28.2.09

Beyaz Show Sonrası


Beni tanıyanlar sagopa kajmer ve kolera hastası olduğumu bilirler..Türkiye de ciddi boyutta rap yapan nadir insanlardır ikisi de.Hele özellikle sago için bunu söylemek aşikar..

Neyse dün akşam Beyaz Show'daydılar..Beyaz bu kez kendini aşmış bir de hayko cepkin ve yasemin mori' yi de çağırmış..Ben de nasıl bir müzik anlayışı var bilmiyorum ama bu adamların hepsini seviyorum bea..Evrensellik de böyle birşey sanırım..
Programı izlemediysen kayıp(bence)..Sago zaten her zaman tv ye çıkan bir adam değil..Ee böyle adamların yüzünü özlemek bu yuzden süper..

1.Bölüm





2.Bölüm



Canlı olmasa da performanslar süperdi..Kendimi bir an orada hissettim zaten izlerken..Sagonun break dans gösterisini zaten hiç anlatmıyorum..Çok güzeldi..Onu da geçtim,dikkatimi çeken birşey vardı ki önlerde oturan türbanlı bayan bir seyirci kolonun ve sagonun şarkılarını ezbere biliyordu..hani tamam çok anormal değil belki ama tuhaf oldum açıkcası..Sakın şimdi türbanlı hatunlar da yanlış anlamasın da aman ha!Ben şaşkınlığımı belirtiyorum yoksa isteyen istediğini dinler tabi banane..
Beyaz programı o kadar güzel idare etti ki,iki farklı müziği de birbiriyle öyle güzel bütünleştirdi ki..Sagodan nefret eden yada hayko dinlemeyen herhangi biri bile hiç sıkılmadan izlemiştir eminim..

Hayko da iyidi ama şu deli gibi tepinen kitlesinden nefret ediyorum..Suratlar saçlar bir şekil,tipe bakıyorsun zaten o biçim kaymış..Müziği hayatınla bütünleştirirsin ama orijinal birşeyler yaparsan göze çarparsın,yoksa özentilik bir yere kadar..Hepsi aynı fabrikadan çıkmış gibilerdi..

Onu da geçtim sanırım sago rapstar ve rapini 2 kuruşa satan cezaya rap müziğin ne demek olduğunu bir kez daha gösterdi..Türkiye'de cidden hiphop anlamında bölünmeler var ki bence şöyle;rap dinlediklerini sananlar ve rap dinleyenler..Tamam abartma diyeceksin ama haksız olduğumu düşünümüyorum..Rap müzikle yakından ilgilenenler de benim az çok ne demek istediğimi anlayacaktır..Esselam:)

27.2.09

4 Farklı Blogger Camiası


Blog denilen kavram ülkemizde gittikçe popüler olmaya başladı.Her gün küçüklü büyüklü her yaş grubundan insan bende yazacağım benim neyim eksik diyerekten kendilerine bir blog açıyorlar.Bunların çoğu geçici heveslerden oluşuyor.Aradan zaten iyi ve kaliteli olanları sıyrılıp yoluna devam ediyor.Herkesin kendi kafasına göre takip ettiği ve sevdiği bloglar var.Sadece bu sınırlar içinde alışverişde bulunuyorlar.Ben bunları kategorileştirdim kendime göre.Şimdiden söyliyeyim bunlar tamamen benim görüşlerim kimseyi bağlamaz.

1.Friendfeed Blogger Camiası:
: Bu kategorideki bloggerlar genelde bu friendfeed denen yerde takılırlar.Ondan bu camiaya böyle bir isim verdim.Ve yine genellikle bu blog yazma olayına çok önceden başlamışlardır.Bu yüzden dolayıdır ki kendilerini seçilmiş veya en iyi blogger olarak görmektedirler.Tüm blog camiasının kendi etraflarında döndüğünü sanarlar.Tabi hepsi değil ama çoğunluk böyle. Teknoloji,tasarım sonra reklam,pazarlama tarzında bloglar çoğunluktadır bu camiada.Aralarında kişisel blog tutan (bence kişisel değil ticari) bloggerlarda mevcut.Ama ne kadar kendini beğenmiş olsalarda iyi insanlardır.Tek yanlışları kendilerini çok büyük! görmeleridir.Ama aralarında çok değerli, bilgili insanlarda vardır.Unutmadan, nerdeyse hepsi Wordpress kullanıcısıdır.

2.Bloxoo(Blograzzi) Camiası: Burda ise genelde! blog yazmaya yeni başlamış veya daha 1 senesini yeni doldurmuş veya doldurmamış bloggerlar yer alır.Büyük çoğunluğu kişisel blog yazarlar.Benim en sevdiğim gruptur.Çoğunun blogunda her hangi bir reklama rastlamazsınız.Canları ne isterse onları yazarlar.Onları herhangi bir organizasyon veya ürün falan yönlendirmez yazıları için.! (Sosyal Mesaj).

Gerçek blogger kitlesini oluşturuyorlar bence.Çünkü amatör ruhu denen olguyu barındırıyor bu kitle.Eğlenmek için, hobi amaçlı olarak bloglarına birşeyler yazarlar.Paylaşımcı blogculardan oluşur.İlk kategorinin aksine büyük bir çoğunluğu blogspot kullanıcısıdır.Aralarında azda olsa Blogcu kullanıcısıda vardır.

3.Friendfeed /Bloxoo Karışımı Blogger Camiası:: Bunların sayısı pek fazla değildir.Bende bu kategoriye giriyorum.Bloxoo'dan sıkılan yeni şeyler arayan ama Friendfeed'deki soğuk havayıda sevmeyen ikisi arasından gidip gelen bir kitledir bunlar.Bunlara şöyle bir örnek verilebilir.Almanya'da doğmuş gurbetçi Türkler gibiler.İki kültür arasında sıkışmış hangisinin kendisine uygun olduğunu tam olarak belirleyemeyen bloggerlardır.Eğer amaçları ticari değilse eninde sonunda 2.Camiaya dönerler geri:P Zaten amaçları da 2. kategorideki blogcularla benzerdir.

4.Başıboş Camia: Bunlar hiçbir platformda yer almayan bloggerlardır.Çok büyük bir kitlesi blogu.com kullanıcısıdır.Aslında bunların yaptığı tam olarak blog olarak nitelendirilemezse de blogcu.com da barındığı için biz öyle kabul ediyoruz.Bazıları ticari amaçlarla açılır.Ama sonuç fazla başarılı olmaz.Konular genelde, örgü-dantel,takı-süs,yemek tarifi,şiir,fıkra gibi anonim şeylerden oluşur.Genellikle kopyala yapıştır tarzındadır.Aralarında iyi olanlar sıyrılıp 2.kategorideki kitleye dahil olabilmektedir.Diğerleri ise internet ağında büyük bir çöplük olarak hayatlarına devam etmektedirler.

Son olarak her camiada da çıkık,ahlak yoksunu tipler mevcuttur.Bence bunları kendi haline bırakmak en iyisidir.Kendi kendine otlasınlar.Kimse ilgilenmezse analarınıda alıp gideceklerdir zaten:P:p

Uff epeyde yazmışım:P:p Umarım güzel olmuştur.:D
Resmin Kaynağı

Benim Annem Bir Melek Dizisi (Atv Dizi)


Ülke olarak televizyon izleyen bir toplumuz.Hadi biraz daha özelleştirelim dizi ve maç izleyen bir kitleyiz.Madem izliyoruz güzel şeyler izleyelim değil mi.İşte televizyonlarımızda ki son zamanlardaki en güzel komedi dizilerinden biri hakkında yazacağım.O kadar tv programı yazdım bunu yazmasam olmazdı:)

Benim Annem Bir Melek (Dizi Atv)

Çok keyifle izliyorum bu diziyi.Eminim sizde öyledir.Çok komik bir dizi bence.Karakterlerde cuk oturmuş hani.Dizide Oya Başar,Ali Sunal,Tarık Ünlüoğlu sonra Dolunay Soysert gibi isimler yer alıyor.Yani dizi usta isimlerden oluşuyor.Bu da güzel bir dizi ortaya çıkarmış.Bu sitkom dizileri ben çok seviyorum.Birazda çok seviyorum galiba hiç kaçırmıyorum bazılarını.

Dram dram nereye kadar.Az gülelim değil mi.Bindir! bir gece sonra Dudaktan Kalbe filan filan gibi dizilerden gına geldi artık.Böyle kaliteli komedi olsun.Canımı yesin televizyoncular.:))

Dizideki karakterlerin hepsi ayrı bir bomba.Mesela Nalan var bir tane.Salak bir rolde.Acaba gerçek hayatta da mı böyle diye düşünmüyor değil insan.Çok iyi oynuyor çünkü.Replikler süper:D Sonra evin babası eski Komando Cahit var.O daha bomba oğulları ve karısı Neriman (Oya Başar)ile olan diyalogları harika.:)Bir ailenin büyük oğlu Metin var.Bostancı-Taksim dolmuş hattında çalışıyor.Çok gittim geldim orda.Ayrı bir hava çünkü:)) Ona da bundan dolayı sempatim var:)

Dizinin bir de diğer bölümü var.Şu artiz ve oflunun olduğu bölüm.Ordaki muhabbetlerde harika.Her bir yanı komedi kokuyor dizinin.Ayrıca her bölümü ayrı komedi.Geçen bölümden itibaren diziye "Durusucan" adıyla Özgü Namal katıldı.O bölüm çok bombaydı.31.Bölüm belki izlemeynler vardır izlesinler:) 2-3 bölüm daha dizide kalacakmış galiba.Ama belki daha devamlıda olabilir.Çünkü çok güzeldi geçen bölüm.

Dizi Cumartesi günleri saat 20.00 da her hafta.Zaten izliyorsunuzdur da yine de ben hatırlatayım.Biraz olsun iyi vakit geçirmek isteyen komediyi seven akıllı insanların:)) izlemesi gereken bir dizi:)

İşte Durusucan'ın yani Özgü Namal'ın oyandığı 31.Bölümden kısa bir bölüm.Çok komik:D Kesinlikle bir göz atın:D

video

26.2.09

....Büyük Aşkım...

