat’a ilişkin radikal “köktendinci” ya da geleneksel görüşlerin öne çıktığı yerler anlamında okuyunuz.) Kahveci, Diyanet’te çalışanların çoğunluğu gibi, Türkiye’nin üniversitelerindeki ilahiyat profesörlerinin de genel olarak Refah’a destek verdiklerini de ekledi.

-Devam Edecek-

27.11.10

İhlas Finans | korunan zalimler 1

Yazan: Ukturk | 27.11.10 | Kategori: , , , | 36 Sesime ve fiziğime güveniyorum

Merhaba. Uzun zamandır pek sevgili partimiz AK Parti hakkında yazı yazmadığımı farkettim. Bu sabah oturdum yazdım. Bu sayede bir yazı dizisi ortaya çıkmış oldu. Blogu takip eden bazı arkadaşlarımızı sıkmamak amacıyla bu başlıkla ilgili ara ara yazacağım. Bu sayede daha verimli olur diye düşündüm ben :) AKP'nin koruduğu zalimler yazı dizimizin adı. İlk bölümde de İhlas Finans'ı ele alacağız. Sözde müslümanlık nasıl oluyor göreceğiz hep beraber. Siyaset içinde dini sömürünün nasıl İhlas ile ete-kemiğe büründüğünü okuyacağız.

Malumunuz İhlas Finans kurumu 2001 yılında krizde hortumlanan bir çok banka gibi battı. Arkasında da bir sürü mudi bıraktı. Çoğu aileyi dibe sürükledi. Yuvaların yıkılmasına sebep oldu. Bu kuruma para yatıranların gelende dini hassasiyeti yüksek olan insanlar olması da ayrı bir pencere ve buna rağmen paralarının hala ödenmemesi, başımızda müslümanım diye sağda solda şov yapan bir hükümet olması rağmen! Evet,

Eski TMSF Başkanı Ahmet Ertürk anlatıyor.

Maalesef İhlas Finans yüreğimin acıdığı, gerçekten düşünürken kendimi ağlamamak için zor tuttuğum bir yaradır. İhlas Finans diğer batık bankalardan farkı olmayan bir hortumlama operasyonudur. İhlas Finans mağdurları sahipsiz kalmıştır. Biz onlara sahip çıkmak için birkaç girişimde bulunduk ama başaramadık. Malesef orada büyük hortumlamalar var.

İşin başındaki adam dedi bunu. Ama sayın Tayyip sadece dinledi bunları. Çok konuşmasın "o" dedi. Sayın AK Parti allem etti kallem etti İhlas Finans'ın TMSF'ye devredilmesini engelledi. Hala tasfiye halinde. 2001 yılında içi boşaltıldı. 5 sene içinde ödenecek dendi ve yıl 2010 hala ödenmedi. Göstermelik ödemeler yapılmaya devam ediliyor. Kaç yıllık çalışmasının mükafatı emekli ikrameyesini yatıranları mı dersin, yetiminin geleceğini düşünüp birikim olsun diye yatıranlar mı, iki kuruşluk kazancını biraz kar payı alırım diye yatıranlar mı hepsi gitti. Ve hükümmet de bunlara göz yumdu.

Eğer yüksek faiz vaadi veren Uzan grubunun İmar Bankasına yatırsalardı, hemen alacaklardı paralarını. İhlas finans'a yatıranların suçu dini duygularına yenik düşmeleri. Bilmiyorlardı ki, herkesi kendileri gibi sanıyorlardı, bilmiyorlardı ki din iman edebiyatı yapıp, dini sömürüp sonra gemi, han-hamam sahibi olanların onları yönettiklerini. Müslüman diye oy verdikleri insanların aslında ne zihniyette olduğunu. Kimlerin hakkını koruyup, kimlerin korumadığını!!

İhlas finans zarar etti diyenler birer soytarıdan ibarettir. O dönem hortumlanan diğer bankalardan hiç bir farkı yoktur! İhlas Finans’a el konmadan önceki 6-7 aylık süre içinde sadece İstanbul’da kurulan 36 firmaya herhangi bir teminat alınmaksızın her birine senet mukabilinde 3 ile 5’er milyon dolar fon kullandırdı. Ayrıca paralar İhlas Holding ve İhlas Matbaa A.Ş’ye aktarıldı. Ne diyorsunuz siz daha!!

