22.3.14

Twitter | dns olmadan vpn ile giriş yolları


Merhaba sevgili seray severler. Biliyorsunuz 20 Mart 2014 günü twitter engellendi ülkemizde fakat dns ile yine çatır çatır girilmeye devam ediliyordu. Fakat bugün itibariyle dns ile girmek de mümkün olmamaya başladı. Şimdi burada twitter'a dns dışında nasıl giriş yaparız onun yollarını söyleyeceğim sizlere. Evet bunların hepsi vpn isimini verdiğimiz çözümler olacak. Yıllardır internete vpn üzeri bağlanan bir kaçak olarak siz blog severlere önerilerim :)


Bu arada yasak uzun süre devam ederse en çok bloglara yarayacak gibi. Bir şeyler yazmak isteği güdenler bloglarına geri dönecek paşa paşa haha :)

-----Ücretsiz Çözümler:

Tunnelbear: Ben şahsen telefonumda bu uygulamayı kullanıyorum twitter için. Gayet hızlı ve güvenilir bir site. İstediğiniz ülkeden (5 farklı seçenek) bağlanabiliyorsunuz. Normal şartlarda 500 MB tutarında bir ücretsiz servisi var ama şu an için Türkiye kullanıcılara yönelik herhangi bir sınırlama koymamaktadır. İlk deneyeceğiniz bu olsun, kesinlikşle memnun kalacağınızı düşünüyorum. İndirmek için aşağıdaki linklere tıklayınız :)

----> Android ve Iphone...

Zenmate: Bir chrome eklentisi. Bilgisayardan girmek için başka bir şey tercih etmeyin bence. Çok başarılı. Sadece yapmanız gereken chrome'a eklenti olarak eklemek ve açılan sayfada mail adresinizi girip get secured demek. Bu kadar kolay. Twitter kaldığı yerden devam demektir bu eklenti, sorunsuz ve güvenilir.

----> Chrome

Stealthy: Bilgisayardan da girmek istiyorum diyenler için yukarıdaki tunnelbear uygulaması kullanılabilir yine bir de bir Chrome eklentisi olan Shealhty kullanılabilir. Ben olsan tunnelbear tercih ederim ama bu da fena değil yine, denebilir. Deneyin, firefıox'da da mevcut ayrıca. İndirmek için;

----> Chrome ve Firefox

--- Ücretli Çözüm

En kesin çözümlerdir. Ben de kullanıyorum uzun zamandır. İnternette yaptığınız ,işlemler sonucunda bir iz bırakmak istemeyenler içib birebirdir. Hızlıdır. Kendi seçtiğim bir vpn servisinin buraya yazayım. Biraz araştırırsanız daha farklı sitelerde bulabilirsiniz, seçenek çok bu alanda. Sadece twitter için ama bence gerekli değil. Yukardaki ücretsiz olanlar işinizi görecektir rahatlıkla.

Hide My Ass: Görüp görebileceğiniz en başarılı ve hızlı vpn servisidir. Bir sürü başka ülkelerde konuşlanmış serverları vardır. Yasaklı sitelere giriş için uzun süreli bir çözüm isteyenler için birebirdir bence. Ücret kısmına gelince şöyle efenim şuradan inceleyebilirsiniz. Biraz pahalı bir servis mesela aylık isterseniz 11 dolar gibi bir ücreti var. Sadece twitter için gerekli değil bence ama paşa gönlünüz bilir :)
----
Bir uyarı bu eklentileri kullanıyorsanız yasaklı sitelere girerken kullanın. Özellikle bakacılık işlemlerinizi yerine getirirken disable konuma getirmeyi unutmayın. Sevgiler :)

NOT: Sanırım burayı kapamayı unutmuşlar. Buradan girebilirsiniz  bilgisayardan girmek için herhangi bir şey gerektirmeden. Kapanırsa diğerlerni deneyin. Mobile Twitter --https://mobile.twitter.com/


xoxo ukturko

5.2.14

30 yaş ve 'biraz üstü' kadın gerçeği!