Yazan: yejades | 26.2.09 | Kategori: | 10 Sesime ve fiziğime güveniyorum


İtiraf ediyorum... Bu hayatta onu sevmedğim kadar kimseyi sevmedim. Hastayım ona, ölürüm. Allah'ım analar neler doğuruyor! Niye hep filmde oluyorlar.... :D Orlando Artvin'e gelsin diye feyizbuka grup mu açsam ne? :D

The Reader



Son ikidir Kate Winslet filmlerinden gidiyoruz.Ben de bugün canımız ciğerimi Kate Winslet ablamızın oscar heykelciğini kucakladığı filmi 'The Reader' dan bahsedicem.Öncelikle söylemem lazım ki ben çoooooook beğenirim Kate Winslet’i yani en aptal saptal bi film bile olsa oynadığı, sırf o mimiklerini bakışını duruşunu izleyebilmek için izlerim filmi.Hatun mania yapıcak olsam kendi adıma listenin en üst sıralarında yer alır kesin zira güzelliği geç farklı bi havası bi karizması olduğunu düşünürüm hep.Hangi rolü oynasa yakıştırır bana göre. Bütün bu saydıklarımı göz önünde bulundurursak kesinlikle hak etti Kate oscarı bu filmdeki performansıyla da,kendine yakışanı fazlasıyla yapmış diyebilirim.Diğer oyuncular da gayet başarılı haklarını yemeyelim.Filme gelirsek kişisel fikrim muhteşem bi film değil ortamala ama gene de izlemeye değer.Konuya gelirsek 1958de Batı almanyada 15 yaşındaki genç Michael Berg ve 36 yaşındaki Hanna Shmitz’in yolları kesişir ve onları garip bi aşk hikayesinin içine sürükler.Aralarındaki büyük yaş farkına rağmen bi ilişki yaşamaya başlarlar.İlk başta sadece cinselliğe dayalı bişey olsa da film ilerledikçe görürüz ki aslında bu aşkın ikisinin de hayatları üstünde çok önemli etkileri var,hele Michael’ın.Film ilerledikçe aşk cinsellik duygularının yerini daha çok arkadaşlığa ve kefaret duygusuna bıraktığını görüyoruz.Film bence iki bölümlü ilk kısmı daha çok aşk üstüne dönerken,ikinci kısım Hanna’nın sakladığı sır,Michael’ın tasadüfi bi şekilde buna ortak olması ve bu sır konusundaki kararlarının geri kalan hayatlarını nasıl etkilediğiyle ilgili.Azcık spoiler kategorisine girse de söyliyim Hanna 2.dünya savaşı esnasında Nazi kamplarında SS gardiyanı olarak görev yapmıştır ve daha sonra Almanya’nın yaptığı hataları telafi etmek amacıyla denk getirip bulabildiği SSle bağlantılı kimseleri yargılaması hareketine dahil olmuştur.Kuşkusuz 2.dünya savaşı yahudi katliamı bi insanlık ayıbıdır ama bütün ulusun,politik liderlerin biçok önde gelen insanın zamanında parçası olduğu durumun savaş sonrası sadece bikaç basit görevli insanın suçlanıp göstermelik yargılanmasıyla kapatılmaya çalışılmasının ne derece ahlaki ne derece doğru olduğu da sorgulanıyo filmde.Yani bu açıdan soykırımı Almanlara olan etkisi yönünden de sorgulamasıyla bu dönemi anlatan filmlerden ayrılıyo bi noktada bana göre.Demem o ki izlenmelidir.Buyrunuz trailera alayım :)




Msn Şifre Kırma Yöntemi (Program)


Yazacak konu bulamadım kendime.Bende o zaman bilgi ve birikimimi sizlerle paylaşayım dedim.Biraz Msn şifresi kırıp rahatlayalım.Eğlenelim değil mi:D Kendimizi tatmin eedelim dedim.Bazen insana böyle şeyler iyi gelir.Böyle hırs duyduğunuz böyle bulsanız bir kaşık suda boğacağınız birinin msn'nin şifresini kırmak güzel olmaz mıydı:P:p

Belki de kız arkadaşınız başka erkeklerle konuşuyodur.Ya da erkek arkadaşınız yeni aşklara yelken açıyordur.Bunu öürenmenin bir tek yolu var.O da şifresini ele geçirmek.

Evet aşağıdaki programı sizin için Limk.com üretti.Eğer daha önceden bu programla karşılaştıysanız ses etmeyiniz.İspiyona hayır:D Karıştırmayın ortamı:P Programı kullanmak çok basit ilgili yere şifresini kırmak istediğiniz kişinin msn adresini yazın ve Şifreyi kır deyin.Sonuç sizi çok memnun edecektir.

Msn şifresi kırmanın verdiği hazzı şifreyi kır dedikten sonra daha iyi anlayacaksınız.Bunu garanti ediyorum.:P:p Hadi rastgele:D

Yorumları bekliyorum.Sonuçlar önemli benim için:p

25.2.09

Hayallerin Peşinde Filmi (Revolutionary Road)


Sonunda beklenen film Türkiye'de vizyona giriyor.Vizyon tarhi 26 Şubat olması lazım.Sinema sever aynı zamanda korsan sevenler bu filmi ne yapıp edip izlemiştir.Ama izlemeyen kitle daha çoktur diye düşünüyorum.Filmin adı ;

Revolutionary Road / Hayallerin Peşinde

Filmde Titanic filminden sonra yani 11 yıl sonra Kate Winslet ve Leonardo Di Caprio bu filmde buluştu diyebiliriz.Film tabiki bir romantik bir drama.Bu ikilinin bir araya geldiği filmden başka birşey beklemek haksızlık olurdu zaten.

Revolutionary Road diğer adıyla Hayallerin Peşinde filminin konusu hakkında bilgi verirsek.Film 1950 yıllarında geçiyor.Filmde birbirini seven ancak çok fazla tanımadan daha birbirlerine yabancıyken evlenen karı kocanın hikayesini anlatıyor.

Bu ikili hayallerini bırakıp önce küçük bir kasabaya yerleşiyorlar.Sonrasında bir nokta geliyor sıkılmış olacaklar ki daha konforlu bir hayat için hayatlarını değiştirmeye ve hayalleri peşide koşmaya başlıyorlar. Tabi herşey yolunda gitmiyor.Kararlarının doğru olup olmadığını düşünüyorlar.İşte bu şekilde gelişen olaylar silsilesi diyebiliriz.

Hem Kate Winslet hem Leonardo Di Caprio süper bir oyunculuk sergiliyorlar filmde.Bu da filmi izlenesi kılıyor zaten.Şunu da hatırlatayım Kate Winslet bu filmdeki rolü ile Golden Globe kazandı.Film 3 dalda da Oscar'a aday gösterilmişti ama alamadılar.

İlgilenenler için Hayallerin Peşinde filminin fragmanı ise şöyle,





Size tavsiyem filmi orjinal dilinde izlemeniz.İngilizce olmayanlarda altyazı ile izlesin.Aslında bu tüm yabancı filmlerde geçerli duyguyu yakalamanız manasında.Dİğer türlü daha farklı oluyor.

Alessandra Ambrosio #7 Krema Tadında



Ne zamandır hatun mania listemize yenilerini eklemiyoruz.Evet geldik 7 numaraya.Yine dehşetül vahşet diye nitelendirebileceğimiz bir güzelimiz ile birlikte olacağız.Bundan önceki yengeleriniz gibi bu da tabiki bana yanık olanlardan.Seçim yapmakta zorlanıyorum.Zaten ondan bu listeyi yaptım:P:p

Alessandra Ambrosio

Bir bakan bir daha bakıyor.Allah onu boş zamanında yaratmış gibisinden bir söz var ya.İşte sanki bu söz Alessandra için söylenmiş.Allahım allahım.O ne endam bu ne cilve. Bazen düşünüyorum böyle birine sahip değilsen neden yaşıyorsun Ukturk diye.Ah ah:P:p Hani biraz kabaca olacak ama ne yapayım böyle terbiyesiz ahlaksız kişiler:P:p der ya hey maşallah at gibi at diye haha:D gerçekten öle at at:P:p ahaha:D

Bu güzelliği birazda melez olmasından geliyor sanki.Brezilya'da doğmuş ama Polonya ve İtalyan soyundan geliyor.Hepsinden birşeyler almış.Birinden cilvesini birinden cazibesini birinden de sıcaklığı almış.Adeta el yakıyor :P:p Recep İvedik Alessandra'yı görse heralde Rock'n Coke gibisin çadır kurmak istiyorum derdi.Ben bile diyorum.Hatta festival olsun katılayım falan ahaha:P:p

1.78 boyunda.1981 doğumlu.Tam istediğim özellikler.Daha ne olsun:D Ayrıca Victoria Secret mankenlerinden.Zaten ordaki kızlarda ne öle hepsi bir afet:P:p Aslında ilk böyle aşık oluşum Casino Royale filminde hani şu James Bond filmi, işte orda küçük bir rol olan seksi bir tenisçiyi canlandırmıştı.O küçücük rol bile vay dedirtmişti.

Son olarak blogumuza Akp İstanbul İl teşkilatından sürekli birileri girip çıkıyor.Faydalansınlar bu güzellikten.Bu kıyağıda herkese yapmam.Bu son resim onlar için:P:p


Oyumu Alessandra'ya veriyorum.Herşeyim onun oy dediğin nedir ki:P:p

24.2.09

Blogger İzleyici Sayısı Azalma Sorunu (Çözüm)



Bu konu hakkında yazmayı düşünmüyordum ama bir blogger arkadaş mail atmış.Bende yazayım o zaman dedim. O kadar Bloxoo foruma yazdım ama başlık aşağılara gittiği için gören olmadı galiba.Dünden beri blogger izleyici sayılarında bir düşüş gözlemlemişsinizdir.Hemen korktunuz panik yaptınız ben ne yaptım ki acaba beni izlemeyi bıraktılar diye:P:p

Burda blogger help grubunda ingilizce olarak gerekli açıklama yapılmış.Ne diyor peki.

Şimdi bu Google Friend Connect diye bir şey var.Bir de bizim kullanığımız Blogger Followers var.HAni bu izleyici eklentisi.İşte bu ikisini bir kullananlar yapılan güncelleme ile birlikte size Anonim olarak yani gizli olarak gözükmeye başladılar.Mesela ben öyleydim düzelttim geri.Eğer sizde mi öylesiniz nasıl öğreneceksnizi peki;

Bunu anlamak için önce

1.Blogger Kontrol Panelinize girin.
2.Ordan İzlediğiniz Blogları Yönet diye bir yer var.Oraya girin.
3.Orda eğer izlediğiniz blogların yanında Anonim yazıyorsa.Onu Herkese açık hale getirin.Bu sayede yeniden listelerde gözükmeye başlayacaksınız.

Bunu listenizde bulunan ve bu halde olanlar yaptıkça izleyici sayınız yeniden eski haline dönecektir.Tabi bunun duyurusunu yapmalısınız ki herkes görsün yapsın bu uygulamayı.

Hadi bol reytingli günler.İyi bloglamalar.No panic be happy:P:p

23.2.09

Pino'nun Yeri : Yetenekli Blog :P


Bu ara çok güzel bloglarla tanışıyorum.Kısmetim mi ne açıldı artık bilemiyorum.Bundan önce burda sevgili Nil'in bloguna yer vermiştik.Kendi alanında önemli bloglardan biriydi.Yine kendi alanında çok çok önemli bir blogu sizlerle buluşturacağım.

Blogun Adı: Pino'nun Yeri

Pino, süper ötesi bir blog.Pino'nun çizmlerine hayran kalacaksınız.Daha önce nasıl karşılaşmadım kendisiyle bilmiyorum ama çok güzel.Bu kadar yetenek bende olsa billboardlara ilan falan astırırdım heralde.

Taa 2005 'den beri bizlerle Pino.Zaten büyük bir kitleyi peşinden sürüklüyor.Sadece bloguyla değil Bilim Çocuk ve Meraklı Minik dergilerinin kapaklarını,içindeki oyunların çizimlerini birçok şeyi Pino'nun elinden çıkıyor.Tabi bunlar benim bildiklerim belki daha birçok dergi vardır:P

Tabi bu çizim sadece ellerde bitmiyor bence.Böyle güzel ve düzgün şeyler çizbilmek için insanın biraz zeka seviyesininde yüksek olması lazım değil mi? Hayran kadlım gerçekten.Alın size takip edilesi içi dolu dolu bloglardan biri daha.

Sadece rsimlerden oluşmuor blog aslında resimlere Pino duygularını aktardığı gibi yazılarıylada destekliyor resimleri.Aynı zamanda müzikte var.Herşey var.Hem ses var hem görüntü:P:p Şu çizimi çok beğendim ben bomba çok komik:P Bende de var bir tane böyle:D



Eylemlerimiz devam edecektir:P:p

Hayallerimdeki Tantuni ve Acı Gerçek


Bundan 5-6 sene önceydi.Daha 16 yaşında falanım.Soğuk değil ama yanar bir döner havaydı.Hafif bir rüzgar esiyordu.Saçlarımda rüzgarla çok iyi bir uyum yakalamıştı...(Hayaller hayaller...Hayal et.:D)

Sürekli böyle kebapçı camlarında böyle yine lokantalarda görüyordum böyle kocaman yazmışlar Tantuni şöyle tantuni böyle.Hayatında böyle tantuni yemedin abi gel gel diye bağıranlarda oluyordu.İçim içim kıpır kıpır oluyordu.Daha doğrusu tantuni hayallerimi süslüyordu o zamanlarda.