Her müslümanı sömürenin kardeşi olan ABD'ye kaçırdılar paraları. Sonra da AKP geldi ooh mis devlet koruması ne güzel! Din üzerinden ticaret işte böyle olur. Sömürü üzerine dayanır. Bir de arkasında destek oldu mu firavun melek kalır melek bunların yanında. Firavun'un kim olduğunu biliyorsun, inanmaz ama ya bunların, görünüşte müslüman namazını falan kılıyorlar. Ama iş yetimin hakkını korumaya gelince duruyorlar, cebine bakıyor. Asıl en çok bunlardan korkacaksın. Bilemezsin kafasının ardındakileri, kimlere hizmet ettiğini. Yatacak yerleri yoktur bu tip düşüncede olanların. Allah ıslah etsin başımızdakileri. Yoksa bu ülkede bu kadar çok saf insan varken, olanları görmezden gelenler varken daha ne belalar gelir bu ülke vatandaşlarının başına.

İhlas Finans’ı kuran Eski Sanayi Bakanı Ali Coşkun’un bir dönem İhlas medya kuruluşlarında çalışmış, bir köşe yazısında da dile getirilen ve kimsenin ‘yalanla(ya)madığı yazıdan bir bölüm verelim mesela,

“Dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Başbakan Erdoğan’a; “Efendim İhlas Finans olayını iyi biliyor musunuz? Bilmiyorsanız size ayrıntıları ile aktarayım. Malumunuz ben o kurumun kurucu genel müdürüydüm. İnsanlardan parayı toplayan benim. Toplanan o paralar nereye aktarıldı, içi nasıl boşaltıldı biliyorum. İnsanlar her gün kapıma geliyor, mektup yazıyor. Feryad-ı figan edenler var. Bunların pek çoğu hem imanlı- inançlı, hem de garip ve yetim. Üç beş kuruş birikimlerini, faize bulaşmasın diye oraya yatırdılar. Şimdi bu insanlar bana, paramızı biz sana güvenerek yatırdık diyorlar. Emin olun boğuluyorum, kahroluyorum”

Coşkun devam eder; “Bakın efendim, bizatihi TMSF Başkanımız Ahmet Ertürk medyaya ‘İhlas Finans’da hortumlama var’ dedi. Bizim en güvendiğimiz bürokratımızın o beyanından sonra biz bu olayı, savunamaz ve üstlenemeyiz. Biz bu işi ne vicdanen, ne ahlaken, ne dinen, ne de siyaseten üstlenemeyiz. Parası batan yetimin hakkını aramalı, onu tahsil etme yoluna gitmeliyiz. İhlas Finans battı, garibin parası gitti ama İhlas’da saltanat sürüyor ve bu saltanat olayını bize AKP’ye endeksliyorlar. Neden müdahale etmiyorsunuz diye sitem ediyorlar.”
Erdoğan hiddetlenir ve görüşmeyi o anda bitirir...

Sonrasında ise yetim ve kul hakkını bilmesine rağmen bunları gözardı eden sayın Erdoğan AKP’yi beraber kurduğu Sanayi Bakanı Ali Coşkun’u seçimde aday yapmadı, ama İhlas Gurubundan Fuat Bol’u İstanbul’dan aday yaptı. Yaaa! Dini istismar dedikleri?

Şu sıralarda AKP Samsun Milletvekili aynı zamanda grup başkan vekili olan Suat Kılıç isimli sahşın İhlas Finans ile ilgili bir açıklaması. Evet zihniyetleri bu bunların, parası hortum edilmiş müslamanlara bakış açısı;

"Tasfiye halindeki İhlas Finans'ın, TMSF'ye devrinin hukuka aykırıdır. İhlas Finans'la İmar Bankası'nı aynı kategoriye koymak yanlış bir tavırdır. İhlas Finans'ın TMSF'ye devrinin engellenmesinin hukuki, ekonomik ve sosyal açıdan doğru bir hareket olduğuna inanıyorum."

