12.7.09

mahalle baskısı "sizin orda"

Yazı: mahalle baskısı "sizin orda"

en birinci yazarımız ayşe arman'a geçenlerde bir mail gelmiş. demişler ki, "efendim soyunup da cesurum demek kolaydır, yiyosa örtünün de öyle gezin!"

o da bunu ciddiye almışmış, hemen araştırmacı gazeteci kimliğiyle araştırmış "bir türbanlı ne yapar ne eder, bonesini nasıl takar, iğnesini nereye saplar" diye, arkadaşı demet'i de almış yanına, çıkmış nişantaşı sokaklarına..

hikmetinden sual olunmayan Yüce Rabbim.. bu lüzumsuzları da yaratmışsın ki kendi değerimizi anlayalım diye, değil mi?

her neyse, olaya bakalım şimdi. ayşe arman uzun uğraşlar sonucunda bir güzel örtündükten sonra, tesettürlü insanların aşağılandığı iddia edilen yerlerde fink atmaya başlamış. tanıdığı insanların yanlarına gitmiş, gözgöze gelmiş, hatta muhabbet etmiş çoğuyla ama onu tanıyamamışlar. neden? çünkü çok çirkin olmuş ayşe arman, kafasındaki "bez parçası"yla. ha bir de, türban takılınca gözlerdeki güzellik ortaya çıkıyor denilirmiş ya; o da tamamen kadınlara teselli vermek içinmiş.. katılıyorum, çünkü bütün kapalı kızlar yüzüne bakılmıycak kadar çirkin görünüyor. hıhı, evet.

ayşe arman'ın bu eylemi gerçekleştirme amacı açısından bakarak okuyunca yazısını, şöyle bir sonuç çıkıyor ortaya:

sevgili ayşe arman, nişantaşı, reina, ve diğer "karşı mahalle"lerde türbanla gezerken herşey güllük gülistanlıkmış. hee şey canım, bi kaç kişi "minnacıcık" bi küçümsemeyle bakmış, ama o zaten ufacıcık bişey yani.. hee bi de şey işte, adamın birine de bi kaç soru sorunca adam bunu azarlamış ama, o kadarı da olur yani nolucak... herşey güllük gülistanlıkmış.. hiç rahatsız olmamış ayşe arman..

amaaaaaaaaaaaaaaaa! gel gör ki bu güzel hanımefendi bir de sütun bacaklarını açıp, mini eteğiyle fatih ismailağa caddesinden geçmeye karar vermesin mi?? vermiş.. ow may gad, işte orası çok kötüymüş.. nasıl kötü bakışlar, nasıl aşağılamalar, ne acı şeyler.. bunlara maruz kalmış ayşe abla yaa, inanabiliyo musunuz arkadaşlar:( uff çok üzücü çok kötü olduk yaa.. halbuki türbanlı halde nişantaşında ne güzel karşılanmıştı, niye böyle ki bu insanlar :(

..............

şimdi bakın.. ismailağa caddesinde başına gelenlerle dalga geçmedim. ayşe arman'ın bizzat kendisiyle dalga geçtim az önceki paragrafta. yoksa, kim nasıl giyiniyorsa giyinsin, nereden geçiyorsa geçsin, kimse de ona karışmasın benim şahsi temennim budur.

ayşe arman insanı ismailağa caddesindeki küçümsemeleri, tiksintili bakışları ciddi ciddi anlatmış, içerlemiş buna, ama örtününce başına gelenleri kendisi küçümsemiş.. minnacık şeylermiş onlar.. acaba böyle görmesinin sebebi onun aslında kapalı olmaması mı? kafasına tekbir giyimden gelen bi eşarbı takmakla, macera olsun, demetle eğlenelim deyip dışarda salınmakla türbanlı kadınların ruh halini anlayabileceğini mi düşünmüş? düşünmedi tabi ki, ona macera olsun, gazeteye yazacak reytingi bol malzemeler çıksın, amaç bu. fakat sorun şu ki, bu konular hassas konular ve macera olsun diye kullanılmaması gereken konular.

velhasıl ayşe can, sen türbanı kafana geçirip kikir kikir gülersen, yapılan ayrımcılıklar karşısında kahkahalar atarsan, ismailağa'da da pislik olup çıkarsın. bu böyledir. sen koskoca (!) yazarken empati yapmazsan, onlar hiç yapmaz. hiç vızıldanma sonra.

ayşe arman için bi dipnot: bone kulakların arkasından bağlanır ablacım, kulaklarını boneyle kapatıp sonra "seni duyamıyoruum lalalalalalaaa" deme bidahaki sefere.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Toplam 11 Sesime ve fiziğime güveniyorum:

  1. bi dost güzel konuya değinmişsin:) ayşe arman bence nasıl dikkat çekileceğini iyi bilen biri. her yazısı olay!

  2. dipnotu sen eklemeseydin ben eklicektim bi dost :)
    asıl ayrımcılığı görmek istiyosa bi üniversiteye bi kamusal alana başörtüsüyle girmeye çalışsaymış, o zaman görürdü neyin ne olduğunu. o zaman gerçek "küçümseme"lerin, "tiksintili bakışlar"ın ne olduğunu anlardı.