Sonra birgün artık yeter diyerekten evden çıktım ve doğal olarak bir kebapçıya girdim oturdum.Önceden de evden aç çıktım ki tadını çıkarayım tantuninin.Garson geldi ama çakma garson yani sadece adı garson.Neyse geçelim garsonu:))

- Ne istersin abi? Tantuni var o var bu var ..
- Sen bana tantuni ver koçum ne zamandır yemiyorum özlemişim (Yalan hiç yemedim daha önce:D:D)
- Yanında ne vereyim abi? Ayran,kola....
- Aslında bir kadeh rakı ile iyi gider ama sen bana yine de bir ayran kap gel bakayım.:)

Ve beklemeye koyuldum.Böyle hayallerimden tantuniyi portakallı pekin ördeği gibi bir yemek sanıyorum.Böyle egzotik birşey.Sonra çocuk getirdi 5 dakika içinde.Lan ne çabuk vay adamlara bak aşmışlar derken.O an çok büyük bir hayal kırıklığını uğradım.Yerin dibine giresim geldi.Ölseydim de görmeseydim diye.

Tantuni bildiğimiz ekmek arası etmiş.O an yaşadığım üzüntüyü anlatamam size.Keşke kalkıp gitmeseydim tantuni yemeye, tantuni hayallerimdeki gibi kalsaydı.Lanet ettim içimdeki tantuni sevgisine.Bütün ilişkimi kestim tantuni ile.Tüm temiz duygularımı aldım çekip gittim.:)

O aşamadan sonra zaten kendimi rakı balığa verdim.Akşamcı oldum.Bu çok büyük bir kederdi benim için.Hayatım tantuniden önce ve tantuniden sonra olmak üzere değişti.:))

22.2.09

Ampirik Yansıma....

Yazan: yejades | 22.2.09 | Kategori: , | 3 Sesime ve fiziğime güveniyorum


Ya ya ya! :) Çook uzun zaman oldu yazmayalı, biliyorum. Lakin kendi bloguma bir aralar düzgün yazamıyordum. (Buraya nasıl yazayım diye bir mana çıkıyor :D) Yanlız kanımca buranın ilk okurlarından sayılırım. İlk temasını, ilk yazılarını hatırlıyorum da şimdiki yapısıyla arasında çok fark olduğunu görüyorum. Başta benim bildiğim blogmania blogları tanıtma yeri olarak vardı, ama zamanla çok değişik bir hal aldı :D Oğlanlar, hatunlar havada uçuşmaya, Ukturk çok biliyormuş gibi kız tavlama teknikleri vermeye başladı. :D .....

Kötü mü oldu? diyorsunuz şimdi.

Yoo.. Sadece söylemek istedim. Eskileri yad etmek güzeldir. :)

Neyse sadete gelelim... :) Birkaç gün önce yeni blogla karşılaştım ve benim çok hoşuma gitti sizinle paylaşmak istedim. :)

Blog Adı: Ampirik Yansıma Bloga ilk girdiğinizde böyle rengarenk bir ortam sizi karşılıyor. Sanmayın aha Yejades kendin gibi cafcaflı bulmuşsun diye gerçi şu an hiç de cafcaflı değil. Neyse, ben o renkliliği siyahın içindeki renkli coşkuyu bulmakla adlandırıyorum. :) Bence çok sıcak bir blog. Renkli yazıları ve güzel fotopraflarla süslenmiş bence sizlerin ilginç şeyler bulabileceği bir yer. Ve kendisine ait iki tane facebook grubu bile var. Yan buradan kaliteli bir blog olduğunu anlayabiliyoruz. Ben takipe aldım ampirik yansımaları okurken keyif alıyorum.

Keyifli okumalar....

21.2.09

Bir Alışverişkoliğin İtirafları Filmi


Yarın pazar.Ne yapmayı düşünüyorsunuz.Öyle miskin miskin evde mi oturacaksınız.Havalarda malum.Kapalı ortamlar gerek bize.O zaman en iyisi sinemaya gitmek.Acaba hangisine gitsem ki? Vizyonda neler var bilmiyorum ben diyorsanız size haftasonunuza eğlence katacak bir film tanıtmak istiyorum.

Bir Alışverişkoliğin İtirafları / Confessions Of A Shopaholic

Evet isminden de anlayacağınız üzere azcık :) alışveriş içeriyor filmimiz.Biraz bayanlara yönelik bir film gibi dursada herkesin gidip güzel bir vakit geçirebileceği bir filme benziyor.Filmimiz romantik komedi.Ben çok seviyorum romantik komedileri.Hem sıkmıyor az gülüyorsun hem de beynin yorulmuyor filmi anlayacağım diye:) Tam tembel filmler bu romantik komediler.:))

Filmimizin konusunu şöyle ifade etmişler:

Sevimli mi sevimli Becky Bloomwood (Isla Fisher'ın çıkış rolü) modadaki son gelişmeleri takip etmekten kendisini alıkoyamayan ve durumunun farkında olan bir alışveriş delisidir. Bu şaşaalı dürtülerinin masrafını karşılamak için iş bulmak zorunda kalan Becky'ye kaderin bir cilvesi sonucu mali danışmanlık konusunda köşe yazarlığı teklif edilir ve tabii ki ortaya komik sonuçlar çıkar.


Son olarak filmin fragmanınıda verelim.Bir ön izleme olur sizin için.Fİkir elde edersiniz.Bence biraz güzel vakit geçirmek istiyorsanız izleyebileceğiniz bir film.

Özellikle alışveriş çılgını bayanlar kesinlikle izlesin:))



Hayalperestiiim!


Cumartesi günü kar yağması kadar iğrenç ne olabilir ki.Yani bütün bir haftayı at çöpe gitsin.Kar'ı seviyorum ama bu ne kadri alametir ya..Olmaz ki hep bana hep bana...

Ne giyeceğime bile karar vermiştim.Tamam çok üstüne düşmesem de bugünü iple çekiyordum salıdan beri.
Yılmaz...Lisedeki en yakın arkadaşlarımdan biri.Gizem ben ve yılmaz.Efendim oğlumuz oyuncu..Bildiğin tiyatro oyuncusu.Bu sene sahne sanatlarını bitirdi.Şimdiyse Devlet tiyatrolarında oynuyor her hafta.Bir de şu bahsettiğim kıytırıktan rock bar da haftada bir gün şarkı söylüyor.Yani kusursuza yakın diyebiliriz kendilerine.
Turne için Ankara'ya geldikleri zaman defalarca görüştük..Eşşek kafalılar telefonu her açtığımda beni işletirlerdi..Her seferinde farklı bir adamla farklı bir ses tonuyla saf saf yarım saat hiç çakmadan konuşurdum..
Benim içim çok değerlidir..En sevdiğim bereyi O almıştı mesela Ankara'dan..Bende ona mumları çok sevdiği için şu bardaklı mumlardan almıştım.Bir sürü şey paylaştık ama aklıma ilk gelen onunla ilgili hep şu olmuştur:
Üçümüzde lisedeki tiyatro grubundaydık.Prova için hocayı beklerken ben dertleniyorum,birşeyler anlatıyorum buna.Kaptırmışım kendimi giderken sözümü kesip şarkı söylemeye başlamıştı birden.Bir anda nolduysa gözümde flaşlar patlamıştı kelebekler böcekler birden uçuşmaya başlamıştı.En yakın arkadaşımla asla sevgili olmayacağım için bu sendromdan 1hafta içinde kurtulmuştum.Şarkı da şuydu;

Herneyse bir kaç gündür görüşüryoruz..Görüşüyoruzdan kastım mesajlaşıyoruz.Bugün yine oyunu vardı.Onu izleyecektim sonra da bir yerlerde takılacaktık.Yani böyle sözleşmiştik..
Şansım yok ki benim.Saçma sapan bu sorun için bir başka güne iptal ettik.Biraz da kendi istedi gibi oldu.Yani yan çizmeye başlayınca bende erteleyebiliriz sorun değil dedim.Bir bahane aradı gibime geldi.Kız arkadaşı(varlığından emin olmadığım)mı sorun yaptı diye düşündüm sonra.Hani zaten acelesi yok gibisinden de birşeyler de ekledim.Ya olmaz falan o kadar konuştuk görüşsek daha iyi olurdu deyip lafı direk üstüme yıktı.Pot kırmadan o kadar da önemli değilsin moduna girdim anında.Yalan oldu herşey.Stratejiden nefret ediyorum.Oyuna falan da gitmekten vazgeçtim bende.
Siz erkekler niye böylesiniz?

20.2.09

Damat Ferit Tarzı : Post Modern İnek Öğrencilik


Kaç gündür yazmıyorum bilmiyorum.Çetelesini tutmadım ama olmuştur galiba 4 gün falan.Bu 4 günlük süre zarfında sürekli olarak kulağım çınlayıp durdu.Heralde acaba Damat neden yazı girmiyor, nerelerde yoksa nayır nolamaz bizi bırakı gitti mi şeklinde şeyler söylediniz.Teneşirlere gelesin,yalım yalım yalınasın,dar sokaklarda kör bıçaklara gelesin gibisinden şeylerde söylemiş olabilirsiniz.Ama ben pek ihtimal vermiyorum.:))

Neden yoktum peki.Sınavlarım vardı efendim.Biz geriden takip ediyoruz biraz.İkinci yarıyıl başladı ama bizim topu topu 2 tane olan sınavımız daha yeni bugün yapıldı.Sınavlarım bu kadar ineklemeye ve çalışma sonucunda çok güzel geçti.2 sınavda toplam 8 soru soruldu 10 sayfa cevap verdim.Soru başına kaç düşüyor hesaplayın.Aralıksız yazdım kolum yorulmadı hiç.Neden.! Sürekli post girdiğimiden dolayı bloga antremanlıyım ondan:)) Parmak kaslarım gelişmiş klavyeye basmaktan.

4 günlük acılarla dolu hayat hikayemden sonra konumuza geçelim.Nasıl inek bir öğrenci olunur? Bu konu hakkında size çok faydalı bilgiler verebilirim.Aştım çünkü bu konuyu.Sınav zamanı inek olmayı özümsedim.Evet burayı atlamayalım sadece sınav zamanı ineklik.Damat Ferit tarzı inek öğrenci olmak ? Yani Post Modern İnek Öğrencilik:) Başlıyoruz.

1. Öncelikle ortam müsait olmalıdır.Bizi baş koyduğumuz bu ulvi görevden alıkoyacak dış mihraklara karşı kendimizi korumalıyız.Kim bunlar.Bunlar ders çalışmayan çalışmadığı gibi etrafınıda çalıştırmayan gaz vericilerdir.Olumm çalışma lan kolay bu.! ..Çalışıpta muallim olacağan len.! Hava çok güzel hadi piyasa yaparız .! gibi tarzda sizin çalışmanızı engelleyecek şeylerde bulunur bu tipler.Ama biz kanmıyoruz tabi.İnek olmaya karara vermişiz birkere.