Merhaba sevgili seray severler. Mart ayının ondokuzu olduğunda resmen 30 yaşına girecek biri olarak fazlasıyla heyecanlıyım. "Sen de heyecanlanacak yer arıyorsun kuzum yaa" diyebilirsiniz ama kolay değil 20'li yaşlardan 30'lara geçiş yapacağım sonuçta aaa :) Psikolojik bir sınır bu, elbette pek değişen bir şey olmayacak kısa vadede ama gönülde ferman dinlemiyor sonuçta öhömm. Bu psikoloji ile epeydir sağda solda muhabbetini yaptığımız 30 yaş ve üstü kadınlar hakkında fetva vermek istiyorum. Kadınların hepsi çiçektir elbet 20'si 30'u yoktur :) ama aklı karışık olanlar için bir höykürelim bence... yoksa içimde kalacak, kalmasın.

Hani hep derler yaa erkekler çocuk gibi ne zaman 30-35 olurlar o zaman olgunlaşmaya başlar diye bence bu kadınlar için de geçerli bir durum. Tam olarak karşılaştırma yapılamasa da kadınların da 30'undan sonra farklı bir boyut kazandığını söyleyebiliriz. Artık bunu hormonal sebeplerle mi yoksa çok farklı sebeplerle mi açıklarız bilmiyorum ama var böyle bir şey. Tabii bu, 20-23 yaşındaki bir kadına "aayyy sen de kadın mısın" demek değildir. Onların da gençliklerinin verdiği güzellik elbet yok değil, küstürmeyelim şimdi.  :)


Peki nedir 30 yaş ve biraz üstü kadınları diğerlerine göre farklı kılan sebepler hm?

Mesela bu kadınları değerli kılan en önemli özellik zırt pırt sizden mesaj beklemez, beş dakikada bir aramaz, mesaj atmaz. Bu demek değildir ki, sizi sallamaz, sizi merak etmez. Çalışıyordur veya senin de işin olabileceğini düşünebiliyordur o yüzden böyle gereksiz şeylerle uğraşmaz. Tadında yapar bunu da yapacaksa. Ama mesela 20'li yaşlarında öyle kızlarımız var ki hele bir attığı tonlarca mesajın sadece birine cevap verme hemen "ayyy sen beni sevmiyorsun kaaan" moduna girer.

Sonraaa efendime söyleyeyim, ne istediğini , ne beklediğini biliyordur. Bir gün öyle bir böyle değil. Bazıları var ki böyle sabah başka ruh halinde, akşam başka ruh halinde. Doğal olarak erkek kişisi de ne bu lan bir karar ver artık diye isyan bayrağını açabiliyor. Halbuki 30 yaşına gelmiş bir kadın böyle mi, vallahi öyle değil. Sabah "kaancım ne kadar da mutluyuz değil mi" akşam olunca "bir yerlerde hata yapıyoruz sanırım" En büyük hata sensin diyemiyorsun tabii :)

Bir de şey var. 30 yaşına gelmiş bir kadının kendine olan güveni tam olduğu için (genelde) saçma sapan kıskançlıklar yapmaz. Mesela her kızı potansiyel bir tehlike olarak görmez, "ayyy yelloza bak nasıl da baktı" demez, dememeli zaten. Kavga bile çıkartanlarını varmış! Bir de kız sana bakar ama azarı sen yersin, ne yapalım lan gözünü mü bağlayalım kızın :) O yüzden 30 yaş kadını bu konuda sizi rahat hissettirir. Tabii kadın kendine güveniyor diye siz de işin çakallığına kaçıp "oooo fıstığa bak" diye dolanmamalısınız. O zaman 30 yaşın çiftesi nasıl olur görebilirsiniz. Sert olabileceğini söyleyebilirim :)

Trip sayısı çok azdır, kapris falan bilmez. 20li yaşlarında kızlarımızın bir çoğu sanki yaradılıştan gelmiş bir özellik gibi saatte bir trip atmadan yaşayamıyorlar. Siz de doğal olarak başlarım arkadaş tribine diye kaçıp uzaklaşıyorsunuz. Sürekli bir şeyler geveleyen, hiç bir şeyden memnun olmayan bir tiple nasıl zaman geçsin ama değil mi? Çocuk mu avutacağız, kreş mi yazıyor alnımızda hoho :)