  3. yakında açık dolaşan insanlar azınlık olucak.
    ayşe arman gibi gazeteciler kafasını açıp dolaşcaklar aaa bakın nasıl oluyor diye.
    maalesef ülkemiz de bu isteniyor.

    Oturduğum semtte eskiden 20 kadından 1'i türbanlı iken şimdi 20 kadından 10'u türbanlı.
    bu değişim çok normal değil mi?
    herkesin giyimine saygı duymak lazım değil mi? bakalım o 20 kadından 1 kişi açık kalınca ona saygı duyulacak mı??

  4. Bu blogta mahalle baskısı var ahha:P.p Bi dost kimlere hizmet ediyorsun sen:P Ayşe Arman2ın yazdıklarını nedn saptırıyorsun aaa biraz daha batılı olsana:P ne kadar örümcek kafalısınız olmaz ki canımm:P

  5. rahat yazar; reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığını benimseyemiyorum ben. ayşe arman bunu yapıyo, mutluysa sorun yok tabi.

    rockunzel; o ayrı, ama zaten kadına küçümseyerek bakılmış, o bunu "evet, gerçekten de türbanlı kadınların yaşadıkları zor şeyler, psikolojik olarak etkileniyor olmalılar" yerine, "amaan o kadarcıktan bişey olmaz bi sorun yoktu ki" şeklinde aktarmış.. sinirlendiğim şey bu.

    irma; evet, bu gidişle öyle olacak, 20 kadından 1'i açık kaldığında onu aşağılayacak diğerleri. çünkü şu an 10/20 kapalı kadın bariz bi şekilde aşağılanıyor bu ülkede. ve korkarım bu gidişle etkiye tepki olarak dediğin şey yapılacak. çözüm yine nişantaşı ahalisinde yani..

    ukturk; ayşe arman'ın saptırılacak hali mi kalmış, ben bişey yapmıyorum bile:)

  6. Bence olayin ana fikrine yogunlasmak lazim biraz da.. Dusun ki basin ortulu bir yere gittin, tamam asagilayici bakislara maruz kalabilirsin ama hic kimse yerinden kalip "bu ne lan kapamissin heryerini?" demez.. Ama giy o mini etegi o mahallede, lafla tacizler baslar, koca karilar tum gun hakkinda dedikodu yapip ayiplar(cik cik cik), allahin polisi bile taciz sikayetinizi "e acmasaydin sende o kadar" yorumuyla sonladirabilir hatta kendi de taciz edebilir(cani ne isterse). Simdi kim daha cok zulum goruyo burda? Kimin hayati -dar- edilip kisitlaniyor? Bana sorarsan tabi isteyen istedigini giysin, taksin. Kimse kimseye karismasin, boyle bir luks verilmesin hic kimseye. Neyi paylasamiyoruz ki, hepimizin ulkesi.. ozgurlukler kisitlanmadigi surece.

  7. Adsız dedi ki...

    Mizz maalesef öyle değil. Başörtülü diye okullardan, hastanelerden, bazı turistik tesislerden bile kovulan yada hor görülenler var senelerdir. En son başörtülü bir arkadaşım sokakta yürürken, amcam yaşında bir adam "İrana git sen" diyerek laf atmış. Bu örnek sadece bir tanesi. Yoksa taciz her zaman kadına oluyor farkındaysanız. Kadının açık yada kapalı olması çok da bir şey farketmiyor. Aslında aşağılanan kadın cinsinin bizzat kendisi. Ve bu duruma destek çıkanlar da yine kadınlar.

    Ebru

  8. Bu tür konularda birden türeyen adsız yorumlarının hastasıyım. Sustum.

  9. mizz oz; ben işi sidik yarışına döndürmek için yazmamıştım bunları halbuki. kiminki daha çok kısıtlanıyor kısmında değildim, ikisi de kısıtlanmasındı istediğim ama, bu konularda maalesef ne yazıldığı önemsenmiyor.. konu ne, türban. o zaman türban hakkında ne düşünüyosak hadi dökelim taşlarımızı, durumu oluyor.. yorumun için teşekkürler.

    ebru; evet, bu duruma kadınların destek çıkması işin en acı yani..

    cesetizleri; dediğin doğru ama ebru o adsızlardan biri değil:)

  10. Farkindayim "sidik yaristirma" olayinda olmadiginin ama sen tarafli yazmissin bu yaziyi, muhalefet her zaman vardir boyle bir durumda. Ben de dusundugumu, yasadiklarimi soyledim sadece. Saygi duyuyorum tabi.

  11. mizz oz; taraflı yazmadım emin olabilirsin, taraflı ve saçma yazan bi insanı eleştirdim sadece.. yoksa, ismailağa caddesindeki tavrın da asla doğru olmadığını söylüyorum ben, söyledim.. ama bu tartışmalarda genelde karşı taraf istediğin gibi anlaşılır tabi. ben de saygı duyuyorum.


Leave a Reply