2. Evet bütü dış mihrakları defettik.Hiç vakit kaybetmeden çalışma masamıza oturuyoruz.Yatağın üstünde olmaz uykun gelir uyursun:) Bütün kaynaklarımızı açıyoruz ve sorumlu olduğumuz konularda hiç konu atlamayarak çalışmaya başlıyoruz.Yok bu çıkmaz bu çıkar ayrımı yapmak yok.Yoksa inek olmazsın tam olarak.Hepisüne çalışıyoruz.Sesli olarak çalışın.Hem okuyun hem görün hem duyun.Üstüne birde yazarsanız ballı kaymak:)

3. Çalışmaya başladık.Belli bir süre sonra acıkırız ya da tuvaletimiz gelir.Eğer tuvaletemizin çok gelmemesini istiyorsak çünkü dikkatimizi dağıtıyor, az yemek yiyin.Mesela iki öğün yiyin.Fazla yemeyin.Bu sayede daha fazla zaman kazanırız.Hem de kilo almazsınız.:) Arada bir poponuzu sandalyede sağa sola oynatun sonra uyuşmasın.Popo kanseri falan olurusunz sonra amann:)

4. Geceleri fazla uyumayın.Uyku düzeniniz bozulsun.Benim öyle olur.Günde en fazla 5-6 saat uyuyun.Uymakla geçirmeyin vakti.O arada da ders çalışın.Otobüsle,tranwayla gidiyorsanız okula o süreçte de notlarınıza sürekli bakın.Yok ben arabayla gidiyorum nasıl çalışayıp diyorsan kırmızı ışıklar bunun için.Ne sanmıştın.Işık yanarken hemen açıp bakabilirsin.(Bu benim keşfim) Tekrar mahiyetinde:))

5. Evettt.! Çalıştık sınav zamanı geldi.Arkadaşlarınız soracaktır.
- Iıı ee Damat çalıştın mı sınava.?
+ Yok ya ne çalışması sabaha kadar oyun oynadım.
- Öle demek
+ Valla öle bakalım geçsem yeter ya .!
(Sonra sınavlar açıklanınca 100 almak..Tabi bunu tasvip etmiyoruz.Ama sürekli size bu ne şu ne gibisinden soruları engeller bir nebze rahat olursunuz.Sınava daha dinç girersiniz:D )

Bir inek öğrenci olmak için bunları yapmanız yeterli.Ama bu baştada dediğimi gibi benim ineklik anlayışım beni böyle bir ineğim.Şehirli ineğim ben.Bunun suyunu çıkarmış olan köy ve kasaba inek türleri de mevcuttur.Onlar çevreye büyük zarar vermektedirler.Siz onlardan olmayın.Sadece sınav zamanı ineklik en iyisi:))

Sınavlar bitti gelsin kızlar.Her türlü şeyi yapabilirsiniz.Post Modern İneklik bu çünkü.Sınavlar bitene kadar inek olmak:.))

19.2.09

Ukturk ve Google Analytics Kapışması 1



Bir ilki yapmanın heyecanı içindeyim.İçim kıpır kıpır:P Çoğu blogta hatta her blogta görüyordum.Bende yapacam bende yapacam diyordum ama her seferinde unutuyordum.Ama bu kez sabahtan planladım.En çok sevgili Ces ve Voodoo Girl'e gelen aramalara bayılıyorum.Tam seçmelik:P:p

Blogumuzun kurulduğu andan itibaren gelen tüm aramaları taradım ve hepsini belli aralılarla paylaşmayı düşünüyorum.Başlayalım isterseniz.Böyle azar azar vereceğim.Bir doz sadece:D Öyle .ok sansasyonel deil ama çok büyük zeka! ürünü aramlar bence bazıları.İlgimi çekenler bunlar.Ama çocukları ekranlar önünden uzaklaştırın:D

- Şşt şşt orası koysun size burası Önce dedim acaba bize mi diyor ama birşey belirtmemiş vatandaş ortaya kime değerse artık:P:p bende sana o zaman.Biz daha fazlayız zararlı çıkarsın:P

- Alo Manita Hattı İşte manita tavlama tekniklerinde son nokta.Alo Manita Hattı haha:D Arıyorsun Abd'eki escort servisleri gibi şöyle 1.75 boylarında sarışın balık etli olsun.İçine soğan koymayın ama haha:P:p

- Barbieli çocuk çadırı azcık büyük: Hehe buna çok güldüm valla.Bunu arayabilen ancak bir çocuk olabilir bence.Eğer değilse çok kötü.Böyle büyük değil azcık büyük olacak:D

- Rujun İçindekiler: Evet bu konuda uzman benim rujun içinde neler var söyleyebilirim.Hepsini tattım:P:p Şimdi çileklisi var.Favorim o.Bu dudak parlatıcıları da fena değil:P

- Turist Tavlama Teknikleri: Bu aramayı yapan arkadaşıma burda teşekkürlerimi sunuyorum.Bu aramayla gelen birçok kişi var.Bu konu hakkında Türkçe yazın ne yazık ki az.Bu açığı kapatcaz Allahın izniyle.Amin:P:p

- Balık etliyim erkeklerin mesajlarını bekliyorum: Tam yerine geldin biz sana yardımcı oluruz.:D Bize sağdaki adresten ulaşabilirsin.Blogta hizmette sınır yok bizde:P:p

Bir de şunlaru söyliyeyim bloga Pucca fotoğrafları ve pucca ile ilgili türetilmiş birsürü arama geliyor.Bana o kadar geliyorsa Pucca'ya ne kadar geliyor siz hesaplayın.Burdan o arkadaşlara sesleniyorum sizi anlayabiliyorum.Ama herşeyin bir bedeli vardır.

Ücret tarifemizi açıklıyorum.1 fotoğrafa 100 TL, iki fotoğrafa 190 TL ,eğer beş tane alırsanız 400 'e veririm.:P:p Kdv dahil fiyatlarımıza.Poster boyutunda kuşe kağıda:D Başka yerde bulamazsınız bu fiyatları.Maliyetine ancak kurtarıyor.Bu işten kaç kişi ekmek iyyor bilyor musunuz:P:p haha:D

17.2.09

Son Dönemde Blog Dünyası..

Yazan: Üfürükten Prenses | 17.2.09 | Kategori: , , , | 18 Sesime ve fiziğime güveniyorum

Neden blog yazıyoruz? Kendimizi ifade etmek için.. Neden kendimizi ifade etmek istiyoruz çünkü bu açıdan bir açlığımız var.blog yazan herkes için geçerli olan bir gerçek var ki blog yazarak sosyalleşiyor içimizde gizli kalmış tüm gerçekleri hiç tanımadığım insanlarla paylaşıyoruz.. Bütün bunları yaparken hepimizin bir ortak noktası var ki :Özgünlük !

Blog yazmaya başladığım süre ile blog okumaya başladığım süre aynı değil. uzunca bir süredir blogları takip ediyor ve takip ettiğim bloglarda içerikleri ne olursa olsun içtenlik arıyordum.. Örnek vermek gerekirse Teknoloji üzerine yazan,teknolojik gelişmeleri derleyip toparlayan bir blogda bile aradığım tek şey o bloggerın bu gelişme ile ilgili düşüncesi,kendi değerini bu düşünceye katabilmesi.. Netice olarak konu bana ulaştığında ben bana iletilmeye çalışılmış fikirden faydalanmış olmalıyım..

Derleme Bloglar..

Son dönemde blog dünyasında benim açımdan sıkıntı yaratan ilk konu derleme,toplama bloglar.. bu bloglardan dürüstçe söyleyebilirim ki nefret ediyorum.Emek dediğimiz şey herhangi bir gazetenin internet sitesinden kopyala-yapıştır yapmak ise benim yaptığım şey blog yazmak değil.. bu bloglar vakit kaybı,tamamen reklam almak üzere,sağdan soldan ziyaretçi kapmak üzere toparlanmaış gayet bayağı bloglar.. bu bloglara itibar etmeniz,eğer özgün bir blog yazarıysanız sizin tamamen zararınıza bir durum.. Olayı ticari hale getirmek elbette kişilerin kendi insiyatifi ama bu sebeple bizlerin berbat içeriklerle muhatap olması oldukça can sıkıcı

Fikir ve Yazı Hırsızlığı..

Benim için çok taze bir konu.. Geçen haftasonu bu konuyla uğraşıp durdum.. sinirlerim harap oldu,sonra kendimi bu kadar yıprattığım için kendime kızdım. gerçekten duygularınızı beyninizi ortaya koyup yazdığınız yazıyı birisi kendisine aitmiş gibi yapıp yayınlıyor.. İnanın insanın sinirleri bozuluyor..Herşey sevgililer günü yazımı,bloxoo'da görmem ile başladı.. yaşını başını almış,sonradan incelediğimde zerre emek vermeden blog yazarı olduğunu iddia eden bir şahsiyet yorum olarak benim yazımı eklemiş.. uyardım fakat beni kabalıkla suçladı.. sonra bloguna göz gezdirdim ki bloguna da eklemiş.. yine uyardım .."beni ilgilendirmez,bana ne ben yazıyı mail grubundan aldım,derdini oraya anlat" dedi.. Sinirlerim gerçekten bozulmaya başladı,asabileştim,sertleştim. ve dürüst olayım seni hırsız diye rezil ederim diyerek tehdit ettim.. aslında tehdit de değildi bir şekilde rencide edecektim..

neyse ki konu kapandı ,kişi yazımı kaldırdı.. fakat özür bile dilemedi.. ne link verdi ne utandı.. neden? çünkü alışmış.. çünkü fikir hırsızlığı bir alışkanlık.. hoşunuza giden herşeyi alıp kafanıza göre yayınladığınız,sizinmiş gibi hava attığınız,tebrikleri kabul ettiğiniz bir ahmaklık.. bir kendini kandırmaca.. bu insanlara prim vermeyin arkadaşlar.. bulduğunuz farkettiğiniz anda rencide edin.. uyarın ve gereğini yapın.. eğer özgün kaliteli yazılar okumak istiyorsanız,bir gün gelip de sizin de yazılarınız fikirleriniz çalınsın istemiyorsanız,bu insanlara dikkat edin!


Kadın Blog Yazarlarına Garip Bakış Açısı..

Toplumsal değerler,düşünceler elbette blog dünyası için de geçerli.. Kadına saygı duymayan,kadının yaptığını değer vermeyen bu cahil insanlar blog dünyasında yavaş yavaş hakim olmaya çalışıyor.. son dönemde gördüğüm tartışmalardan anladığım şu ki.. eğer okunan,izlenen,takip edilen popüler bir blog yazarı kadın iseniz muhtemelen ahlaksızsınızdır.. muhtemelen cinsellikle ilgili hikayeleriniz vardır,muhtemelen hafif (argoda) oynak bir karaktersinizdir yoksa aksi taktirde bir kadın blog yazarının ilgi görmesi hele de erkekler tarafından ilgi görmesi mümkün değildir.. Bir grup insanın özellikle de erkeklerin düşüncesi bu yönde,üzülürek görüyorum ki bu aciz bir kıskançlık hali.. Kadınlar güzel yazar efendim.. belki de toplumda çok fazla konuşamadıkları için,sindirildikleri için güzel yazarlar.. lütfen kadın blog yazarlarını destekleyiniz..

16.2.09

Uzaylı Gören Masum Köylü,Koçum Benim


18yaşımdayım en az belki de daha küçüğüm tam hatırlamıyorum.Bizim tv pencerenin tam paralelinde durur o zamanlardan da kalma.Bende yakından izleme meraklısı olduğumdan televizyonun dibine girerim oradan izlerim.Kardeşim de yanımda tabi.Sabah 3 yada 4 gibi..

Bir ara oturmaktan sırtıma bir ağrı girdi ve yere uzandım.Geriniyorum falan böyle zaten muhabbet sarmış gülüyoruz bir yandan çekirdek olmuş her bi yer..Uçuşdayız ikimizde.
Neyse ben pencereye doğru cevirdim kafayı gayri ihtiyarı.Bizim memlekette de yıldızlar heryerdekinden daha bir parlak görünür.Belirgindirler ve fazladırlar.Hatta bir keresinde balkonda uyurken saymayı bile denemiştim tabi o sıra araya koyunlar girince mecbur uyumuştum.