Sayın Suat Kılıç twitter'dan nara atmaya benzemiyor değil mi? Koruduğunuz kurumun kim olduğunu sizler daha iyi bilirsiniz sanırım. Göz yummak neden?? Evet, İhlas Finans zedelerinin büyük bir çoğunluğunu bu AK Parti'ye oy verdiklerini biliyorum. Eğer bunları bile bile hala oy veriyorlarsa, müstahak size. Daha çok yerler paranızı, dini duygularınızı bunlar. Başörtüsünden yerler ama çözmezler sorunu, çözümsüzlükten beslenirler, gün gelir yine sarılırlar. Umurlarında değildir yoksa müslüman kardeşinin hakkı, hukuku. Öyle olsaydı zaten İhlas Finans mağduru insanların haklarını korurlardı değil mi zorbaya karşı. Zalimin yanında saf tutmazlardı değil mi?

Paralarını müslüman, faizsiz kazanç umutlarıyla yatırdıkları, çok çok güvendikleri İhlas Finas'ın içi boşaltıktan 3 sene sonra 28 Ağustos 2004 tarihinde İhlas Holding A.Ş adına Armutlu Tatil Köyünün açılışını kim yaptı sizce?? Kim? Yetimlerin hakkı paralarla yapılan tatil köyünün açılışını sayın başbakan yaptı. Açıklıyor sanırım, kimler tarafından korunduklarını. Bunu da müslümanım diyen bir insan yapıyor. Bu nasıl müslümanlık. Kul hakkını, yetim hakkını yiyenleri korumak mı müslümanlık. Okyanus ötesindekinin yeni müslamanlık tanımı bu mu? Papa ile kucaklaş, müslüman kardeşinin parasını hortumlayanın sırtını sıvazla, diğerleri de anasını alsın gitsin. Öyle mi? Yok öyleyse biz de öyle yapalım!


AK Parti himayesinde olan bu İhlas Finans kurumu ise paraları ödemek yerine hak sahiplerine telefon açıp önce Tayyip'in açılışını yaptığı Armutlu'daki devre mülklerden satmaya çalıştı. İnsanlar lanet olsun diye mecburen aldılar fahiş fiyatlarla. Bazıları üstüne para bile verdi bunlara!! Şimdi de yeni projeleri varmış sanırım. Kayseri'deki evlerini satmaya çalışıyorlarmış. Yani, ödemiyorlar. Sonra da o sömürdükleri paralarla iş yapıp parasını aldıkları insanlara satmaya çalışıyorlar! İnsaf yahu insaf!! Nasıl bir ülkede yaşıyoruz, sizin hak ve hukuktan anladığınız bu mu sayın AK Partililer.!

İç edilen 1 milyar doların hesabını kim verecek? Mazlumun yanında değil zalimin yanında olanlara kim dur diyecek? Neden engel oluyor sayın başbakan bunlara. Neden?? Çok yazık çok!! Gerçek yüzleri bu ondan engel olmuyoarlar. Hem ilgili kurumun yandaş gazetesi Türkiye Gazetesi'de AKP'nin bu desteklerine manşetleriyle destek vermeye devam ediyor. Akp resimi yayın kurumu gibi. TV'de ATV, gazete de Türkiye. Referandum öncesi manşetleri Türkiye Gazetesinin. (1, 2, 3, 4.)

Bu insanların gerçek yüzlerini, kimlerin haklarını savunduklarını kimlere sırt döndüklerini anlatmak ve yaymak ise bilinçli vatandaşlara düşüyor ki daha çok saf dini duyguları sömürülmesin insanların.!

Eden bulur!

25.11.10

Burak Özçivit ile röportaj | Damat Ferit ile dolu dolu magazin-1


Konnichiwa :) Blogmania magazin servisinin hazırlamış olduğu birbirinden şok şok flaş flaş dosyalarla, fotoğraflarla süslenmiş olan Damat Ferit ile dolu dolu magazin programına hoşgeldiniz. Evet bu ilk bölümümüz. Bu zamana kadar neredeydin, hep böyle bir magazin programı bekliyorduk derseniz eğer her şeye olduğu gibi ona da cevabım var. Elimizde şok dosya veya fotoğraf falan yoktu. Ondan olmadı. Yoksa ben istemez miyim :)) Elinizde bulunan sansasyonel gizli çekim videoları, fotoğrafları, ayyy çekmeyin biz sadece arkadaşız bıdı bıdılarını falan gönderin bize anacım :) İlk konuğumuz yoğun çekimlerine rağmen bizi kırmayan genç kızların sevgilisi, yakışıklı oyuncu Burak Özçivit namı diğer Çet. (hihihi) Kendisiyle özel hayatı ile ilgil çok güzel bir söyleşi yaptık. Özel hayatı ile bilinmeyenleri bana anlattı Çet !!!! Şok şok şok ilk Blogmania'da :))


- Merhaba sevgili Burak, davetimizi kabul ettiğin çok teşekkürler. Nasılsın inşallah?