Daha da yazabilirim ama uzatmayalım. Bu bir genelleme değildir tabii, her 30'lu yaşlarındaki kadın süper olmadığı gibi her 20'li yaşlarında kadın da kötü değildir. Ama çoğunluğu esas alırsak böyle bir durum maalesef mevcut :) 30'lu yaşlarındaki kadınların tek dezavantajı eğer bekarlarsa (ki ilgi alanımız onlar) "evde kaldım yaaa" moduna girenleridir, onlardan uzak durmak gerek aman aman. 30'lu görünümünde 20'lik onlar. Hepsinden beter, ayyy ayyy :)

Sonuç olarak, 30'lu yaşlarına gelmiş kendine bakan bir kadın her zaman bir adım öndedir ama 40 olunca ne olur bilemem oralar uzmanlık alanımın dışında, aranızda varsa 40'lık bir ablamız ondan bilgi alabiliriz :) Olgun erkek iyi olduğu gibi olgun kadın da iyidir. Seviyoruz.

ukturko. (hem 20 hem 30 sever)

22.1.14

Vine videoları | foseptik çukuru gibi mizah!


Merhaba sevgili seray severler. Bugün atarlı günümdeyim, bazı kesimlere atar yapıp gideceğim. Eminim yine sessiz çoğunluğun sesi olacağım bu yazıyla. Çünkü bu konu hakkında yazmasam içimde kalır, böyle şişer şişer kocaman olur. O yüzden bir kaç satır da olsa karalamam lazım, "yeter ulan, bu nedir aga?, nerede yaşıyorsunuz siz, ananız babanız yok mu sizin ulan" diye dolanacağım yoksa. Konumuz vine videoları ve onları çeken ergenler ve yaşı büyük beyni küçük olanlar. (daha da ağır konuşurdum da abdestim bozulmasın) hoho!


Evet, son dönemlerde oldukça popüler olan bir sosyal medya uygulaması Vine'dan bahsedeceğim. Aslında baktığımızda gayet mantıklı bir oluşum, kısa kısa 6-7 saniyelik videolar çekebiliyorsun ve bunu arkadaşlarınla paylaşabiliyorsun, twitter'ın videolusu gibi bir şey. Ama gel gör ki, özellikle ülkemizde öyle bir akım başlamış ki; bu vine denen uygulama çok farklı bir boyut kazanmış. O boyutu kazanmaz olaydı, boyu devrilesice diyenleri duyar gibiyim. Teneşirlere gelesinizzz diye de ben ekleyeyim öhöömm.

Arkadaşların video çekip paylaşmasına, hatta kendi aralarında saçma sapan eğlenmelerine sözüm yok. Ergen işte ne bekliyorsun ki sonuçta. Ama olayın boyutu çok farklı, geçen aylarda baktım bir çok kişi "ayyyy bu çocuk çok komik" veya "bunun videolarına hastayım, çok yetenekli" gibi şeyler deyince, merak ettim bir kaç video izledim ve yorumum: "Bunun neresi komik arkadaş, ne içiyorsunuz siz" oldu. Bir kaç tane daha izledim, yok ıhhh, zerre komik değil ama ("gel gör beni aşk neyledi") bir kitle var (beyin nakli yaptırdıklarını düşünüyorum) bu videolara ahahahha hihihihi tarzı tepkileri verebiliyor. Ya mizah denen şey artık piyasadan kalktı ya da bunlar bildiğin salak. Başka bir seçenek yok, kusura bakmayın canlarım.

İzlediğim kadarıyla da bir vine videosu için gereken malzemeler ise şunlar, yaz kızım; (Büyük hizmet)
- Bir adet saçını şekil verdiğini sanan apaçi veya kezban. Arzuya göre bir kaç apaçi/kezban aynı video içerisinde de kullanılabilir. Yine isteyenler damak tadına göre biraz kaşar serpiştirebilir videoya. Paşa gönlünüz bilir.
- Bir kaç adet küfür, özellikle sonunda olursa tadından yenmez. Bir amouğagoyummm tarzı ne oldu anlaşılmayan bir küfür ile mizahın doruklarını yaşayabilirsiniz. 
- Bir telefon (olmazsa olmaz)
- IQ seviyesinin normalin altında olması videoların başarı oranını artıracaktır. "Ayyy ben çok zekiyim ki" diyenler, video çekebilir, beyninize sağlık.
- Bir adet dağınık oda
- Biraz küfür (haha pardon söylemiştim)
- Ağız işsizlik ve dehşet verici bir "ruhsal" ergenlik
Gördüğünüz gibi bir çok içerik bunlardan ibaret. Küfrü komiklik sanan, mizah sananlara kafam girsin (oldu mu komik, söylesenize) bence olmadı. Bir de bunların fenomenleri falan çıkmış, hiç birini bilmiyorum ama eminim bir çoğu yukarıda saydığım özelliklere uyuyordur. Bakınız burada en iyi vine videoları diye bir video var, izledim abi bu kadar mı basit mizah ulan, zeka seviyesi ilkokul terk resmen.