Velhasıl izlerken yıldızları bir ışık gördüm.Yok o bildiğin tünelin sonundaki ışık değil bu.Bariz yanar döner ve yanan dönen ışıklı tuhaf birşey.Önce uçak sandım ama nasıl bu kadar yakın olabilir ki bize dedim.Bir de bu mübarek olduğu yerde dönüp duruyor yani haraketsiz ama kendi etrafında da bu işlemi yapıyor falan..Uçak olsa hani bir rotada ilerler diyorum..
Tabi tırstım önce işi çözmeye çalişirken.Yanıma sedayı da çağırdım.Bu ne falan derken üzerinde tahminler yürütmeye başladık yine.Olamazdı ama yani imkansızdı ufo olması.Biz nasıl görürdük bu bir ikincisi ne işi var hem hiç görülmemiş duyulmamış birşey sonuçta bir de bize rastlaması daha da enteresan.Koş dedim kap gel içerden bizim dürbünü(babam zamanında avcıydı)bu salak nasıl korkuyor ama ben seni bırakmam yalnız gidemem korkuyorum diye koluma yapışmaz mı?.Ee benden küçük,bende o kadar büyük sayılmam hani sayılsam da insan kaç defa böyle birşeye denk geliyor ki.?
Neyse biz yusuf yusuf dürbünü aldık,koşarak geldik,kapıyı kapadık.İzlemeye başladık ufocuğu.Bu kez de olduğu yerde değilde daireler çizerek dönüyordu gökyüzünde.Yani hem kendi etrafında hem de bi elips etrafında uçuyordu mu deyim artık ne denirse.
seda;bunlar bizi kesin görüyorlar kızım,bak gelir alırlar da,tırsıyorum ben ya nasıl.
ben;ben razıyım abicim incelesinler sevsinler istediklerini yapsınlar bana,serbestler.
-kızım bir git a.q mal mısın nesin gece gece seni alırlarsa ben naparım
-hahah sağol ya beni bu kadar düşünmene hiç gerek yoktu,mustafa topaloğlu acil yardım destek hattını mı arasak napsak,



Derken tabi biz hala korkuyoruz ama hani bir saniyesini bile kaçırmamak için dürbünü elimizden düşürmüyoruz sırayla izliyoruz falan.Sonra içerden birşeyleri çarpan deviren hatta böyle tekme tokat girişen bir ses gelmez mi?Çığılığı bastık sarıldık birbirimize.O sırada dürbün de benim ayağıma düştü bir güzel,gülle gibi şey ona mı yanayım korkayım mı çığlık mı atayım kaçırıyorum diye üzüleyim mi hepsi bir arada derken seda beni zar zor susturdu,uzandım hemen bi fasıl yere.Bu da hala ufonun derdinde.Düştüğü yerden aldığı gibi dürbünü tekrar cama koştu ama bizim sevimli ufo yoktu tabi yerinde.Kendini gösterip kaçmış ibne uzaylılar.
O hengamenin içinde kaç gün ayağımdan çektim onların yuzunden.Morardı şişti falan ertesi gün ama biz nasıl hevesli hevesli anlatıyoruz bunu gördüğümüzü herkese.Kimse kaile almıyor tabi.İyice sinir olmuştuk ikimizde.
ha bu arada unutmadan o içerden gelen ses de babamın kapıyı uyku sersemiyle o kadar sert çarpma sesiymiş.Biz o sırada o heyecan algılayamamışız.Zaten nerde anormallik var beni bulur.
Bu yazıyı travis-side' ı eklemeden yarım bırakamazdım,francyciğimin ağzına sağlık :)

15.2.09

Nil Ertürk : Yeni Moda İkonunuz (Eyes of Me)



Evet sırası geldi galiba.Daha beklemeye gelmez.Sanırım 3 gün önceydi.Pucca dürttü beni.Ukturk bak şu bloga bayılacaksın dedi.Ne blogu dedim.Dedi moda blogu.Aman ben işte ne olacak hepsi aynıdır derken bloga girdikten sonra gerçekten bir moda ve lifestyle bloguyla karşı karşıya kaldım.Şaşkınlık içerisindeydim.Önce ne yapacağımı şaşırdım.Sonra tabiki tüm soğukkanlığımla gözlerimi dört açarak blogu gezmeye başladım.:P:p Tam 1 saat falan dolaşmışımdır.

Ayrıntılara geçmeden şunuda belirtmezsem çatlarım.Pucca ve Zodyaklı Sisters'dan (bence öyle bir blog açmalılar:D)sonra gördüğüm en hoş bloggerlardan kendisi.Maşallah deyin ama:P Ohh içimde kalmadı:D

Blogun Adı: Eyes Of Me (Nil Ertürk)

Hani bizim sloganımız bir blogtan çok daha fazlası ya.Bence sevgili Nil'in bloguna da şu slogan çok yakışır gibi sanki.Bir Moda Blogundan çok daha fazlası.Gerçekten de öyle.Moda blogu dediğin böyle olur işte.Diğerleri nasıl peki hepsi birbirinin kopyası yok şunun yaz kolaksiyonu bunu kataloğu falan ordan burdan alıp koyuyorlar.Tabi onlarda olacak ama hep değil.Bir Moda Cadısı'nı biliyordum tam manasında moda blogu olan.Şimdi bir de sevgili Nil'in blogu.

Yabancı moda bloglarından Karla's Closet var onu takip ediyordum.Zaten Nil'de onu çok seviyormuş.Bence ondan daha iyi.Nil hem güzel ingilizcesi ve Türkçesi ile güzel fotoğraflarına yorumlarıylada eşlik ediyor.Bu arada burdan Karla'ya sesleniyorum saçlarını uzat kısa saçla oğlan çocuğu gibi duruyorsun:P:p Unutmadan söyliyeyim.Nil'in blogunda gördüğünüz tüm fotoğraflardaki bayan sevgili Nil.Zeraftine hayran kalabilirsiniz şimdiden söyliyeyim.

Blogtaki fotoğrafları ise Nil'in erkek arkadaşı tarafından çekiliyor.Blogtaki fotoğraf kalitesi gerçekten çok iyi.Özenle hazırlandığı belli.Birgün bana da bir katalog çekimi yapsınlar tüm dolabımı sizinle paylaşayım.Ukturk dolabının kapısını bize açtı:P:p haha:D

Neyse sulandırmayalım:D.Nil Ertürk'ün blogu Aralık 2008 den beri bizlerle.Ama daha önce koyduğu fotoğraflar Photobucket bandwtih sınırını aştığı için gözükmüyor şuanda.Ama üzülmeyin.Nil'in buram buram zerafet ve moda kokan fotoğraflarına Nil'in blogunun sağ tarafıdanki Lookbook sekmesinden ulaşabilirsiniz:P.


Son zamanlarda gördüğüm en güzel bloglardan.İşini iyi yapıyor bence.Hakkını veriyor.Öyle oluncada güzel şeyler ortaya çıkıyor.Eğer sizde modadan geri kalmak istemiyorsanız veya acaba pantalon ceket mi yoksa etek mi giysem yok cıkk en iyisi blue jean diye kararsızlık yaşıyorsanız Nil size güzel kombineleri ile yardımcı olacaktır.

Yeni Moda ikonunuz Nil'i tanıtmaktan kıvanç duydum gerçekten.Ciddiyim bu konuda:P:p

Nil'e not: Lookbook davetiyesi istiyorum efendim fazla varsa(ukturk@msn.com)(Çıkarcı bir bloggerım ben:D)

Yaprak Sayar (Tarihin Arka Odası)


Yaprak Sayar.Bu ismi artık bir çoğu kişi biliyor.Güzel sesiyle makamına uygun olarak okuması, Türk musikisini yeniden sevdirdi diyebiliriz.Habertürk'te Tarihin Arka Odası programında Murat Bardakçı'nın tanburu eşliğinde Yaprak Sayar çok güzel parçalar seslendiriyor.O programıda ele alacağım burda.Çok hoşuma gidiyor.

Televizyonlarımızda böyle şeyler görmek çok güzel işte seçtiğim videolar:





Pelin Batu : Nasıl Bilirsiniz Cemaat?



Evet bu aralar kafamı kurcalayan bir soruyu sizlere soracağım.Pelin Batu sizce güzel mi veya şöyle sorayım.Nasıl bilirsiniz Pelin Batu'yu:P.p .Bence güzel biraz boyu kısa olsa da çıtı pıtı bir hanım kızımız:P:p Ama bugün bir arkadaşımla bu konuda ters düştük.

Dedi,ya bırak neresi güzel İnal Batu'nun (Eski Büyükelçi)kızı olmasa olmazdı böyle birşey.Onun sayesinde getiriyorlar biryere.Doğuştan ünlü bu.Sen de tanımazdın öyle olmasa...Allala dedim sensörlerime sorun mı var acaba.Çünkü genelde hiç yanılmam güzel,iyi dediysem güzeldir ve iyidir.Ama bu kez öyle olmamıştı.(Hikaye gibi oldu:D)

Sonra efendime söyliyeyim bakalım nette neler demişler her türlü sözlük,forum falan karıştırdım sonuçlar ilginç gerçekten.Ama bunları söyleyen bayanlarda olabilir.Bir çekememezlik kıskançlık durumu olabilir.Çünkü çok bilgili tarih eğitimi almış bir kızımız:P Neyse söylenenlerden bazıları;

- Zencefil gibi hatun..
- Hıncal uluç olma yolunda hızla ilerlemektedir. eğer sporla ilgili yorum da yapmaya başlarsa önü alınamaz..
- Murat bardakçı'nın karşısında otururken kıyafetinin enteresanlığı haricinde programa ne kattığını henüz anlayamadığım kadın...
- Haberturk'de bazı programların dekor malzemesi...
- Entel görünümlü, manken zekalı oyuncu. memento zekalı insan...
- Türkiye'nin en güzel kadınıdır...
- Mahşer günü bütün güzellerin sancağı altında toplanacağı nazenindir. bütün kudretli şairlerin sen derken kastettikleri o derinlikli anlamdır.
- Hem entelim hem güzelim havalarında kendileri.


Bunun gibi daha bir milyon görüş var.Ama genelde olumsuz görüşler.Belki de bir çekememezlik vardır.Bizim halkımız öyledir.Eğer babanız,amcanız,dayınız veya işte aileniz önemli bir şahsiyet ise şöyle derler."Nan tamam işte o olmayacakta ben mi olacağım" .