+ Damatcım görüşemiyoruz yahu. (sarılamalar, yalandan ağlamalar) Sana konuk olmak bana büyük onur. Allah razı olsun kardeşim beni çağırdığın için. Kendimi doğru bir şekilde ifade edebilme imkanı verdiğin için minnetarım. Beni senden başkası anlayamaz!!! İyiyiz ya damat işte dizi mizi kızlar falan, güzel gidiyor. Kebab. Maaşa'da zam yaptırdım dizide. Cukka sağlamlaştı yani.

- Islatırız bir gün o zaman Çetcim değil mi? Pardon Çet dedim ama, biliyorum sadece sana iş arkadaşların Çet diyor. Darıldın mı gülüm bana hiç bakmıyor musun bu tarafa?

+ Islatırız kanka ayıp ettin ya. Dediğin şeye bak. Sen zamanında az ısmarlamadın bana. Hakkını ödeyemem. Şimdi ünlü olduk unutur muyuz hiç. Yokluk zamanlarını çok iyi bilirim ben. (gülüşmeler) Evet sadece bana iş arkadaşlarım Çet diyebilir ama sen yabancı değilsin sen de diyebilirsin, lafı olmaz lütfen :)

- Ismarlarım derken neyi kastettin Çetcim? Yokluk zamanları falan. Ne ısmarlıyorsun? Hani dürüm falan ısmarlayaksan sağol yeni yedim daha acılı. Açık konuşur musun lütfen. Ben var anlamamak seni.

+ Oğlum anlasana işte (sırıtmalar) (hahahihiler) doğu avrupa desem sana, slav ırkına olan sevdamızdan bahsetsem. Unuttun mu eskileri. Şimdi açık açık konuşamıyorum. Çoluk çocuk okuyor yeri geliyor buraları. Polonya, Estonya, Slovakya biz var sevmek onları doya doya.:P

- Ne münasebet canım. Senin zamanında yediğin naneleri neden benim üzerime atıyorsun şimdi. (Evet reji son dakika geçelim alttan. Çet'ten Polonya ve Estonya açılımı. Şok şok demeyi de unutmayalım.) Ben sevmezdim bir kere onları. Hani iskandinav deseydin belki yani.. Lütfen, düzeyli olalım (Evet hala geçmedi altyazı... evet geldi şimdi) Neyse, ünlü olduktan sonra neler değişti hayatında Çet?


+ Çok değişmişsin sen damat, magazin canavarı olmuşsun. Çok kırdın beni. (hüzünlü bakışlar) Ünlü olduktan sonra çok şey değişti damatcım hayatımda, hani sen bilirsin o çok eski hallerimden, fotoğraflarımdan pek eser kalmadı. Böyle değiştim. Eskiden kendi çevremizde yakışıklıydık şimdi tüm Türkiye'de. Eskileri hatırlamak istemiyorum hiç!

- Değişir tabi. Hayranların arttı. Portföyün genişledi arkadaşım. Çakal. Sen hatırlamak istemesen de, Damat Ferit ile dolu dolu magazin programı olarak sana eski günleri hatırlatmak istedik biz. Onun için arşivimden bir fotoğraf çıkardım. Bakalım sevecek misin. Evet verelim ekrana fotoğrafı. Bizi kaldırın sağdan sadece fotoğraf (altına çet stayla yazın)


+ Nereden buldunuz bu fotoğrafı. Fotoşop bu. Bu ben değilim. Aaa yanımdaki de Gökhan. Çok sarhoştum hatırlamıyorum. Hani söyleşi yapacaktık. Eski günleri hatrına geldim buraya. Komplo yaptınız bana. Ayıp ayıp damat bey. Bir dakika daha duramam burada.!!