Açıkçası o kadar yazdım ama bu videoları nasıl komik bulabiliyorsunuz anlamam pek güç, vallahi güç. Recep İvedik'in milyonları sinemaya topladığı, Akp'nin yüzde elli oy aldığı bir ülkede beklentileri çok yukarı çekmemek lazım aslında. Büyüğü nasılsa ergeni, genci de öyle oluyor, aha işte ancak bu kadar oluyor. Son olarak foseptik tipi mizahınızda boğulun vine severler, (bunu da anlamamışlardır ayyy canlarım).

Doyamadım yazmaya, efenimm vallahi bu ülkede bu kadar çok zavallı olduğunu bilmiyordum (doğru düzgün kullanan arkadaşları tenzih ederim) hiç mi güleceğiniz bir şey yok bunlardan başka, hııı canım hııı :)

ukturko. (youtube misyoneri)

18.1.14

Çocukluktan beri hayranı olduğum "fantastik kokular"


Merhaba sevgili seray severler. Çooook uzun zamandır taaa develer tellal sinekler davulken (evet biliyorum doğrusu bu değil) yazmışım buralara. Kendimden utandım ve tekrar yazmaya karar verdim. İnsan yaşlanınca böyle oluyor işte, neyse ki ruhum genç. Ruhumun genç olduğunu da geçen gün bir kızımıza “bizden geçti Handan’cım” dedim, o da “ayyy olur mu kaancım senin ruhun genç hahaha” dedi, oradan biliyorum :) Neyse gevezelik yapasım var ama yine karanlıkları aydınlığa çıkaracak bir konudan bahsetmem gerek, fazla uzatmayalım. Malum uzun zamandır benim yazılarımın zehrinden uzaksınız, çarpmasın yavaş bir geçiş olsun.



Konumuz kokular ama benim sevdiğim kokular. “Ayyy şunun parfümü çok güzel” kokuları değil ama bildiğin doğal kokular, zaten aşırı parfüme karşı olan biriyim. Sentetik her şeye karşıyım, öhöömm. Yine maddeler halinde ifade edeceğim, afiyet olsun canımm.

- Arı Maya’lı silgi kokusu 

Ergenler bilmez, benim gibi yaşlılar daha iyi bilir. Eskiden biz ilkokuldayken böyle bir silgi vardı. Silgi kalitesi yerlerdeydi resmen, sildin mi kapkara yapardı defteri lanet şey ama o kokusu yok mu o kokusu. Sırf kokusu için alınırdı. Bence madde bağımlılığının ilk adımıydı bu silgi, bildiğin bağımlılık yapıyordu. Bunu yiyenlerde vardı sırf kokusu yüzünden, ben de denemiştim ama tadı kokusu gibi değildi, öehh :) Şimdi yine olsa da gidip alsam koklasam falan. Özledim silginin kokusunu özledim :(

- Kibrit yanınca ortaya çıkan koku 

“Ayy kaan sen de ne pis adammışsın böyle koku mu olur” diyenler bir açıdan haklısınız ama güzel değil mi bir söyleyin. Mis gibi kokar o, ohh ne de güzel koktu şerefsiz demiyor musunuz haha. Ben diyorum, böyle kibriti yakarsın sonra işin biter sallarsın sönsün diye ve ortaya çıkan o koku, aman allah yok böyle bir şey. Bir anlık duyarsın zaten o kokuyu hemen geçip gider ama tarif edilemez bir mutluluk yaşatır insana, biliyorum bu kokuyu seven bir çok kişi var, çıkın ortaya. Toplaşsak iktidar oluruz, şimdi tayyip düşünsün! Hoho!