Çok saçma ben çok beğeniyorum kendisini.Canım benim.Programlarını fazla izlemesem de arada açıp bakıp geri kapatıyorum.:P:p Tarkan'dan Ölürüm Sana şarkısı Pelincime gitsin.:P

13.2.09

Ukturk ile Sevgililer Günü Üzerine Sohbetler


Çok az kaldı.Dakikalar kaldı.Çok heyecanlısınız değil mi? 14 Şubat Sevgililer Günü namı diğer Valentine's Day için kalbiniz güp güp atıyor.Acaba benim manitam bana ne alacak diye bekliyorsunuz.Bu blogger camiası biraz değişik heriflerden ve bayanlardan oluştuğu için siz beklemiyorsunuz biliyorum:P:p Azcık gezegeninize uyum sağlayın sevgili blogcular.One minute falan kurtarmaz artık giriyoruz girdik.Hadi hayırlı olsun.(Ağlaşmalar.Sevinç gözyaşları:P)


Evet çok mutluyum sevgililer gününe yazı yazarak girdim.Acaba yılbaşındaki lanet burda da geçerli mi.Nasıl girersen bütün sene öyle gider diye:P.p haha:D Bu kadar gevezelikten sonra asıl çok mu çok önemli konuma geçiyorum.Sevgililer gününü eleştirmeyeceğim.Ne güzel gün işte.Al gülüm ver gülüm.(Bu tabirde heryere uyuyor çok seviyorum:D)

Sevgililer Gününde bir manita nasıl davranmalı, neler istemeli neler istememeli? Duydunuz zilin sesini.Başlıyoruz.:P

1.Öncelikle böyle çiçeklerden yapılmış kalp şekli verilmiş çelenk gibi şeyler istemeyin.Erkeğini masrafa sokmamalı.Kriz var lütfen.Bir dal gül ile mutlu olmayı öğrenmelisiniz:P:p

2.Dışarda romantik bir yemek.Kesinlikle olmaz.Aslında olur ama 14 Şubat'ta olmaz.15 Şubat'ta isteyin.Malum o gün fiyatları 2-3 hatta 5 katına kadar çıkarma kabiliyetine sahip restorantlar mevcut.O yüzden evde yemek en iyisidir.Sıcak sıcak evinde ne güzel.Şömineniz varsa halının üzerine uzanabilirsiniz.Şarap falan artık Allah ne verdiyse:P:p

3.Erkek arkadaşına,kocana artık adamın nesiysen metresi de olabilirsin o da birşey çünkü.:P Neyse kesinlikle üzerinde kalp olan boxer almayın.Ne nan o öyle erkek adama.Ben hiç sevmem böyle fantezileri.Bir de bunun üzerinde Tazmanya Canavarı olanıda vardır.O da olmaz.Çok sakıncalı:P:p

4.Hadi diyelim bir gaflete düştünüz sevgilinizle dışarıya çıktınız.Biryerlere gidip oturmaya veya yemek yemeye karar verdiniz.Böyle bütün aşuk ve maşukların hepsinin bir arada bulunduğu yerlere gitmeyin.Ben çok gülerim bu duruma.İstersen toplayamazsın o kadar gönüllüyü...

Nan ben aslında romantik değilim galiba.Hiç ilgimi çekmez böyle şeyler.İçime bişeyler kaçmış sanki çıkmıyor.Elini tutayım sevgi sözcükleri söyliyeyim hiç tarzım değil.Bana yapmacık geliyor.Daha sakin yerlere gidin.Çokta tenhalara değil tabi.:P

5. Bu madde çekirgeler için.Hatta böyle düşünen bayan çekirgelerde uygulayabilir.Eğer sevgiliniz yoksa yani böyle ciddi birşey geçicileri saymayın:P Önce 14 Şubatın geçmesini bekleyin.Sonra harekete geçin.Böyle 20 sine kadar bekleyin.Amacınız belli olmasın.Bu sayede daha az hasarla atlatırsınız.Hayat daha güzel:P:p

Ben nerdeyse çoğu 14 Şubat'a yalnız girmeyi başarıyorum.Bu sayede 14 Şubat günü dışarda sağa solda arkadaşlarınızla geyik yapabiliyorsunuz.Ortamlara dalıp herkesi gıcık edebilirsiniz.Heyytt be ne günlerdi.Burdan Hakan,Ayşe,kuzen,Pınar,Erdem ve Mehmet'e selam.Eski günlerin hatırına.Artık ben yapamıyorum siz yapabilirsiniz çekirgeler...

Dur anlatayım olmaz yoksa:D. Şimdi böyle bu aşk böcüklerinin toplandığı bir mekana gidip olayım merkezinde bir masaya oturuyoruz.Böyle hep erkek olmayın.Olmaz:P Neyse ortamın ambiyansını bozacak,romantik dakikaların,gözlerle birbirini yemeleri bozacak şekilde sohbet edip kahkahalar atmak kadar eğlenceli birşey olduğunu sanmıyorum.Belki çok rahatsız edici gelecek ama etrafa laf atmak yok kendi haline takılmak etrafa uyum sağlamamak:P:p

Bitti.Biliyorum seviyorsun beni.Bende sizi seviyorum:P:p

iLSiS Öğretmen Bilgileri Rapidshare de .!


600.000'i aşkın öğretmenin bilgisi çalınarak Rapidshare'e yüklenmiş.Dün ortaya çıktı galiba bu olay.Güzel ülkemin durumunu bize çok açık ve net anlatıyor aslında.Adamlar çalmış bir de halka kamuya açmışlar.:D Haber şöyle;

Milli Eğitim Bakanlığı’nın MEBBİS kapsamında uygulamaya koyduğu ve eğitim alanındaki birçok hizmetin sanal ortama taşınmasını sağlayan İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri Yönetim Bilgi Sistemi’ndeki (İLSİS) tüm verilerin; ünlü paylaşım sitesi Rapidshare’de paylaşıma açıldığı ortaya çıktı. SQL veritabanında yayımlanan verilerde, 687 bin öğretmenin T.C. kimlik numaraları, isimleri, çalıştıkları okullar gibi sadece il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinde yer alması gereken bilgiler yer alıyor.

Artık güvenli bir site yok aslında.Kafası çalışan adamlar hackliyor ele geçiriyor her türlü siteyi.FBI sitesini veya Microsoft sitesini hakleyebiliyorlar.Normal bi durum.Hele ki devletin sitesi çok daha kolay.Bu da e okul gibi projelerin ne kadar dayanıksız olduğunu gösteriyor.Bir şeyide düzgün yapın be kardeşim:)

Ama olay site hacklemeden öte adamlar verileri yedeklemiş ve upload etmişler biryere.Demek ki bunlar çalınabiliyorsa her türlü gizli bilgi de çalınıyordur biz bilmiyoruz.Galiba yurtdışında yapılan bir hareket.Türkmenistan diyeneler var.Nerden biliyorlar bilmiyorum ama:)

Bir de bu olay koftide olabilir.1 saattir arıyorum rapidshare linkini bu öğretmen bilgilerinin ama yok.Ortaya attı birileri gerisi yok.Bilen varsa söylesin indirelim.Arşiv yaparız:)))

Stockholm Sendromu Geyiği



Stockholm Sendromu.Aklınıza ne geliyor bu konu hakkında.Düşünün bakalım.Benim aklıma Muse idi galiba onun bir şarkısı var Stockholm Syndrome diye o geliyor.Bir de çoğunuzun bildiği bir kavram olan bu rehinenin kendisini kaçıran,rehin alan kişiye sempati duyması ya da magazin boyutuyla aşık olması geliyor.

Ben tabikine ikinci şıkkı ele alacağım.Daha güzel yoğurulur çünkü.Nerden çıkmış bu garip isim.Stockholm falan ne ayak gibisinden.1970'lerde birileri İsveç'te hemide Stockholm'de bir banka soymaya kalkışıyor.Başarısız oluyorlar.Sonra bankadakileri rehin alıyorlar.Epey bir haşır neşir oluyorlar rehinelerle.Uzun sürüyor çünkü rehinelik durumu.6 gün gibi.Tabi kanı ısınıyor rehinenin artık benimsiyor rehineliği.Sonra ayyy ne sempatik hırsız ay şu bakışlara bak diyorlar.:) Ayrıntılar için şuraya bakabilirsiniz.Beni yormayın:D

Olay bu, bence saçma bir olay bu sendrom.Yok psikolojikmiş falanmış filanmış.Lan adam seni kaçırmış resmen el koymuş bedavadan.Sen diyorsun uvvv galiba aşık oluyorum.Şu pazulara bak.Aslında kötü adam değil toplum onu bu hale getirmiştir kesin diyorsun.

Bunu Avrupa Yakası dizisinin bir bölümünde çok güzel anlatmışlardı.Çok güzel dalgalarını geçtiler.Hislerime tercüman oldu Gülse.Canım benim:).

Türk filmlerinde de olur bu olay.Orda tabi Stockholm Sendromu falan zırvalamazlar.Oğlan kaldırır kızı dağ evine.Kız önce hırçındır.Sürekli kaçmak ister.Sonra yavaş yavaş ısınır kendini kaçıran adama.Önce kaçmaktan vazgeçer.Sonra da uyum sağlamaya başlar.En sonunda da mercimeği fırına veriyorlar genelde.Hep böyle olur seneryo aynı oyuncular bile aynı.Yeşilçam uyuttu bizi kaç sene.Gençliğimizi öldürdü:).Son zamanlarına yetiştik Allahtan.Yoksa bizden önceki gençlik gibi gençliğimiz heba olup gidecekti.:)

Velhasıl kelam,psikolojik bir olay olabilir evet ama normal bir durum değil.Biraz da aciz olması lazım insanın kişilik olarak veya biraz zeka yoksunu.İyi ve kötüyü ayırt edememek,saf olmak veya veya aslında canı öyle istiyordur fırsat kolluyordur da eline geçmiştir falan filan:D

Sen ne düşünüyorsun bilmem ama bence zamanında Stockholm Sendromu diye ortaya atılmış koca bir pofff bu.Belki başka bir açıdan olabilir bu kavram, ama aşık olmak rehinesine sempati duymak çok saçma.

Ama Adriana Lima beni rehin alabilir ona sempati duyabilirim.Bu da başka bir boyutu tabi:)

12.2.09

Tek Aşk Beşiktaş: Sevgililer Günümüz Kutlu Olsun


Yağmurlu bir günde görmüştüm seni üstünde çubuklu formalar vardı bir anda vuruldum aşık oldun ben hayatın anlamı siyah beyazdı ölümle yaşamı ayıran çizgi siyahla beyazı ayıramaz ki her yolun sonunda ölüm olsada sevenleri kimse ayıramaz ki.....



Aranızda Beşiktaşlı var mı.Ya da benim kadar fanatik mi? Maçlara gidiyor musunuz.Hiç bir maçı kaçırmıyor musunuz? İzleyemeseniz bile ne yapıp edip dinliyor musunuz radyodan.Beşiktaş formanız en değerli şeyleriniz arasında mı?



O zaman sende bir gerçek Beşiktaş'lısın.Tek Aşk Beşiktaş.Gerisi Yalan.Diğerleri gibi pazara kadar değil mezara kadar bizim aşkımız.



Daha 2 gün var ama ben önceden kutluyayım dedim.En büyük Aşk Beşiktaş.Sevgililer Gününüz Kutlu olsun:)

Gökyüzünde değilsin yalnız,
bir yanın ay, bir yanın yıldız.
efsaneler yerde sürünsün,
kartalım göklerde süzülsün.

BEŞiKTAŞLIYIZ BEŞiKTAŞLI,
anlayamaz kimse bu aşkı,
bekçisiyiz kopsa kıyamet,
SiYAH BEYAZ bize emanet..

sen neredeysen ordayız biz,
ne dağlar engel,ne de deniz.
sonunda ölüm bile olsa,
son nefeste bil ki senleyiz.

BEŞiKTAŞLIYIZ BEŞiKTAŞLI,
anlayamaz kimse bu aşkı,
bekçisiyiz kopsa kıyamet,
SiYAH BEYAZ bize emanet..

Açın gözlerinizi bakmayın Şaşı .Alayınız gelse yıkamaz Şanlı BEŞİKTAŞ'ı..

1 Milyon Dolarlık Soru ve Bizim John:)


Bu blog sahipsizdir:).Benden başka sahip çıkan yok bu bloga Ukturk denen adam 3 gündür yok hiçbir yerde.Ya yeni manita yapmıştır ondan ya da yine iş için biryerlere sürmüşlerdir.Diğer yazarlarda sağ taraftan çok güzel görünüyorlar.Maşallah.Blogun ismini değiştirmeyi düşünüyorum.BlogMania değil DamatMania olsun artık:)

Dünkü yazımda şu ünlü film Milyoner'den bahsetmiştim.Konu bütünlüğü sağlasın diye çok ta değil ama; yine bir Kim Milyoner Olmak İster yarışmasından bir video vereceğim.Bu kez gerçek hayat ama film değil.Taktım milyonlara bugünlerde:)

Hepiniz duymuştur.Çok eski bir olay 2006 yılında olmuş.Belki izleyenlerde vardır.Ben izlememiştim düne kadar.Şu meşhur olay.Bir şahıs var Kim Milyoner olmak ister yarışmasında.Adam yarışmada bütün soruları sanki cevaplarını önceden bilirmişcesine tek tek cevaplıyor ve sıra son soruya geliyor.Önce bir duraklıyor.Herkes, sunucuda dahil haha bitti işte buraya kadar derken.Adam demeyelim adı var.Adı John Carpenter.Bu John "i want to call my father" diyor.Son milyonluk soruyu babasına sormak için arıyor ve bu hareketi ile bir nevi tarihe de geçiyor diyebiliriz.