- Dur dur lütfen gitme Çeeeet diye ergen kızlar gibi bağıracağımı zannediyorsan boşuna eski dostum Çet. Hemen de bey olduk.
*
Neyse sayın izleyiciler gördüğünüz gibi Çet'in apaçi staylaa fotoğrafı ile karşınızdayız. Demek ki genç kızların rüyalarını süsleyen Çet'in de bir zamanlar apaçi modasına takıldığını görebiliyoruz. Karizmayı çizdirdi yakışıklı oyuncu. Reklamlardan sonra yeniden birlikte olacağız. Biraz toparlanalım. Reklamlar!

(Reklam Arası) Evet arkadaşlar reklam dönüşü yayına girmeden Çet'in zor anları diye koyalım fotoğrafı gördüğü andaki haliyle birlikte. Sonra da ünlü oyuncu stüdyoyu terk etti!! Şok şok tarzından döndürelim. Duyan gelsin. (Reklam Arası)


Evet tekrar birlikteyiz. Konuğumuzun kaçması üzerine düzeyli programımızda sona ermiş oldu. Twitter mesajlarına da bakalım son olarak. Çok tweet geldi program boyunca. Burak'a olan aşkını ilan edenler fotoğraftan sonra sustu ama bakalım ilerleyen günler bize neler gösterecek :)) Bir dahaki Damat Ferit ile dolu dolu magazin programında buluşmak ümidiyle. Hoşçakalın.


Huhe :)

23.11.10

Oğlumuz mühendis, "öğretmen kız" arıyoruz


Merhaba. Havaların yavaş yavaş soğumasını beklediğimiz şu zamanlarda her sene olduğu gibi ama bu sene biraz geçte olsa öğretmen kız sezonu açıldı. Yehuuuu :P KPSS iptal olmasaydı sezon çoktan başlamış bitmişti bile. Sona kalan sözleşmeliler beklemede olacaklardı. Ama bu kez iptal olunca atamalarda biraz kaydı ve sezonda kaymış oldu. Öğretmen kız görücü timleri biraz fazla tatil yapmış oldular bu sayede. Deli gibi enerji depoladılar. Fişek gibiler:P Yüksek puan alabilme ihtimali olanları listelediler. Sürpriz yapabilecekleri de ayrı yazdılar.:P Sabırsızlandı tabii öğretmen avcısı görücü teyzeler, o kpss açıklanır açıklanmaz harekete geçtiler dört bir koldan. Evet, hayırlı olsun yeni sezon vatana millete. En az 3 çocuk :P:p


Görücü timi her öğretmene gitmiyor öncelikle. Sınıf öğretmenleri, okul öncesi öğretmenleri, İngilizce öğretmenleri, Türkçe öğretmenleri ve Matematik öğretmenlerinin geçiş üstünlüğü var. Diğer kalan öğretmen kızlarımız ise eğer olur da talep çok olursa tercih edilebiliyor ikinci safada:P Tabii bu da yetmiyor. Mezun olması yeterli değil malesef. Üzgünüm kızlar:P Biliyorum hepiniz birer öğretmen olarak görücüleri bekliyorsunuz 4 gözle ama durum bu:P Kpss sınavından bölümüne göre ama genelde 85 üstü alanlar göz hapsine alınıyor teyzeler tarafından...

Nasıl haberdar oluyorlar peki kim ne almış, hangi puanı almış. Kendi aralarında oluşan mükemmel bir dayanışma var bunların. Ayşe'nin kızı, Necla'nın yeğeni diye ağızdan ağıza gidiyor bu haber. En sonda da müstakbel damat beyin annesine, kardeşine, ninesinin kulağına gider ve süreç başlar:P Süreci biliyorsunuz zaten klasik kız görme ve isteme süreci. Yok ben bilmiyorum diyorsanız nerede yaşıyorsun sen kardeşim derim, ayıp ya lütfen yani :P

Daha önceden dediğim gibi listesi yapılmış, kulaklarına çalınmış olan öğretmen kızlarımızı en yüksek puan olanından düşük olanına doğru ziyarete başlarlar. Ya tutarsa mantığı işler burada. Öğretmen olsun da ne olursa olsun.:P:p Hepsine giderler. İlla ki biri olumlu cevap verecektir değil mi:P Vermezse eğer o en başta dediğim ikinci safa öğretmenler misal Fizik, Kimya, Coğrafya'nın atanabilitesi! yüksek olnlara kayarlar:P Kısmetten fazlası olmaz zaten ehe:P Öğretmen kızlarda aslında özellikle sınıf öğetmenleri falan köylerde pek kalmak istemediklerinden eş tayini denen nimetten yaralanmak için evlenmek istiyorlar genelde. Köye gitmeyenler ise evlenmezler, görücü mü ayyyy derler:P Ama onlarda 2 ay doğunun ücra bir köyünde öğretmenlik yapsalar görücülere daha sempatik bakacaklar bence:P:p Korkmayın korkmayın çok cici teyzeler onlar:P