- Bebek eli kokusu 

Bebek kelimesi bile çok narin bir kelime. Eli nasıl olmasın, o küçük eller, benim bir bebek de en sevdiğim yerlerdir. Minicik minicik bir de böyle sıkarlar ellerini nedense, ben yüzümü ellerine doğru uzatırım, yok böyle bir mutluluk, her dokunuşu ayrı bir güzel, bir de ne güzel kokarlar öyle, narin narin. Böyle şap şap vurur bazıları, allahım. Bebeğim olsun istiyorum, o minik ellerinin kokusuyla uyumak istiyorum ulaayynn :(

 - Kurumuş nane kokusu 

Bu ot türü şeyler genelde güzel kokar, bunda hemfikirdir genelde herkes ama bu nane denen varlığı kurutup bir kavanoza koyup sonra bir süre sonra açıp kullanmak istediğinizde yaydığı o koku var ya hiçbir parfümde yok, resmen ferahlatıyor insanı. Ohh ulan ohh diyorsun resmen. Bir de iştah falan açıyor bu meret sanırım, hayat gibi. Evde var bundan, arada mutfağa gidip kavanozun kapağını açıp kokluyorum, nane kokusu keşi oldum resmen haha. Tavsiye ederim gençler, deneyin :)

- Benzin kokusu, sinek ilacı vb. 

Bunu da çok seviyorum ben. Sanırım tinerci olacakmışım da direkten dönmüşüm. Küçükken babamla benzin almaya gittiğimizde içimi bir neşe kaplıyordu, oleyy benzin diye, bildiğin fazla koklayınca kafa yapıyor haha. Bir de şey var yine yeni nesil bilmez bu sinek ilacı sıkan arabalar vardı, arkasında tonla duman çıkararak mahalle mahalle gezerlerdi, biz de deli danalar gibi arkasında koşardık haha. Onun kokusu da bir efsaneydi arkadaş, hala ararım gelmedi daha sonra öyle bir koku. Şimdi onun dumansız ve kokusuz olanın sıkıyorlar, biz çok ballıymışız.
**
Bunlar yanında daha çok koku var elbet. Mesela fırından yeni çıkmış ekmek kokusu da mest eder beni. Yaa kahve kokusu, nescafelerden bahsetmiyorum, türk kahvesi çekirdeği kokusu içmeden uyandırır insanı, öyle sert ama güzel bir kokudur. Aşk gibidir, yakar geçer resmen. Romantik bir insanım biliyorsunuz (haha yalan) yağmur yağar ya hani toprağa sonra mis gibi toprak kokar ya, işte o zaman “beni köyümün yağmurlarında yıkasınlara” bağlıyorsun, pek iyidir ama fazlası zarar, aman dikkat!

O değil de ne pis insanmışım gerçekten, sevdiğim kokulara bak, yarısı uyuşturucu nitelikte resmen, hep kafa güzel gezmişim küçükken haha, şimdi böyle olmam çok normal o zaman. Babam hep çocukluğuna inmek lazım ama karanlık çıkamayız derken haklı sanırım. Uzun zaman sonra bir yazımızın sonuna daha geldik, umarım hala beni seviyorsunuzdur özümde iyi bir insanım. Hoho : )

Xoxo ukturko

28.9.13

Ukturk Hoca vs Kıvanç Tatlıtuğ | hoho


Merhaba sevgili seray severler. Ben yazmaya geldim yine uzak diyarlardan. Evden uzak olunca daha çok yazma isteği oluşuyor nedense bünyemde. Yine o günlerden biri daha. Zaten ukturk hocam yazı yazsana yazı yazsana diye sokakları dolduran milyonlar varken onların bu feryadını gözardı edemezdim. Duvarlara "ukturk hoca<3" diye yazar olmuşlar, yapmayalım böyle şeyler lütfen lütfen.. Bugün daha önce bir çok kez olduğu gibi kendimden bahsedeceğim ve Kıvanç Tatlıtuğ sevginiz yok olup gidecek eminim!!