Ve diyor.Babacım canım benim.Ben aslında sorunun cevabının ne olduğunu biliyorum.Bunları kekliyorum.:)Milyonerim artık diyor ve cevaplıyor.Sonunda kazanıyor doğru cevap.Bu kadar fantezi olur yani.Bütün soruları cevaplamasının bir tesadüf olmadığı bu zeka gösterisinden sonra daha iyi anlaşılmıştır galiba:)

Bu hikayeyi daha önceden duymuştum ancak hiç izlememiştim.Benim gibi izlemeyenler için video işte burda şimdi:)

11.2.09

Slumdog Millionaire Filmi Konusu


Slumdog Millionaire.Bu filmi birçoğunuz izlememiştir.Türkiye'de zaten gösterime girmedi daha 27 Şubatta girecek.Eğer sinemaya gideceksiniz gideceğiniz filmler arasına bunu da alın.Mesela şuan da Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi diye bir film oynuyor sinemalarda.Milyoner filmi Benjamin'i Bafta ödüllerinde hallaç pamuğu gibi attı.Tam 7 dalda ödül aldı.


Slumdog Millionaire filminin konusu ise hayli ilginç.Birçoğunuzun ilgisini çekecektir.Benim çekti mesela.Şimdi Jamal diye 18 yaşında bir gencimiz var.Bu Jamal bir gün kafasına esiyor benim neyim eksin lan diyerekten ülkemizden de bildiğimiz Kim 500 milyar ister tarzı bir bilgi yarışmasına katılmaya karar veriyor.Olay Hindistan'da geçiyor söyliyeyim.

Yarışmada genç,eğitimsiz Jamal büyük ödülü kazanmaya çok yaklaşıyor.Ramak kalıyor yani.Daha sonra polis ve program sunucusunun lan bu salak nasıl kazandı tarzında düşünmelerinden sonra.Kesin hile yaptıda kazandı diyereken çocukçağızı tutukluyorlar.Vah garibim.Acıya bilirsiniz:)) Türk filmi gibi:)

Tutuklanan Jamal suçsuzluğunu kanıtlamak zorundadır ve bunun için kısa ama çilelerle dolu yaşantısını (abartı var) anlatmaya başlar.Bunun sonucunda şok gerçekler ortaya çıkacak.Vay anasını sayın seyirciler diyebilirsiniz o kadar:).Sonra gelişir olaylar her filmde olduğu gibi:)

Slumdog Millionaire filminin iki yönetmeni var.Kim bu amcalar derseniz Danny Boyle, Loveleen Tandan.Şapka çıkarılacak bir filme imza atmışlar.İzleyince sizde hak vereceksiniz:)İçinde Hindistan'ın olduğu bir filmi bu kadar beğeneceğimi sanmazdım:)unutmadan filmin müzikleride güzel:)

Filmin fragmanıda işte burda şimdi:)




27 Şubatı bekleyin.Yok ben beklemem derseniz mahallenizdeki korsancı abiye uğrayın:)

9.2.09

Taraf Gazetesi Cocuguna Sahip Çık.!


Taraf gazetesinin bir tane yazarı var.Son zamanlarda yazdığı yazıları hayretle okuyorum.Hayretle derken bir hayranlıktan değil bu kadarda hayal gücü bu kadar da komplo teorisi olmaz ki kardeşim diyerekten.Adam veya çocukta diyebiliriz takmış Kurtlar Vadisine.Şöyle de böyle de.Tabi popüler konu.Salla dur.Bir taraf gazetesi yazarından daha ne beklenebilir ki ama değil mi.

Yazarın adı.Rasim Ozan (Hadi primde yaptın:))Bu yazar yazdığı yazıda diyor ki; "

Kurtlar Vadisi (2003-06) projesine ilişkin genel bir izleme bile Türk askerî istihbaratına hâkim olan zihniyetin bu diziyi yönlendirdiğini ya da bu diziyi yapanların birebir JİT kafasında isimler olduğunu net biçimde ortaya koyuyor... "

Haha ben buna ancak gilerim işte.Hala bir diziyi birşeylerle bağdaştırmaya çalışan zihniyetler var.O konuyu işlemesi biryerden direktif aldığı anlamına mı geliyor.Sen nerede öğrendin bunları.Helal olsun.Bir de köşe yazarlığı yapıyor bunlar.Yazarımız devam ediyor.Bu daha komik:)

"Bugünden bakıldığında Kurtlar Vadisi (2003-06) projesinin bir darbe ortamının yaratılması için şu an yargılanmakta olan Ergenekon yapılanması tarafından psikolojik harp amaçlı yönlendirildiğine ilişkin çok çok ciddi bulgular var..."

Lan vay be diyesi geliyor insanın içinden.Sen neymişim be usta.Kimsenin göremediğini gördün bravo.Yani diyorki Kurtlar Vadisi darbe yapacak.Darbeci bunlar.HAHAHA..Kahkaha atabilirsiniz serbest.

Bak bunu da yaz yazar kardeşim Ergenekon'u ben kurdum.Bu Adanalı dizisindeki Maraz Ali'de Ergenekonun hırsızlık çetesini oluşturuyor.Halkı paniğe sürüklüyor bunlar.:D Bak bu da iyi prim yapar.Unutma.Şimdi bu dizi popüler.Kurtlar başayana kadar oyalar seni:)

Galiba birileri bu arkadaşımıza demiş ki oğlum şunları şunları yazacaksın ağabeylerimiz öyle istiyor.Ağabeyleri kimse artık Taraf gazetesinin.

Kurtlar Vadisi yapımcısı Pana Film bu konu hakkında açıklamada yapmış.Açıklama süper.Taraf'a kapak olmuştur.Hayatımda bu kadar gıcık olduğum bir gazete yoktur heralde.Birileri yazdırıyor bunlara.Parayı veren düdüğü çalar.Açıklamanın sonu şöyle bitiyor;
Son bir not da Taraf Gazetesi'nin çok yakından tanıdığımız yöneticilerine: Henüz donunu giymemişe köşe yazdırırsanız böyle olur, sadece kendi altına yapmaz ortalığı da berbat eder! Lütfen çocuğunuza sahip çıkın!

Süper bir yanıt olmuş.Yazık belki Kurtlar,ergenekon,mit,jit daha bir sürü şey hakkında yazarsam,sallarsam prim yaparım ayakları bunlar.

Son olarak şunu söylemek istiyorum.Şu ülkede herşeyi Ergenekon'a bağlıyorlar ya helal olsun.Ahanda söylüyorum şimdiden bu Ergenekon'da içeri alınanların yüzde 70inden fazlası serbest kalacak.Amaç üzüm yemek deil bağcıyı dövmek.Bu dava üzerinden kimi yaralarım kime çamur atarım derdinden bazıları.Kahramanlar vatan haini ilan ediliyor.Filistin'de terör eğitimi almış olanlara genç fidan deniliyor.Burası Türkiye.Mehmet AğaR'da yargılanıyor.Ona birşey olmaz.Bize birşey olmaz.Siz çakallara dikkat edin yeter:)

Vuuvv!

Teyyare nerde ?!!

Yazan: osuruktanteyyare | | Kategori: | 1 Sesime ve fiziğime güveniyorum


Sevgili blogmanyaaağğ izleyenleri aldıımız bir duyuma göre osuruktan teyyarenin bloguna girince "yannış geldin güzelim" şeklinde laubağli uyarılara maruz kalıyormuşsunuz. Sizin için olayın iç yüzünü araştırdık ve öğrendikki teyyare bugün saat 8 sularında ani bir kararla adres değişikliğine gitmiş. Verdiği bir röpörtaşta "Kimliğim tespit edildi adresi değiştirdim. Efbiyay tarafından izleniyorum..Paranoyanın dibine vurdum..beni tanıdılar siz kaçın !!!!" şeklinde pöykürdüğü ve koşar adım uzaklaştığıda aldığımız duyumlar arasında

Yakınları "böyle olcaa belliydi dünde izleniyorum çoraplarımı değiştirmem lazım" şeklinde abidik kubidik konuştuğunu ve akabinde ayaanı burnuna dayıyacak şekilde yerde pozisyon alıp "böehhhh amma kokmuşlar haağğ" diye eklediğini belirttiler.

Blog camiyaası şaşkın, blog camiyaası üzgünçlü. Bir kısım izleyici "kötü oldu onu okuyup eylenmek hobilerimiz arasındaydı" derken, bir gurup kendini bilmez "osuruğa gülenin osuruk kadar aklı yoktur" şeklinde çemkirdiler.

Biz blogmayaağğ ekibi olarank araştırdık ettik, hiçbi masraftan kaçınmadık ve teyyarenin yeni adresini ele geçirdik. Yada hepsini ben uydurdum çünkü ben osuruktan teyyareyim :P

Kısaca tası taraa toplayıp taşındım, blog için şurayı dıkla----->ŞURA

8.2.09

Farmakolojik Deli : Ucan Depik


Hobareyy:P Bugün çok neşeliyim nedense.Aslıdan somurtmam lazım bütün pazar gününü uyuyarak geçirdim.Daha yeni kalktım.Saat 08.00 da yattım.Ondan galiba:P:P Neyse bugün bir blogumuzu daha arşivimize katacağız.

Blogun Adı: Uçan Depik

Farmokolojik Deli Uçan Depik.Görüp görebileceğiniz en bomba en geyik nicklerden biri.Buram buram yaratıcılık kokuyor.İsiminden aldığımız mesajla yazılara dalıyoruz.Bizi yanıltmıyor Uçan Depik.Nickine yakışı tarzda yazıları.Çok geyik bir zaman geliyor ki geyiğin dibine vuruyor valla.

Daha önce de demiştim.Böyle "geyik alemi" yapan blogcu ablalarımızı çok seviyorum.Böyle bağrıma basıyorum onları.Zaten genelde de öyle blogları burda yer veriyoruz.Bir Aerodinamik Yar,bir Pilli Cadı.Daha da uzar bu liste.Uçan Depik'te bunlardan biri efendim.

Zaten yazıları büyük bir kitle tarafından takip edilmekte.Blogta her türlü konuyla ilgili ahkam kesmelerini,geyiklerni bulabilirsiniz sevgili Uçan Depik'in.Ayrıca kısa bir zaman sonra sevgili Farmokolojik Deli'ye bir partner daha katılılacak.İsmi "ED".Bakalım performansı nasıl olacak.Merakla bekliyoruz.Ama şu da bir gerçektir "bir elin nesi var iki elin sesi var".Çok seslilik iyidir:P:p

Blogun etiket kısmı da çok ilginç.Etiket isimlerinden örnek verecek olursam Hobarey,Bunlar reklam kokan hareketler Mayk gibisinden.Tamamen orjinal bir blog yani.