Görücü teyzeler çok iyi insanlar aslında. Sırf öğretmen hanım kızlarımız oralarda perişan olmasın memleketinde öğretmenlik yapsın diye fedekarlık ederler mühendis, doktor, subay, polis oğullarını öğretmenlere verirler. Hepsi öğretmenler için yani, gül gibi oğullarını evlendirirler. Kim yapar bunu hıı kim yapar başka. Yaaa:P Örnekler için;

Oğlumuz mühendis, öğretmen kız arıyoruz.
Oğlumuz doktor, öğretmen kız arıyoruz.
Oğlumuz bankacı, öğretmen kız arıyoruz.
Oğlumuz subay, öğretmen kız arıyoruz.

Şu zamanlar karaborsa Kpss atamaları beklenirken, kim önce davranırsa o alır kadrolu öğretmeni ona göre:P Aldığım istihbarata göre atamalar başlamadan harekete geçtiler zaten timler. Sezona hızlı bir giriş yaptılar. Görücü bir teyzeyle yaptığım bir söyleşi de dediğine göre bu sezona çok iyi hazırlanmışlar. Elimizden ne sınıf ne anaokulu ne türkçeciler kaçabilir diyorlar. "Yeminimiz var öğretmen istiyoruz" diye de bir slogan geliştirmişler. Böyle motive oluyorlarmış bu kutlu yollarında.

Ben de bir blogmania yazarı olarak onlara bu kutsal vazifelerinde başarılar diler, ellerinden öperim.:P:p

22.11.10

TRT 2 Gibi Adam | komikli blog


Merhabalar efendim. Tatilden döndüm hemen yazı yazmaya koyuldum. Ne kadar da çok seviyorum bloga yazmayı. Zaten bir bloga yazmak, iki suya yazı yazmayı, üç de güzellere yazmayı çok seviyorum. Yazmak kadar güzel şey var mı bence yok:P Bugünkü yazımızı TRT Stüdyolarından yazacağım. Çok ısrar ettiler TRT 2'ye konuk oldum ben de. Blog açmışlar falan bir bakalım dedim, çok memnun kaldım bol bol kahkaha attım. Onun için de sizlerle paylaşayım istedim bu komikli blogu :P


Blogun Adı: Trt 2 Gibi Adam

Bu tarzda bir blog daha görmemiştim sanırım. Yıllardır iyi kötü bir sürü blog okudum falan ama bu adam (adamın adı Özgür) beni güldürmeyi başaran nadir blogculardan. Zeki insanların konusu zaten bu komedi işi. Blogcumuz Özgür'de de zehir gibi akıl var bence. TRT 2 kanalının bloga aktarılmış hali kendisi. Aynı zamanda komik versiyonu. TRT 2'nin yandan çarklısı. Keşke tüm TRT'ler bu kadar eğlendirse bizleri aa dostlar. TRT'ye olan sempatiniz tavan yapacak:P

Blogda ne yok ki ne yok ki. Her şey var allahıma bin şükür. Cebini düşünenler için Ekonomi köşesi, bilgilenelim ÖSS'ye hazırlanalım, KPSS'den kopya çekmeden 100 alalım diyenler için örnek çözümlü soruların olduğu Eğitim köşesi, İş hayatı, ilim bilim, pencere demirlerine oturan çocukla ve ineceği durağa yaklaştıkça akli dengesini yitiren teyzeyle olan harika röportajlar, sağlık her şeyden önce gelir diyenler için sağlık köşesi ve müzik ruhun gıdası diyen aklı başında insanları için yörelerimiz türkülerimiz bölümü hepsi birden bu blogda :P Daha sayamadığım bir sürü bölüm daha.