Bu yazıyı belki bir sarışın bir öğretmen falan okur da "ayyyy ne tatlı çocuk" falan der. Fonda da slow şarkı açtım duygusala bağlayayım diye ama yine gevezelikten başka bir şey yazmadığımı farkettim bu kadar satırda, tamamen hayal kırıklığı. Ben de isterim uzaklara bakarak şiir okumak, "ey sevgili bilir misin" diye söze başlamak. Ama yok, yapamıyorum. Hep bu kez başaracağım diye yazıya başlıyorum, sonra ne oluyorsa yazı rayından çıkıyor. Küresel güçler teleknezi ile beni etkiliyor sanırım :( Poz yapamıyorum malesef. İyi mi kötü mi bilmiyorum..

Poz yapamadığım gibi pek yalan da söylemiyorum sanırım. Söylerim aslında herkes gibi ama pembe yalanlar beyaz yalanlar bunlar. Zararsız. Kendim diye söylemiyorum iyi bir insanım. Tabii herkes kendine göre çok iyi insan, pamuk falan, hepsi nişantaşı çocuğu. Ben zaten bostancı çocuğuyum hoho! Ayrıca 100 kişiye sordurdum sence ben nasıl bir insanım diye. Baktılar batılar, baktılar tekrar baktılar.. profil fena değilmiş deyip sonra burcun ne senin diye sordular, gözlerin lens mi diyenler oldu ama hepsinin birleştiği nokta "tanımıyorum ama bence iyi bir insansın bu surat nasıl kötü olabilir" oldu. Katılıyorum, hem  Muazzez Abacı dinleyen bir insan nasıl kötü olabilir, nasıl?

Yaşlandıkça (29) daha da duygusal bir insan oldum çıktım. Saçma sapan yerlerde duygusala bağlıyorum sonra kendime kızıyorum ama yok yine bir an geliyor yine aynı şeyler. Hep bu gdolu gıdalar yüzünden, dengemi şaştı :) Mesela eskiden alışveriş denen olaydan zerre haz alamayn biriydim ama ne olduysa daha önceden plansız girdiğim bir mağazadan kafama göre ne ihtiyacım varsa hepsini oradan alır çıkarken şimdi aaaa buna da bakalım belki burada daha güzeli vardır moduna girdim. Lanet, gidip rakı içeceğim, ondan hep. Bırakınca aslan, kediye bağladı. Nerede o eski kaan dedirten durumlar bunlar :/

Yalnızlık, bağışıklık yaptı bir de bana. Hiç rahatsız olmuyorum durumdan garip bir şekilde. Sürekli çalışıyorum, oraya buraya gidiyorum aklıma bile gelmiyor yalnız olduğum. Sanırım kalabalıklar içinde yalnızlık bu. Büyük fotoğraf karesindeki küçük siyah beyaz kare oldum çıktım. Siyah beyaz olunca da dikkat de çekmiyorum artık, bazen farkeden oluyor, gülümsüyorum.. "ayy pardon birine benzetmişim" sözleri yankılanıyor kulaklarımda. Yankı da yapıyor bir de, bitmiyor acısı, kederi.

Hm unutmadan "Kimse yok mu derneğine" başvuru yaptım. Çok yalnızım bana yardım edin diye, geçen gün aradılar kaan bey hikayenizi okuduk, ekip olarak çok üzüldük, gözyaşlarımız sel oldu, yanınızdayız diye cevap geldi. Tek umudum onlar şu an :(

Bir de ara sıra özellikle bazı durumlarda kavganın bir çözüm olduğunu düşünmüyor da değilim. Ama yanlış anlaşılmasın sevdiklerime yönelik değil, sokağa karşı, çakala karşı. Ama zaman geçtikçe daha da uysallaştım, medeni mi oldum bilmem. Yılların bir Ayısı bir Armutu olarak zor oluyor tabii medeniyete ayak uydurmak! Ama caydırıcı kuvvetimle korku salarım haha. Böyle desem de çok dayak yediğimi de saklamayacağım. Kırık çok ama iyileşiyor. Kalp yaralarını ne yapacağız hem de kavgasız oluşan yaralar :( İyileştirecek hayırseverler neredeler! Nerede bu devlet, nerede bu guzeller, nerede derdime derman, gönlüme ferman olan sen! Yine serzenişimi yaptığım çok rahatım ohhh :)

Bitti, o kadar yazdım. Eminim Kıvanç da kimmiş diyorsunuz şu an hepiniz. Doğrunun adresi ukturk hoca. Cenneten bir sokak önce, ukturk hoca. Her zaman sizinle :)

xoxo ukturko


28.8.13

1983-1988 arası doğan kızların küçükken Kayahan'a aşık olması!