Blogun teması ise muamma.Her an değişebilir.Bunu nerden anlıyoruz derseniz.Sloganından belli.(Tabi bizle geyik yapmıyorsa:D)Teması sürekli değişen kararsız blog:P Bence tema temadır.Susuzluk herşey Iykk:P:p Temada sadece sağ üstte girer girmez çalmaya başlayan şarkılar hoşunuza gitmeyebilir.Bence kaldırsa daha yi olur.Kendisi bilir tabi.En azından otomatik başalamasa daha şugar olur:P

Bitti.Uçan Depik'e alayım sizi.Bir de 1 yaşına basmış Uçan Depik.10. senesinide görürüz inşallah.Hep beraber:P:p

7.2.09

Wipeout Yarismasi (Asuman Krause - Show Tv)


Dün izleyenleriniz olmuştur.Show Tv'deki Wipeout isimli heyecan ve adrenalin dolu yarışmayı.:D Şahsen bizzat ben kendim çok beğendim.Bu Acun'un sunduğu Fear Factor gibi bu da Arjantin'de yapılıyor.Galiba bu tip yarışmalar anavatanı diyebiliriz Arjantin için.

Wipeout için, programın çekimlerinin gerçekleştiği Arjantin'de “Dünya'nın en büyük açık hava oyun parkuru” kurulmuş.Amerika'da ise son 5 yıln en başarılı programı seçilmiş.Bence de çok başarılı.Etaplar çok güzel belirlenmiş.Öyle eften püften değil.

Yarışmadan biraz bahsedecek olursam eğer,Wipeout yarışmasını Asuman Krause sunuyor.Asuman cuk oturmuş.Show Girl tam.Show tv'de yayınlanıyor yarışma.Yarışmada 4 etaptan oluşuyor.İlk etapı kaçırdığım için hakkında birşey bilmiyorum.Neymiş acaba diye de merak etmiyor değilim:)

16 yarışamcıdan ilk etap sonunda 12 yarımacı 2.etapa katılıyor.Bu etapın adı yanlış hatırlamıyorsam Uçan Süpürge.12 yarışmacı suyun içineki uzun direklerin üzerine çıkıyor.O arada da böyle ayaklarının hizasından bir çubuk sırayla dönerek geliyor.Bunlarda üstünden atlayarak kurtulmaya çalışıyor ve gittikçe hızlanıyor.Tabi bu arada suyada düşmeyecekler.Tam anlatamadım ama böyle birşey.Burdan da 6 kişi üst tura çıkıyor.

3.Etapın adı ise Dönme Dolap.Süper bir etap.6 yarışmacı önce sağa doğru sonra sola doğru süratli bir şekilde döndürülüyor.Kafalar allak bullak oluyor tabi.Sonrada suyu üstündeki minderlerden ve silindir gibi düzeneklerin üstünden geçmeleri isteniyor.Burdan da 4 kişi finale kalıyor.

Diğer elenenler içinse bir Son Bilet turu daha yapılıyor.Bu çok zor gerçekten.Daha önce elenen 12 yarışmacı böyle koca koca balonların üzerinden zıplayarak (genelde 2. balonda düşüyorlar)karşıya geçmeye çalışıyor.Burdan da 1 kişi finale kalıyor.

Final yarışmanın hoh dedirten yeri.Bu bölümün adı Arjantin Çıkmazı.Gerçekten bir çıkmaz.İzleyip görmeniz lazım.Bu bölüm 4 aşamadan oluşuyor.Gerçekten zor ama.Variller geliyor.Şelale den geçiyor falan.

YArışma da yarışmacların hepsinin bir takma ismi var.Mesela Wipeout yarışmasının ilk bölümünü bir bayan Kaslı Barbie Ece kazandı:)) Diğer isimlerden örnek verecek olursam, Dinozorus Temel,Çakma He-man,Düz Kontak Tülin gibi:D Yarışmaya biraz showda katılmış.Daha da güzel olmuş.





Haftaya bir izleyin bakayım.Hoşunuza gidecek mi? Yarışmanın bölümlerini izlemek için buraya bakabilirsiniz

Ukturk ve Osuruktan Teyyare (Remix)


Osuruktan Teyyare ile yaptığımız msn konuşmamızın remix halini hazırladık.Tüm blog marketlerde.Sizinle paylaşmaktan kıvanç duyuyorum.Bu kez 3 bölüm halinde sizlerle olacağız.Bir de yanlış anlaşılmasın Teyyare'nin son yazısınıdaki vahşi cazibe ben değilim:P:p Bütün gerçekler açığa kavuşacak.Merak ettiğiniz herşey burda.

Teyyare'ye yazdığım şiiri beğenecek misiniz bakalım:P

Aslıda herşey benim kişisel iletime "Ricky Martin'de kim be" yazmamla başladı (Yine hayaller.....)

BÖLÜM 1

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

riki martine aşıktım ben bizamanlar

ama ozaman ortaokuldayım böle

kasetini aldım volkmen falan

nostalcik günler

' ukturk:

haha benim çakmam o öyle derler

ricki kaan

yani ha ricky maritn ha ben farketmiyor imzalı fotomu gönderebilirim

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahahahaha

yok kalsın

ozaman tineyçtim

geçti sora

sivilceler gidince rikiye olan aşkım bitti

' ukturk:

bir anlık hevesti diyorsun zaten bana da hep liseliler bayılıyor ayyy çocuğa bakkkk taş taş diye ....şimdi anladım

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahahahaha

sübyancımısın lan

' ukturk:

yok nan onlar bana sulanıyor ama bizim zamanımızda böle değildi şimdikiler daha şanslı elini tutamazdık biz bee

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

zaman kötü kolla dötü

' ukturk:

he yaa liselerin önünden geçmiyorum artık namusumu korumak için

akbaba gibiler

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahahahaha

yazık lan sağa

' ukturk:

valla durum böyle, böyle parmaklıklara falan çıkıyorlar gelene geçene laf atıyorlar utanmada kalmamış

şimdikler anlıyor erkekten tabi

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahaha bizim sınıftakilerde karşıdaki matbaaya no verirdi koca kartonlara yazıp pencereden

' ukturk:

öhhh

hiç romantik değil camı hohlayıp yazması lazım

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahahaha

o mesafeden görükmezki

anca kartonla

' ukturk:

anlamam ben matbacı dürbün alsın o zaman ahah

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

bütçe yetersizliği diyelim

ilerde sen alırsın

bloxo resmi düzelmiş

hadise çıkıo haha

' ukturk:

benim ihtiyacım yok öle şeylere kapıma geliyorlar

iyi tam sana göre

reyting yapar

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

:D

' ukturk:

uff manyak olmuş

kedi falanda var ahaha

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahahah heyaa

elmada çıkmış

' ukturk:

bütün abazalar girer artık bloga

cıbıl cıbıl

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

hiyaa abazana hadiseden hitab ediyi

kedide sevimli tipler için

2de örgü koysaydım

her kesime hitap edebilirdim bence

' ukturk:

evet nasıl ettin de unttun halkın blogu olurdun tam.D

2. BÖLÜM

' ukturk:

hehe pucca adında kek bir msn mi açsak ki

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

hiyaa,

' ukturk:

kontür ver soyuncam diye

haha

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahahaha

bana bak

' ukturk:

iyi tutar valla

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

bizim resimleri göstermion dimi sorana hahah

' ukturk:

yok nan

kendime sakladım ben sizi

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahaha çoğul çoğul bide

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

biliorum kimlerden kötü kötü bahsettiğinizi

yarın istediim yere istediim miktar parayı getirmezseniz açıklicam

zuhaha

polis yok

' ukturk:

hehe bizim korkumuz yok kızım açıkla blöf yapıyorum yersen

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

blof yapıını sölemicen lan

yannış örenmişin zuhah

' ukturk:

yanlışlıkla şey oldu kalbim temiz benim ondan

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

Gülme efekti kakari kukuri:D

' ukturk:

bak bloga yazılan yorum "ben de istiyorum pucca ile msn sohbeti demiş bir kardeşimiz ,,bunu fırsata dönüştürmek lazım

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahahaha para var lan bu işte

gözümdeki dolar işaretlerini ferkettinmi

zuhaha

' ukturk:

ahah bende de var onlardan demek ki pucca üzerine yoğunlaşmak lazım kandırcam saf anadolu blogcularını

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

promusyon olarank yanında senide veririz zuhaha

' ukturk:

hehe ben kullandırmam kendimi

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

1 puccayla sohpet alana bi ukturk msnde soyunmaç bedava

zuahaha

' ukturk:

adam ne yapsın benim soyunmamı yaa seni verelim promosyon olarak

haha

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ben sadece sanat için soyunurum ukturk

sevişirken bile soyunmuyorum o derece

zuhaha

' ukturk:

bana kontürü ver hemen soyunurum sanat olmasına gerek yok

parça kontür de kabul edilir

' ukturk:

ama benim hattımın parasını şirket ödüyor zaten zevk için yapacam ben

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahahaha aşmış adam zevk için soyunuo

parasızlıın gözü körolsun bikere de böle zevkle soyunamadım

' ukturk:

hehe bütün bedenimle türk blogculuğuna adadım kendimi

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

blogger bedenimi alabülüün ama ruhumu asla

' ukturk:

ben 49 yıllığına kiraladım onuda satmadım tapusu bende hala aha

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahah bu irenç esprilerini yayınlama bence ukturk

bütün karizman çökcek

' ukturk:

çökmez beni seviyorsan böyle sev sevdiceğim

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

sevmiyorum ben seni bu durumda b planına geçmek lazım

' ukturk:

nasıl bir plan ona bağlı

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

bilmiorum doğaçlama gideriz die düşündümdü

' ukturk:

hımm olabiler daha naturel olur halk sever böle şeyler bence de

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

trübünlere oynama ukturk

montajda bu güzel esprilerimide kesme

' ukturk:

haha yok kesmem sansüre hayır

böyle yazı tipini bozmadan koyuyorum

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

bnm yazı tipim bile yok

sevgili okuyucu valla böle karaktersiz bi insan diildim ama babamın laptopu olduundan ilk defa burdan giriom ondan yani

bu arada bok gibi paramız var laptoplar falan teheey

zuhahah

' ukturk:

bunları keseyim küfür var bok falan

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ya boku b.k die sansürle

sanki ben hiç bok demedimmi kendi blogumda dedim

bok bok bok bok

sana çok iş çıksın

zuhaha

' ukturk:

tribünlere oynamayın efendim lütfen kongarla barlas gibi oldu nan haha

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

o diilde ukturk kaç yaşındasın sen boka küfür dion yaaa

' ukturk:

kemik yaşım 24

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

zeka yaşın

' ukturk:

o daha fazla çok zekiyim böle tavlıyom kızları aklımla

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahaha kim söledi bunu sana

sende inandın ölemi

bu aşaalamalarımı kesersen çok kızarım bak zuhaha

bilion bloga yazı girebiliorum bende kaydederim tamamını koyarım

zuahahah

BÖLÜM 3

.Dıdıdıdıdıdııdı..............

Vıdıdıdıdııdı...........

..................

' ukturk:

yaşlarıda hep büyük genelde zaten ya da küçük arası yok

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ayy kalsın kalsın

ay zaten böle yapa yapa evde kalcam anam

' ukturk:

kalman,

daha erken evlenip ne yapcan

en sevdiğim balık kalkan

iyi kafiye olduğu bak nan

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahahahaha

şiirmi yazdın bana

' ukturk:

evet çok romantik di mi

yıldızzlara bakarak yazdım ilham geldi

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

zuhahaha söle geri gitsin

' ukturk:

gelip gidiyor çekmiyor iyi zaten cızırtı var ondan iyi olmadı belki de

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ahah

bidakine işallah

' ukturk:

subhaneke amin

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

Gülme efekti var çıkmıyor burada:D

' ukturk:

ben kaçtım iyi geceler sana

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

ii geceler efenim yine bekleriz

' ukturk:

açık büfe gibi oldu

BLaiR WitcH öyle gotiğim öyle gotiğimki göz kalemiylen besleniyorum :

He (yine gülme efekti) Sürekli gülüyor çok komiğim ya ondan galiba:D