Blogda ayrıca Resim Sevinci diye bir bölüm var ki tam akıllara zarar. Nasıl düşündün bunu abi diyeeceğinizi düşünüyorum. Ben dedim vallahi. 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi böyle bir bölüm bence:P Ekonomi, sağlık ve eğitim programlarının hastasayım ayrıca. En çok onlar hoşuma gidiyor. Geriye dönük okumanız gereken, stres falan bırakmayacak bir blog bu blog :) Örnek verelim bir yazıdan bir kesit Etkili tasarruf yöntemleri adında. Buraya maddelerin giriş cümlelerini ve bir kısımını ve koyacağım devamı blogda efendim:P

1.Dışarda yemek yemeyin...

2.İç güveysi gidin. Ayrı eve çıkacaksınız da nolacak yani, her ay kira, her ay fatura....

3.Günlük alışverişinizi hep aynı yerlerden yapın. Bi süre sonra aranızda bir esnaf-müşteri hukuku oluşacaktır. İşte o hukuk oluşur oluşmaz hemen ekstra indirim istemek, malın iyisini almak, etin yağsız tarafını paketletmek, deftere yazmak sonra aybaşında vermek gibi faaliyetlere girişin...

4. Arkadaşlarınızla, eşinizle, dostunuzla hatta köydeki babaannenizle falan hep msn den konuşun. Öyle kontöre falan para kaptırmayın...

5.Ne demek efendim dışarı çıkıp bi yerde çay içip sohbet edelim. Evde de var çay. Gidip orda 1 lirayı bayılcan buz gibi karbonatlı çaya...

Devamı blogda dediğim gibi :) Tüm yazıları buraya aktarmak istiyorum yahu. Hepsi ayrı güzel bir tane daha var okurken haha diye kahkaha attığım yazı :P Yazarımız Adab-ı Muaşeret kurallarını ele almış. Hem güldürmüş hem ne kadar doğru dedirtmiş:P Şimdi o kuralların misafirlikte meyve yerken kısmını okuyalım beraber :) Okumayan kaybeder:P:p

"Misafirliğe gidilmiş, yemek yenilmiş ve bir müddet sonra da tabaklar içerisinde meyveler gelmiş. Ama o da ne? Görgüsüz bir toplum canavarı daha diğer insanlar elmasını soymamışken 2 muzla bir avuç kayısıyı yutmuş bir yandan da gözlerini belertmiş üzümü kesiyor. Ev sahipleri şaşkın, bu saygısızın yerine kendileri utanıyor. Hiç mi meyve görmedin be münasebetsiz? Bak ellerim titremeye başladı sinirden ya. Efendim gelen meyveye öyle sirk maymunu gibi atlayacağınıza gidin damdan atlayın daha iyi. Hele bi de o eliniz önce tropikal meyvelere uzanmışsa sizi orda yarım saat rencide etseler yeridir. Meyve sıralamasında yanlış anlaşılmalara mahal vermemek için öncelik elma, portakal gibi her eve girebilen meyvelere verilmelidir. Elma mutlak surette soyulmalı ve 4 eşit parçaya dilimlenmelidir. her dilimdeki çekirdek taneleri ayıklandıktan sonra dilimler 3 lokmada bitirilmelidir. Siz zaten bir elmayı bu şekilde yiyene kadar yarım saat geçeceği için diğerlerine pek vakit kalmayacaktır. Kalsa bile eğer bir muzu yemeye niyetlendiyseniz yarısını yiyiniz ve çok meyvenin midenize dokunduğunu söyleyiniz. Hiç merak etmeyin siz gittikten sonra o muz bir şekilde tüketilecek, ziyan olmayacaktır. Bildiğimiz gibi adab-ı muaşeret kuralları yalnızca yanımızda tanımadığımız kişiler varken geçerlidir. Yoksa isterseniz pilavı elle yiyin, isterseniz salonun ortasında oğlunuzla güreş tutun, sorun değil."

Sınırlı sayıdaki erkek blogları içinde en komik olanlarından bu bence. Hani çok sevdiğim arkadaşlarla yarışır hehe:P Ama tarzı farklı bunun. ALıp götürüyor. Knedini TRT 2'de sanıyorsun bir an yazıları okurken.

Kaliteli yazar, kaliteli blog, kaliteli gülmeler isteyenler için bulunmaz hint kumaşı. Blogu yayına hazırlayan özgür arkadaşı ellerine sağlık, vallahi süper iş yapıyor. Takdir etmemek mümkün değil yazılarını :P Çok güldüm yaa az "gerçek" haber izleyeyim de moralim bozulsun:P