Yazan: Ukturk | 28.8.13 | Kategori: , , , | 9 Sesime ve fiziğime güveniyorum

Merhaba sevgili seray severler. Seray Sever'i herkes unuttu bir ben unutmadım, öhömmm. Yine bir Ankara akşamından yazıyorum bu satırları sizlere. Ankara'da bloga yazı yazmak bir ritüel oldu benim için, her geldiğimde kesin yazıyorum, sanırım yapacak bir şey bulamayıp bloga sarıyorum. Bugün çok değişik bir konuyu ele alacağım bu sıcak Ankara akşamında. Değişik çünkü çok ilginç, başlıkta da görebileceğiniz gibi "küçükken Kayahan'a aşık olan kızlar" var. Bunun sosyolojik analizini yapacağım izninizle, sosyolojik analiz evet!


Şimdiki ergenler bilmez, zamanında Kayahan diye bir amcamız vardı, kıvırcık saçlı, gitarlı falan. Aşk şarkıları yazardı bu amcamız, epey de popülerdi hani bir ara. Emrin olur, bir yemin ettim ki dönemem, bir aşk hikayesi falan böyle uzayıp giden bir çok şarkı. Ben açıkçası kendisinden pek hoşlanmazdım (o aralar Ferdi dinliyordum da). Seveni olduğu kadar sevmeyini de çoktu çeşitli sebeplerden ama bir çok kızın küçükken Kayahan'a aşık olduğunu duymam beni şok etti! Şok şok şok :(

Bu kanıya nasıl vardım, sallamıyorum tabii. Çok farklı zamanlarda10 kişiyle normal normal konuşurken "ben küçükken Emel Sayın'a aşıktım" sözüme karşılık bu 10 kızın 6'sının "ben de Kayahan'a aşıktım yaa" diye söylemesi, beni bu yazıyı yazmaya itti. İlk duyduğumda şaka yapıyorlar sandım, yok gerçekmiş. Düşündüm kendimi onların yerine koydum ,ıhh olmuyor ne yapsam ne etsem kayahan sempatik gelmiyor bana, kıvırcık saçlarından desem veya tombik yanakları mı desem içinden çıkamadım. Romantik şarkılardan mı diye düşündüm sonra ee herkes söylüyor niye Kayahan ulan diye kahırlara sürüklendim. Açıkçası mantıklı bir sebep bulamadım :(

Ama 1983-1988 arası doğan kızların ne garip tercihler yapabildiğinin de bir göstergesi veya kimlere aşık olabildiklerinin. Bu nesil bence çok fantastik bir nesil, ne yapsalar şaşırmam. Hani bazen görüyorsunuz "o adam o kızı nasıl tavlamış abi" diye söylenip ben nerede yanlış yaptım acaba diye düşünceleri sevk oluyorsunuz ya, yapmayın öyle şeyler. O kız, kesin bu Kayahan'a aşık olan nesildendir. Sorsanız o kıza küçükken kime aşıktın diye kesin Kayahan der, kayahan demezse Adnan Şenses der. haha.

Bu neslin kızları her ne kadar Kayahan'a da aşık olsalar küçükken, değişik tercihleri de olsa, güzel bir nesildir, severim. Sonuçta ben de küçükken Emel Sayın'a aşıktım, o da değişik bence. Ben de bu neslin erkeğiyim sonuçta. İleride bu nesilden biri kızla evleneceğim sonuçta, fazla eleştirmek istemiyorum :)

Ama Kayahan yaaa Kayahan diyoruzzz, aşk diyoruzzz, hayattan soğudum :((

Bu yazıyı okuyup da küçükken Kayahan'a aşık olan varsa lütfen açıklasın. Hm yazıyı bitirmeden bir sebep buldum neden aşık olduklarına dair. Galiba Kayahan'a aşk şarkılarını kendilerine okuyor sandılar, "ayyy ne tatlı adam kalp kalp" yaptılar, bu daha mantıklı bu şaşkınlar için :)

O kadar Kayahan dedik. Bu şarkı da bana gelsin :( sarı saçlım hasretimsin sen :(

xoxo ukturko

20.7.13

Her yaz Aşk-ı Memnu tekrarı izleyen kız


Sıcak bir temmuz gününden daha merhaba sevgili seray severler. Her zaman olduğu gibi yine toplumu yakından ilgilendiren bir konu başlığı ile sizlerle birlikteyim. Konumuz Aşk-ı Memnu ama ne Bihter ne de Behlül, Adnan bey ise hiç değil! Konu, yaz aylarında sürekli bir şekilde tekrarı yayınlanan Aşk-ı Memnu izleyen kızlar! Şimdi hemen buradan onları eleştireceğim, "ayyy aşk-ı memnu mu kaldı" diyeceğim çıkmasın lütfen, ben sizin yanınızdayım, daha önce nasıl mühendis kızlara yapılan haksızlığa karşı göğsümü siper ettiysem sizin içinde aynısını yapacağımdan, şüpheniz olmasın, öhöömm!


Evet her sene olduğu gibi temmuz ayı ile birlikte güzide kanalımız Kanal D, Aşk-ı Memnu tekrarını vermeye başladı ve bir çok kız "Aşk-ı Memnu oleeey" nidaları eşliğinde öğleden sonralarını Bihter, Behlül ve boynuzlu Adnan üçgeni içinde geçirmeye başladı. Hiç diziyi takip etmesem de gerek twitter'dan gerekse arkadaşlarım sayesinde Aşk-ı Memnu'nun tekrarı olduğunu duymamak mümkün değil. Çünkü büyük bir kitle var bu tekrarları izleyen. İlk başlarda anlam veremiyorsun nedir bu diziye olan aşk, doktorlar dizisinden ne farkı var. Ha Kutsi, ha Behlül ne farkeder diyorsun., haha demiyorsun :) Ama böyle bir güç var. Birleşseler parti kursalar iktidar olurlar, alayına akarlar :)

Bir armut olarak Aşk-ı Memnu'ya olan sevgiyi hala anlama kudretine erişemesem de bu dizi tekrarını sevinç çığlıkları eşliğinde, sanki daha ilk defa izliyormuş gibi takip eden kızlara da çok büyük bir saygım var. Bu saygı kalabalık olduklarından korktuğumdan değil :) samimiyetlerine saygı duyuyorum. Ben Türk dizisi izlemem, belgesel izlerim geyiğini herkes bilir, bu sevgi dolu içi bihter bihter diye atan kızlarımız hiç bir kompleks olmadan Aşk-ı Memnu diyebiliyorlar. Ama sanırım anladığım kadarıyla dizi bu sene 17.bölümden başlamış, direkt olaya akmış, bu konuda bir isyan var. Lütfen yetkililer gözardı etmesin. Daha çok bihter görmek istiyoruz!

Hmm bir de, bu diziyi izleyen kızların genel kitlesine şöyle bir baktığımda hep güzel kızlar. Şöyle bir baktım, aa bu da güzel, aa bu da diye geziyorsun. Benden artık geçti de! hani güzel kız yok abi nerede o eski güzeller diyen gençler Aşk-ı Memnu tekrarları izleyen kızlara yönelsin :) Bu diziyi bu samimiyetle izleyen kızdan da zarar gelmez, kötlük yoktur onun içinde, ben öyle düşünüyorum. Tatlı tatlı oturmuş izliyor, daha ne istiyorsunuz!

Ayrıca sanırım biz erkeklerin anlaması çok güç. Tekrarı olan bir dizi üzerinden yeniden kritik yapma kadınlara özgü bir şey. Mesela çok görüyorum, "aaa Bihter'in elbisesi ne kadar güzel, Elif'in eteğinin aynısı kaynımda var ayynııı evveet" eşliğinde izliyorlar. Hehe.

"Beni beni bihterini" der giderim :)

xoxo ukturko